19 Kasım 2014 Çarşamba

Peri, Artık Mutlu Mikrop'ta






Bir süre önce keşfettiğim ve ürünlerine bayıldığım Mutlu Mikrop ailesine yazar olarak ben de katılmış bulunuyorum. Yazılarımı her ay Yazarlar bölümündeki Peri başlığı altında bulabilirsiniz.

İlk yazımı okumak için tık!!!

Mutlu Mikrop ana sayfasına gitmek için tık!!!

Birbirinden ilginç ve tarz ürünlerin bulunduğu Mutlu Mikrop Shop'u incelemek için tık!!!





 

17 Kasım 2014 Pazartesi

Baloncuklu Çay { Boba/Bubble Tea }




Los Angeles'tayken edindiğim en kötü alışkanlık diyebilirsiniz kendisine.

Bu çayın çıkış yeri Tayvan yani ta uzağında uzağı Uzak Doğu... Tayvan'da bizim kahve evleri gibi açılan her türlü içeceğin yapıldığı, her köşe başında bulabileceğiniz boba çay evleri var. Daha sonra birbirlerinden ne görürlerse onu yapan ve moda haline getiren diğer Uzak Doğu ülkeleri. Japonya. Çin ve Güney Kore'de de bu akım moda haline gelmiş. Tabi büyük bir Uzak Doğulu göçmen kitlesine sahip Amerika da kısa zamanda payına düşeni almış. Özellikle Çin. Kore ce Japon mahallelerinde sırf boba satan dükkan mevcut hale gelmiş.

Boba aslında çayın ismi ya da içme şekli değil. Yukarıda görmüş olduğunuz bardakların içindeki minik minik yuvarlak parçalar var ya, ona boba deniyor işte. Ben başta acaba çok kalorili midir diye biraz mesafeli yaklaşıyordum ki bu meretin aslında çok düşük kalorili olduğunu ve insanı tok tuttuğunu öğrendiğimden beri bağımlısı haline geldim.






Çayda kullanılan bu baloncuklar, Manyok bitkisinden elde edilen nişastadan üretilen tapioka incileri... Bu tapioka incileri, yumuşak şeker kıvamında ve çiğneyerek yeniyor.

Boba tarzı içeceklerin servis şekilleri de diğer içeceklerden farklı... Bir kere pipetleri, bobayı rahatça içmeniz açısından normal pipetlerden oldukça kalın. Bardaklarında ağzı kapalı olarak tutuluyor ki istediğiniz kadar pipetinizle karıştırın.

Ben bu mereti ilk Güney Koreli bir sınıf arkadaşım sayesinde tanımıştım. Bana tapioka sever misin diye sormuştu. Ben ne bileyim tapiokayı. bobayı falan. Denemekten zarar gelmez diyerek almıştım.  Çilekli muzlu smootie'nin içine boba atmışlar. Çok beğenmiştim ama ilk sefer olduğu için biraz garipsemedim de değil. Aklınıza gelebilecek her türlü meyvenin karışımını hazırlıyorlar. Ananaslı, kivili, muzlu, çilekli, çikolatalı, daha niceleri... Bir boba cafenin menüsünün çeşitliliği aşağı yukarı şu şekilde...






LA'deki evime yürüme mesafesinde, sadece boba yapan bir cafede olunca haliyle birçok çeşidini deneme fırsatım oldu. Neredeyse her gün içme fırsatım oluyordu. Slush, smootie, normal çaylar, sıcak içecekler ve kahveler... Slush ve smootielerin içinde bol miktarda buz olduğu için yaz dışında pek tercih etmiyordum. Smootie biraz Starbucks'ta içtiğimiz frappuchinolar gibi... Hangi çeşit seçerseniz seçin, bardağın yarısına buz koyup onu makinede kırmalarından oluşuyor. Slush da nitekim öyle... Tek farkları smootie'nin içine krema ya da süt eklenmesi. Slush daha hafif anlayacağınız.

Benim favorim kesinlikle sütlü çayla servis edilen bobaydı. Çünkü hem soğuk değildi, hem de tadı siyah çay olmasından mütevellit bizim damak tadımıza daha yakındı.






Gelelim bobanın Türkiye'deki yerine... Başta nette biraz araştırma yaptığımda bir firmanın ürünü ülkeye getirdiğini ve bayilik verdiklerini gördüm ama ne yazık ki sanırım pazardan çekilmişler ya da bekledikleri ilgiyi bulamadıkları için gerilemişler. Pazarlama hatası da yapmış olabilirler bilemiyorum. Geldiğimden beri resmen boba aşeriyorum desem yalan olmaz. İstanbul gibi bir metropolde her şeyi bulmak mümkün ama boba bulmak imkansız.

Firmalar size sesleniyorum. Lütfen bu ürünün bayiliklerini alın. Cafeler olarak çoğaltın. Bir şeyler yapın yahu... Mis gibi fırsat size işte.

Tabi ben durur muyum? Ebay'den bulduğum bir iki satıcı sayesinde hem boba hem de pipet arayışıma çare buldum ve karşınıza üstteki manzara çıktı. Önce baloncukları 5 dakika kadar haşlıyorsunuz. Daha sonra da içeceğinizi hazırlayıp içine döküyorsunuz. Hepsi bu...

Peki, siz hiç tapioka ya da boba her ne ise bu içeceği hiç denediniz mi? Favori karışımınız neydi?





 

3 Eylül 2014 Çarşamba

Bir Taşı Acem Ülkesine Değişilmeyen Şehir: İstanbul



Selam canlar;

Uzun bir aradan sonra size merhaba diyebiliyorum. Aslında aktif olarak Twitter ve Instagram hesaplarımı kullansam da buraya uğrayamamak canımı sıkıyordu. O kadar emek verdiğim, zaman geçirdiğim, güzel insanlarla tanışmama vesile olan bu mekanı öksüz bırakmışım gibi hissediyordum.

Yeni yazı göndermediğim son birkaç ayda neler oldu kısa bir özet geçeyim merak edenler varsa. Mayıs sonu güzel ülkeme kesin dönüş yaptım. Ailemle, arkadaşlarımla, dostlarımla bol bol vakit geçirdim. Ramazan ayından sonra da iş başvurularıma yoğunlaştım. Şu an hala aktif olarak işsizim ama elbette kendi kriterlerime göre bir iş bulacağımı biliyorum. Allah herkesin gönlüne göre versin. :)

Bu yazıda son aylarda İstanbul'da çektiğim ve daha önce Instagramda paylaştığım bir kaç kareyi yayınlayacağım. İstanbul'u özleyenler varsa onlarda hasret gidermiş olur. Sorularınız var ise yorum kısmından atabilirsiniz.
 

 
 
Üsküdar Sahil
 


 
Beyoğlu, Cezayir Sokağı



 
Kadıköy İskele




Los Angeles'ta alışkanlık haline gelen akşam yürüyüşlerimi burada da devam ediyorum. Koca metropolde böyle güzel alanlar görmek çok güzel.




Bir İstanbul Masalı'ndan tanıdık gelmiştir. Bu da yine tarihi bir bina...


 
 
Son olarak Taksim Kore Restoranı... Sevda, nam-ı değer Minikprof ile bir buluşma gerçekleştirdik Süperdi En kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle...
 
Herkese iyi haftalar...

18 Nisan 2014 Cuma

BeautyMate Cherry Blossom Deep Cleansing Oil {Makyaj Temizleme Yağı}

 
 
Aylar evvelinden şurada Sasa.dan ilk alışverişimden bahsetmiştim. BeautyMate daha önce denemediğim bir markaydı ama temizleme yağlarını çok seven biri olarak bu ürünü çok uygun bir fiyata görünce almadan duramadım. Gerçi iyi ki de almışım, fiyatına göre bir temizleme yağından bekleyeceğim her şeyi yerine getirdi.
 
BeautyMate, Shinkazu Nihhon şirketi tarafından Asyalı kadınlara yönelik ortaya çıkarılmış bir marka. Daha çok cilt bakım ürünleri üzerine yoğunlaşmışlar. Japon markalarının ürünlerini genelde beğenirim. Nitekim bunu da beğendim ancak şirket hakkında pek bir bilgim yok.   
 
 


Neyse gelelim ürüne... İlk aldığımda ürünü gül aromalı diye dikkatsiz bir şekilde seçmiştim. Meğer kiraz çiçeği aromalıymış. Çok hoş bir kokusu var. En ağır makyajınızı bile çıkartıyor. Göz çevresi için de kullanabilirsiniz ama benim gözlerim çok fazla hassas olduğu için ben pek tercih etmedim. Alerji, kaşıntı gibi sorunlar yaşamadım. 200 ml bir ürüne yaklaşık 10 dolar gibi bir rakam ödemiştim ki bence gayet makul...Ambalajı da çok hoş. Daha ne olsun!
 
Ürünün şu anda Sasa.com'da satışı yok. Sanırım stokları tükenmiş. Ebay'de ise 20 dolar gibi bir fiyata buldum ama o fiyata almanızı önermem. Benim ödediğim rakam neredeyse yarısıydı. Bu bitirdiğim kaçıncı makyaj temizleme yağım bilmiyorum ama fiyatına göre gerçekten beğendim. Tavsiye ederim. Kesinlikle deneyin.
 
Sizin favori makyaj temizleme yağınız var mı? Varsa hangisi belki ben henüz denememişimdir. 
  
 
 

16 Nisan 2014 Çarşamba

Bitti... Bitti... {19}




Dibinde azıcık azıcık kalmış ürünlerime resmen savaş açmış durumdayım. Bir ay içinde yazdığım 3. bitti yazısı sanırım bu. Neredeyse tüm ürünlerde Kore'ye ait... Hadi bakalım...

Etüde House Collagen Moistfull Facial Freshener + Emulsion: Şurada ayrıntılı açıklamamı yapmıştım. Memnun kaldığım bir ürün oldu bu set. Beni şaşırtan ise, bu kadar uzun süre dayanacağını beklemiyordum. Fiyatı da gramajına göre gayet uygun. Alın deneyin bence...

Laneige Water Sleeping Pack_EX: Vazgeçilmezlerimden birisi... Öve öve bitiremiyorum zaten bu ürünü. Şurada da ayrıntılı yazısı mevcut zaten. Bu bitirdiğim 3. kutum. Yakında bir kutu daha sipariş vereceğim.

ISO KNOX Ageless Face Fit Powder: Ayrıntılı yorumum çok yakında blogda...

Tony Moly Floria Nutra-Energy Essence: Bu ürünün serisini eski ev arkadaşlarımdan Koreli bir kız kullanıyordu. Argan yağının ününü duymayan yok artık. Ben de madem böyle bir seri var kullanayım dedim. Ancak kullandığım diğer ürünlere göre biraz vasat kaldı. Cildime tam nemlendirme sağlayamadığını hissettim. Üstelik sürdükten sonra sanki yüzüm yapış yapış olmuş gibi sevmediğim bir his uyandırdı bende. O nedenle tam seriyi almaktan vazgeçtim.

Earth Science Eye Make-up Remover: Artık vazgeçilmezim. Şurada ayrıntılı yorumum mevcut zaten...

Baviphat Dark Circle Eye Cream: Göz çevremde olan siyah halka problemini bir türlü çözemedim. Bu ürünü Koreli arkadaşım Kore kozmetik sayfalarında okumuş ve tavsiye etmişti. Göz çevresini iyi nemlendiriyor. Yağ pıtırcıkları olur ya bazen, onlara sebep olmuyor. Gramajı nedeniyle hemen biten bir ürün de değil. Morluklara pek bir etkisini göremedim. Bir daha alacağımı sanmıyorum.

Ürünler hakkında sorularınız olursa yorum kısmından sorabilirsiniz.  

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...