Peri Kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Peri Kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

Peri Kutusu: Bean Pole, Dogo, Hayao Miyazaki, Çin Vs...





Bu ara birbirinden sevimli, şeker mi şeker şeylere meylim var. Ha bir de çok uzak diyarlara gitmeye...

Bean Pole'un bu resimli çantasından ve Dogo'nun özel üretim New York, Paris, İstanbul temalı babetlerinden birer tane sahip olmaya...

Bir Hayao Miyazaki fanı olarak birbirinden sevimli anime oyuncaklar, müzik kutuları ve peluşlar alıp kendime özel, evimde küçük bir köşe hazırlamak... Totoro, Yüzsüz, Mononoke ve daha niceleri... Baksanıza şunların sevimliliğine...

Kore mutfağıyla daha da sıkı fıkı olmaya başladım. Bunun için de böyle Kore tarzı tencereler, çubuklar, kaseler toparlamaya başladım bile... Japon ve Çin tarzı da kabulüm. Üçünü de çok seviyorum ne de olsa...

Başta Baby Doll'u görmeyi amaç edindiğim Çin'e ya da Koreli çingumun ısrarlarıyla bir Uzak Doğu yapıp ülkeye geri dönmeye... Belki de beraber bir Avrupa yapmaya... Kim bilir?

Clarisonic Mia 2 ne zamandır gözümde... Pembiş pembiş ne de güzel çıkarmışlar bu rengi... Mavisi, yeşili, moru ne rengi ararsanız var.


 

13 Mayıs 2012 Pazar

Wishlist: Uzak Doğu Kozmetikleri


Uzak Doğu kozmetik markalarına artık sık sık yer vermeye çalışacağım. Bu yazıda araştırmalarım sırasında beğendiğim, yorumlarını okuyup, almayı kafaya koyduğum ürünleri listeledim. Size de "Böö!!!" gelecek ama artık idare edersiniz değil mi?  Aslında bir dizi yorumumu paylaşacaktım ama sonra sıkıldım ve vazgeçtim. Bu seferlik böyle olsun...

Sizin de son zamanlarda kafaya taktığınız ve almayı deli gibi istediğiniz ürünler var mı? 




Öncelik yine benim favorilerim cilt bakım ürünleri;

1- SKIN79 Sue Hydrating Skin Care Set: Bu seti istiyorum işte. Daha önce bu markanın birkaç ürününü kullanmıştım ve memnun da kaldım. Fiyatı da orta karar. O nedenle bu sete de şans vermek isterim. 

2- Cure Naturel Aqua Gel: Bu Japon markası hakkında o kadar iyi yorumlar okudum ki hemen olmasa da mutlaka denemek istiyorum bu ürünü. 30 dolar civarında bir fiyatı var ama uzun süre gider. 

3- Laneige Water Slleping Pack: Guzzi şurada bu ürünü yazmış, ben de kuru bir cilde sahip olduğum için denemeyi çok istiyorum. Gerçi uyurken nasıl rahat edeceğim o muamma. 

4- Skin Food Black Tea Honey Jelly Foam: Bu ürünün deneme boyunu denemiştim ve tek seferlik olmasına rağmen çok memnun kaldım. Bu seri sadece temizleme ürünlerine sahip. Keşke cilt bakımı için toniği falan da olsaydı. Fiyatı da bence gayet uygun... 

5- Skin Food Salmon Brightening Eye Cream: Göz çevresinde mor halkalara sahip olduğum için Skin Food'un bu ürünü tam bana göre. Yorumları da gayet iyi...   

6- Skin Food Eggplant Lash Serum: Kirpiklerim için bu tarz bir ürün istiyorum. Etude House ve Skin Food arasında kararsız kaldım ama Skin Food'a öncelik vermek istedim. Benim favori markalarımdan birisi çünkü. 





Makyajla çok alakam yok ama bunları da istiyorum. 


1- SKIN79 Total Power Serum: Bu ürünün 4 etkili olduğu söyleniyor. Baz olarak da kullanılabilir. Özellikle kuru cilde sahip olanlar için kurtarıcı görevi göreceğini düşünüyorum. 50 mllik ürünün fiyatı da 20 dolar. Bence gayet uygun...

2- Kanebo Kate Gel Eyeliner: Kanebo'nun yan markası olan Kate'in bu eyelinerları çok tutuluyor. Ben de mutlaka denemek istiyorum. Fiyatları da ne çok pahalı ne de ucuz. Japon markasına göre uygun...

3- Kanebo Kate Cheek Cream Blush: Aslında krem tarzı her üründen -allık, aydınlatıcı v.s.- nefret eden biriyim. Ancak Kanebo'nun bu ürünleri gönlümü çaldı. Tanesi 20 dolar civarında... Bir tane de olsa almak isterim.

4- Too Cool For School Essence Blending BB Cake: Bu markayı yeni keşfettim. Zaten 2009 yılından beri Kore piyasasında olan, kendi mağazalarını açmış bir marka Too Cool For School... O kadar şirin ambalajları var ki sırf onlar için bile olsa alınır bu marka. Bu ürün kuru ciltlere yönelik. Nemlendirici özelliği varmış. Tam benlik...

5- The Face Shop One Step Cleanser Oil to Foam: Face Shop denemeyi deli gibi istediğim ürünlere sahip bir marka. Önceliği de bu ürüne verdim. Çünkü temizleme yağı ve jelini bir araya getirmiş bir ürün bu. Ben genelde temizleme yağından sonra jel ya da köpük tarzı bir ürünle yüzümü tekrar silerim. Umarım bu sorunuma çare olur bu ürün.

Benim listem şimdilik bu kadar canlar... Aslında Vidi Vici, IOPE gibi high-end markalarından da istediğim çok ürün var ama onlar şimdilik kalsın. Bu liste bile beni oldukça aşıyor.

Sizin aklınızda olan Uzak Doğu kozmetikleri var mı kızlar? 

19 Mart 2012 Pazartesi

Peri Kutusu: Japon Yapmış ve Japon Ne Yapmış?



Peri Kutusu'na uzun zamandır bir şeyler eklemiyordum. Bu ara Japonya ile ilgili kitaplara ilgim arttı. Yeni gözdelerim "Japon Yapmış", "Japon Ne Yapmış?" Bu kitaplara, bir blogu okurken rasladım. Yazarı Onur Ataoğlu... İnternetten okuduğum kadarıyla dili, üslubu çok akıcı ve kitap içerik olarak çok komikmiş. Ben okuduğumda neler düşüneceğim? 

Onur Ataoğlu'nun gezdiği yerleri anlattığı bir blogu da var. Şuradan girip bir bakın derim. Ancak kitapları nereden bulabileceğim bir muamma. Bu tarz kitaplar genelde benim uğradığım sıradan kitapçılarda satılmıyor. Tıpkı Erdal Güven'in kitapları gibi internetten bakmam gerekecek sanırım. 

Bu kitapları okuyanlar var mı? Tavsiye eder misiniz?   

27 Aralık 2011 Salı

Gerçek Dilek Listesi {Peri Kutusu}


Aslında sağlık, mutluluk, huzur diye başlamam gerekir. Ancak nedense insanlar hep maddi şeylere öncelik tanıyor. Bende ikiyüzlülük yapmayıp bundan bahsetmeyeceğim.

Şuradaki yazımda bayağı uçuk şeylerden oluşan bir liste yapmıştım. Pek yorum gelmediği için sanırım isteklerim ya gerçekten çok uçuk bulunmuş ya da bazılarına göre sanırım gayet sıradan(!) kalmış olmalı... Her neyse gerçekliğe dönüp, bu sene maddi olarak sahip olmayı istediğim birkaç parça şeyi sıraladım. Her ay birini almayı düşünüyorum şahsen. Eğer alırsam burada da yayınlarım belki.

1) Siyah Straplez Elbise: Markası, kumaşı önemli değil. Buna benzer bir elbise istiyorum. Genelde gece için bu kadar dekolte şeyler giymem ama bir tane yedekte durmasında fayda var. Ne zaman giyileceği belli olmaz. Sanırım Koton'da buna benzer bir şey görmüştüm.

2) Aubry Deri Süet Çanta: Çanta manyaklığımın olduğunu söylemiştim. Bu çantayı Ebay'de tesadüf eseri dolaşırken buldum. Günlük hayatımda buna benzer çantalar çok işimi görüyor. Ancak fiyatı beni biraz aştı. Kargosuyla 130 Dolar... Satıcı Güney Koreli. Pazarlığa yanaşır mı acaba?

3) Diorshow Mascara Azure Blue: Bunu ne zamandır istiyorum. Golden Rose'un buna benzer bir rengi var ama kıvamı, fırçası iyi olmadığı için bundan almak farz oldu desem yeridir.

4) Paco Rabanne Lady One Million Parfüm: Parfümün imza gibi olduğunu düşünenlerdenim. O nedenle aynı zamanda dolabında 5-10 tane şişesi olanlardan olmadım hiç. Belli dönemlerde bir-iki parfümüm olacak onları kullanacağım. Bu parfümü de bir denemek istiyorum.

5) Platform Topuklu Siyah Ayakkabı: Platformlarla yürümeyeli uzun zaman oldu. Bu ayakkabıya benzer bir model Bambi'de görmüştüm. Bir deneyip göreceğiz artık.

Peki, sizin Dilek Listeniz'de neler var?

10 Aralık 2011 Cumartesi

Ah Benim Olsa... Keşke Benim Olsa...


Aralık ayındayız malum... Herkes harıl harıl yılbaşı için hazırlık yapıyor. Benim yılbaşı için şu aralar yaptığım tek şey iş yerine küçük bir ağaç almak olacak. Öyle gelenekmiş ya da Hristiyanlara özenme falan değil derdim. Bu tarz incikli boncuklu şeylerle oynamayı çok severim. Hem de işyerinin o sıkıcı ortamı biraz renklenmiş olur hesabındayım sadece...

Buna rağmen ne yorucu iş temposu, ne özel hayatımdaki sorunlar beni bir dilek listesi yapmaktan vazgeçiremez. Listemde neler yok neler... Sıradan hayatımda sahip olamayacağım şeylere değil göz gezdirmek, dönüp bakmam bile. Ancak bu yılbaşı bir değişiklik yapıp hayallerimi boş şeylerle doldurdum. Sokak kedisi misali asla erişemeyeceğim şeyleri ekledim ki görünce, okuyunca siz de çok şaşıracaksınız. Belki aldığım piyango biletine ikramiye vurur da bütün bu isteklerime malum reklamdaki insanlar gibi paraları saç, saç, saçarım. Umut fakirin ekmeği ne de olsa...

{1} İlki bu elbise... Bana çok feci şekilde Olivia Wilde'nin geçen sene Golden Globe ödül töreninde giydiği şu elbiseyi anımsattı. Modeli değil de daha çok işlemeleri, uzun kuyruklu eteğini çok sevdim ben. Oh, alıp giyecek aynanın karşısında prenses edasıyla süzüleceksin valla. Fiyatı  275 Dolar...

{2} Diğeri bayanların vazgeçilmezi olan ayakkabılar... Benim başkalarından neyim eksik dedim. Christian Louboutin marka bu ayakkabıyı tek geçtim. Önü açık değil, platformlu ve benim gibi ortalama boya sahip birisi için topuk boyu kurtarıcı mübarek... Fiyatı mı? Bir ayakkabı için Ütopya! 1500 Dolar...

{3} Benim çanta manyaklığım vardır. Bu çantayı görünce delirdim ama onu alacak para bende ne gezer. Victoria Beckham her yere bununla gidiyormuş. Kendisini de hiç sevmezdim ama ilk defa ortak bir noktamız çıktı kadınla. Loewe marka bu çantanın ikinci el fiyatı bile cep yakıyor. Tam 4.500 Dolar... Çüş yani... Sıfırı ne kadardır bilmiyorum.

{4} Oldum olası Mustang'lere hayranım. Amerika'da bulunduğum dönemde ne zaman galerilerin önünden geçsem gözüm kayardı. Filmlerde görürdüm, böyle alevli falan spor dizayn edilmiş Mustangleri... Eh, Türkiye'de de pek Mustang sahibi yok. Ben de bir ilk olurum artık. Son model Mustang fiyatları yurtdışında 20000 ile 50000 Dolar arasında değişiyor.

{5} Bir Roma tatili hiç fena olmazdı değil mi? Şöyle beş yıldızlı bir otelde kalacak, sabahtan akşama kadar Roma sokaklarında dolaşacaksın. Yeni yıla da orada gireceksin. Heyt bea! Adamlar zaten krizde her şey ucuzlamıştır orada şimdi.

{6} Eh, bir tek taşım olsun artık, ama o sahtelerden ya da iğne ucu büyüklüğündekilerden değil. Şöyle tanımlarken dişim kadar derler ya, hani onlardan bir tane... 5 karat büyüklüğünde, damla kesimli, bu yüzük mesela çok güzel olurdu. Olmadı, piyango çıksın, ben de Nil gibi tek taşımı kendim alırım. Fiyatı mı? Yaklaşık 60.000 Dolar...

Şimdi baktım da benim bile gözüm korktu listeden. "Bu ne bea! Höh!" falan oldum resmen. Zenginin malı züğürtün çenesini yorarmış. Benimki de o hesap... Bu uçuk listeden sonra kendime yeni yıl için en azından sahip olabileceğim şeyleri içiren bir liste daha yapacağım. Hadi bakalım... Siz de dökülün bakalım eteğinizdeki taşları... Yeni yıl olsun olmasın böyle istekleriniz var mı?

20 Eylül 2011 Salı

Peri Kutusu: MAC Fall Colour Koleksiyonu MSFleri


Bu haberim MAC MSF koleksiyonu yapanlar için gelsin...

Ne zamandır Peri Kutusu'na bir şey atmıyorum. Bu demek değil ki istemediğm bir şey yok. Yığınla var... Ancak belli sebeplerle benim de her istediğim olmuyor ne yazık ki...

Her neyse, MAC'in yeni çıkaracağı koleksiyonlardan biri olan Fall Colour koleksiyonunu görünce beklemem gerektiğine karar verdim. MAC'in en sevdiğim ürünleri olan msflerden iki tanesi koleksiyonda yerini alacakmış. Bunlardan biri Porcelain Pink diğeri de Lightscapade...

Ebay'de yaptığım küçük bir araştırma sonucunda Porcelain Pink'in $45, Lightscapade'in ise $120 gibi uçuk bir rakama satışa sunulduğunu gördüm. Yuh yani! Oh olsun size aç gözlü satıcılar... MAC'in tekrar bu ürünleri piyasına sürmesine bu kadar sevinmezdim açıkçası.

Koleksiyon 29 Eylülde Amerika'da satışa çıkıyor. Diğer ülkelerde de ekim ayını bulması bekleniyor. MAC Bahariye(Kadıköy) şubesinden öğrendiğim kadarıyla Türkiye'de bir ay kadar gecikebileceği söylendi. Bu arada Semi Precious koleksiyonundan msf almayacağım demiştim ama MUA Özgür Bey'in beni ikna etmesi sonucunda bir adet de olsa edinmiş bulunuyorum. O da çok yakında burada olacak... 

Peki, siz bu ürünleri nasıl buldunuz? Daha önce kullandığınız msflerden mi?

4 Eylül 2011 Pazar

Peri Kutusu: The End Of Eternity ve Somewhere in Time


Peri Kutusu'nu uzun zamandır boş bırakmıştım. Nedeni Tom/Hermione hikayemi yazmamdan ötürü, film ve kitaplara ara vermiş olmamdı. Zaman kavramını işlediğim ve Hortkuluk Avcısı'nda da yayınladığım hikayemin okuyucularından birinin önerisi bu film ve kitap oldu.

Kitap Isaac Asimov'un The End of Eternity(Sonsuzluğun Sonu) adlı eseri... Açıkçası zaman kavramını sevsem de çok fazla paradoksal durumlarla ilgilenen biri değilimdir. Ben işin daha çok duygusal boyutunda ve atmosferin güzelliğine bakan bir okuyucuyum desem yeridir.


Film ise 1980 yapımı Somewhere in Time... Superman olarak tanıdığımız Christopher Reeve başrolde oynuyor ve zamanda yolculuk yapan karakterimizi canlandırıyor.

Filmi birkaç güne izleyebilirim ancak kitabı önce almam gerekiyor. Umarım ikinci el bulabilirim. Peki, siz bu yapımı izlediniz mi ya da kitabı daha önceden okumuş muydunuz? Fikirleriniz neler?

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Peri Kutusu: Secret Garden ve Personal Taste

Uzun zamandır Uzak Doğu yapımları izlemediğimin farkındayım. O yüzden bu ayrılığa bir son vermeye karar verdim. Bu nedenle Peri Kutusu'na Secret Garden ve Personal Taste'i ekledim. Bu arada Nikita'nın tüm sezonlarını bitirdim. Çok yakında dizi hakkında ayrıntılı yorumum gelecek...


Konu: Kim Joo Won, harika görünüşlü fakat kibirli ve çocukça bir adamdır. Gil Ra IM, gözde aktristlerin kıskandığı vücudu ve güzelliği olan bir dublördür. Bir gün yolları birleşir ve tuhaf bir eve girerler. Evdeki garip bir yaşlı kadın onlara yemeleri için çikolata ikram eder. Ertesi gün ikili uyandıklarında, bedenlerinin yer değiştiğini görürler.



 
Konu: Yaşadığı iki kötü tecrübenin ardından 28'ine girmekte bir kadın olarak Kae-in (Ye-jin Son) artık en iyisinin bir eşcinsel erkekle beraberlik olduğunu düşünmeye başlamışken Jin-ho (Min-ho Lee) ile tanışır. Bazı tuhaf raslantılar ve yanlış anlamalar sonucu -ki bunların çoğu Jin-ho’nun hatasıdır- Kae-in onun bir eşcinsel olduğunu düşünür. Bunun tam istediği gibi mutlu bir tesadüf olduğuna inanan Kae-in onu oda arkadaşı olarak evine buyur edince Jin-ho kendi yarattığı bu yanlış anlama ağına düştüğünü fark eder.

15 Mayıs 2011 Pazar

Peri Kutusu: Priest ve Nikita

Peri Kutusu'na attığım dizi ve filmler giderek çoğalıyor. Umarım bu seçtiğim yapımları izlemiş ya da izliyor olursunuz. Çünkü konuları gerçekten ilgi çekici. Eğer yapımlar da bu kadar iyiyse kaçırılmaması gerekir derim. Seçtiğim iki yapımda da Maggie Q. rol alıyor. Bu kadını gerçekten merak ediyorum.



İlki yeni gösterime giren bir yapım... Kutsal Savaşçı insanlarla vampirler arasındaki savaşı konu alıyor. Yine mi vampirler diyebilirsiniz ama bu filmin geçtiği mekan biraz farklı.
Konu: TokyoPop'a ait bir çizgi romandan uyarlanacak olan western-korku karışımı filmin senaryosunu Cory Goodman yazdı... Yüzyıllar sonra tahrip olmuş bir dünyada geçen film insan ırkı ile vampirler arasındaki savaşı anlatacak... Filmde yeğeni vampirler tarafından kaçırılan bir papaz kiliseye karşı gelecek. Bettany filmde Vampirlere karşı mücadele eden Papaz 'ı, Maggie Q ise onun ekibindeki savaşçılardan birini canlandıracak...

 Suikastçi olarak yetiştirilip daha sonra onlara karşı mücadele eden hikayeleri konu alan filmleri hep sevmişimdir. Yıllar önce izlediğim "Ölüm Melekleri" gibi... Nikita da onlardan birisi...
Konu: Dizinin konusuna gelirsek: Nikita sorunlu bir genç kızken geçirdiği ölümcül bir olaydan gizli servis tarafından kurtarılır. Ajans ona hayatında ülkesine hizmet ederek kazanacağı ikinci bir şans vereceğini söyleyerek kandırır. Nikita’ya söylemedikleri şey ona casus-suikastçı olarak eğitim verdikleridir. Nikita en çok güvendiği insan tarafından ihanete uğramış ve hayalleri yıkılmıştır.
 
Resimler ve konu bilgisi Divxplanet'ten alınmıştır.

13 Mayıs 2011 Cuma

Peri Kutusu: OPI Mermaid's Tears

Opi'nin yeni çıkardığı koleksiyonu Pirates of The Caribbean'ı daha önceden duyurmuştum. Mermaid's Tears'a taa o zamandan göz koymuştum. Birçok kişi diğer yeşil-gri renk olan Stranger Tides'ı daha çok beğense de benim favorim Mermaid's Tears... Bakalım belki Gittigidiyor'daki satıcılara getirttirebilirim. Ojenin nasıl göründüğünü görmek için tıklayın!

30 Nisan 2011 Cumartesi

Peri Kutusu: Sucker Punch


Ne zamandır Peri Kutusu'na bir şey atmamışım. Bakalım bugün en var?

Yönetmeni, oyuncuları ve fragmanı ile sinema severlerin gündemini bayağı meşgul etti. Gösterimi hala devam ediyor. Açıkçası makyajlı, revü yıldızları gibi giyinmiş kızların,  ejderhalarla, en az 10 metre boyundaki samuraylarla, nasıl karşı karşıya geldiklerini ve savaştıklarını merak ediyorum.


16 Nisan 2011 Cumartesi

Peri Kutusu: Yılın Ölüsü, Ölümsüz ve Önemsiz

Bu ara kafayı kitaplarla bozdum dedim ya, bu post onun en güzel örneği sanırım. Kimisi bir kıyafet gördüğünde çıldırır, bense aradığım konuda ya da ilgi alanıma giren bir kitap gördüğümde deliriyorum. Daha birkaç gün önce Kadıköy'deki kitapçılardan dört kitap aldım ve idefix'ten de iki kitap siparişim dün geldi. Sonum hayırlı olsun...

Neyse vampir hayranlığı birkaç yıldır kendini gösterse de bizim yayınevleri sağolsun seri halindeki kitapları ancak kağnı hızıyla bastırabiliyorlar. Sookie Steakhouse romanı ya da Güneyli Vampir Serisi de onlardan birisi. Seri çıktığında -belki de ya da büyük ihtimalle- Türkiye'de ilk okuyanlardan birisi benimdir. Kaç sene oldu ancak 6. kitabı daha yeni piyasaya sürülüyor. O yüzden yayın evine bu yavaşlığı nedeniyle bayağı gıcık olmuş durumdayım.

İkincisi ise Ölümsüz Serisi'nin 5. kitabı Ölümsüz ve Önemsiz... Kitap geçen yaz haziran ayında piyasaya sürülse de o dönem romantik-komedilerde gözüm olduğu için fırsat bulamamıştım. Bakalım belki aranızdan okuyanlar vardır...


Tuhaf ve seksi garson kız Sookie Stackhouse’a kapılmamanın yolu yok. Bizi de al Sookie! Bizi de!

Tuhaf ve seksi garson kız Sookie Stackhouse’a kapılmamanın yolu yok. Bizi de al Sookie! Bizi de!Louisiana’lı garson Sookie Stackhouse’un pek akrabası kalmamıştı. Orleans’ın vampir Kraliçesi’nin gözdesi, uzun zamandır görüşmediği vampir kuzeni Hadley ölünce de bu yüzden çok ama çok üzüldü. Hadley her şeyini Sookie’ye bırakmıştı ama bu mirası kabul etmek büyük riskleri de beraberinde getirecekti. Bazıları Sookie’nin, kuzeninin geçmişine ve sahip olduklarına burnunu sokmasını fazla istemiyordu. Sookie’yi durdurmak için ne gerekiyorsa yapacaklardı! Onlar her kimse, çok tehlikeliydiler ve bahtsız Sookie’nin hayatı yine pamuk ipliğine bağlıydı.


Doğumgünü yaklaşırken, Betsy pek de havasında değildi.

Avrupa'dan gelen delegeler sonunda onunla temasa geçip saygılarınıiletmişti, tamam ama bu işin içinde kesin başka bir iş vardı. Politik oynamaksa kızımıza göre değildi. Hele en yakın arkadaşı ölümcül olabilecek bir hastalığa kalanmışken! Gerçi bir çözüm düşünmüştü Betsy. Kızın canını alabilir, yani onu vampire çevirebilirdi.Arkadaşlar ne içindi ki? Çıkmaza girdiğiniz anda {canınızı alır, sizi kurtarırdı arkadaşlar. Kankanı ölsün mü,vampir mi olsun? İşte bütün mesele buydu? Evlilik planlanılın içine etmek üzerine ihtisas yapan nişanlısı Eric'e kızacak hali bile yoktu zavallı Betsy'nin.

Mary Janice Davidson'ın yaratıcı, sofistike, seksi ve zeki esprilerle süslü serisinin yüksek topuklu yıldızı bile olsa, bu, böyleydi.

Kitap kapakları: Artemis

12 Nisan 2011 Salı

Peri Kutusu: Çöl Çiçeği, Ben Nojoud 10 Yaşında Bir Dulum

Bu haftaki Peri Kutusu'nda diğer isteklerden farklı bir gönderi var. İki kitap... İkisi de genç kız bile sayılmayacak küçük yaştaki kızların yaşadıkları dramı ele alıyor. Ben de en kısa zamanda bu iki kitabı edinip okumayı ve burada yorumlamayı düşünüyorum. Benden önce davranıp okuyan varsa lütfen fikirlerini paylaşsın. 




ÇÖL ÇİÇEĞİ

Waris Dirie, çölde göçebe bir yaşam süren ve kızların sünnet edilmesi gibi gelenekleri hala uygulamakta olan Somalili bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. On iki yaşına geldiğinde, yaşlı bir adamla evlendirileceğini öğrenince, çöldeki ailesini terk ederek kaçar ve onu önce Afrika'daki arkabalarına, oradan Londra'ya ve sonra da ünlü bir model olacağı Amerika'ya götüren ilginç yaşam yolculuğu da başlamış olur.Gündüzleri Naomi Campbell gibi ünlü modellerle çalışan Waris Dirie, aynı zamanda Birleşmiş Milletler'in bir insan hakları elçisi olarak görev yapmaktadır. Fakat o yine de, geceleri, terk etmek zorunda kaldığı vatanı Somali'deki basit yaşamın özlemini çekiyor.


BİR ÇOCUK GELİNİN DRAMI:

BEN NUJOUD

Yemenli Nujoud henüz on yaşındayken evlendirilmek üzere otuzlu yaşlardaki bir adama satıldı. Ailesinden, çok sevdiği kardeşlerinden koparılıp zorla Yemen’in izbe bir köyüne gönderildi. Evlendiği adam kendinden yaşça oldukça büyüktü: tam üç kat. Ailesine Nujoud ergenlik çağına girene kadar ona dokunulmayacağına dair söz verilmişti. Ancak bu söze sadık kalınmadı. Verdiği sözü unutan kocası, Nujoud’un bir genç kız olmasını beklemeden evlendiği gece onunla zorla birlikte oldu. Nujoud gündüzleri kayınvalidesi tarafından, geceleri ise kocası tarafından iki ay boyunca fiziksel ve duygusal şiddete maruz kaldı.

Ve Nujoud bu kâbusu yaşarken yalnızca 10 yaşında bir çocuktu.

Ama Nujoud pes etmedi ve tüm Yemen’e ve başka memleketlerde aynı kadere mahkûm insanlara örnek olacak bir serüvene imzasını attı. Yaşadığı topraklarda eşine benzerine rastlanmamış bir hikâyenin başkahramanı oldu; kocasından boşanmak için gizlice evden kaçarak mahkemeye gitti ve yargıcın kapısını çaldı.

Nujoud’un ailesine ve Yemen geleneklerine meydan okuyuşu ve cesareti tüm dünyada yankılandı ve Orta Doğu’daki tüm genç kızlar için ilham kaynağı oldu.

Ve Nujoud eşsiz hikâyesiyle tüm dünyanın vicdanını bir kez daha sorgulamasına sebep oldu.

Resimler ve açıklamalar: İlknokta

30 Mart 2011 Çarşamba

Peri Kutusu: Lost Room, The Kids Are All Right, MAC Chromaline Eyeliner


Mini diziler gerek akışkanlığı gerekse konularının cazibesi dolayısıyla her zaman tercihim olmuştur. Ancak Amerikan dizileri genelde bol sezonlu yayından hoşlandıkları için pek tercih etmiyordum. Bu filmde Peri Kutusu'na atılır.

Konusu: Lost Room, ABD'de Sci Fi kanalında yayınlanmış olan bir bilim-kurgu mini dizisidir. Dizi bir oda ve bu odadaki olağandışı güçlere sahip günlük objeler etrafında geçmektedir. Baş kahraman Joe Miller, odada kaybolan kızı Anna'yı kurtarmak için bu objeleri araştırmaktadır. 1960'larda Route 66'da tipik bir motel iken bir yıl sonra "olay" adı verilen durum sonucu gerçek zaman ve uzayın dışında bir kayıp oda belirmiştir.

Sci-Fi Channel'ın oldukça ses getiren 2006 yapımı bu 6 bölümlük mini dizisi IMDb'de 8.0 puan almıştır ve Lost Room bugüne kadar Sci-Fi Channel'ın hazırladığı en iyi dizilerden biri olarak gösterilmektedir


Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını elinde bulunduran bir film The Kids Are All Rigth... Jullianne Moore'u zaten çok severim. Bu filmde de beni hayal kırıklığına uğratmayacaktır diye düşünüyorum.

Konusu: Lezbiyen bir çift olan Nic ve Jules, yapay döllenme ile çocuk sahibi olmuşlardır, hem de iki kere. Çocuklar ergenliğe girdiklerinde gerçek babaları ile tanışmak isterler. Paul adındaki donör onların babalarıdır ve çocuklar Paul'ü anneleri ile tanıştırmak ister. Paul'ün gelmesi aile düzenini değiştirecek ve yepyeni bir aile tanımının yapılmasına yol açacaktır.


MAC'in bu krem eyelinerını gördüğümden beri istiyorum. Yalnız fiyatları benim için biraz uçuk... Zaten sadece Ebay'de bulabildim. Ben alamasam da umarım sizlerden biri bunun sahibi olur.

19 Mart 2011 Cumartesi

Peri Kutusu: Visitors, Yumi ve Lilyth Fırça Seti

Peri Kutusu'nun ilk üçlüsü... V olarak da bilinen 2009 yapımı uzaylılarla ilgili bir dizi, Erdal Güven'in yine Japonya'yla ilgili kitabı Yumi ve daha önce hiç kullanmadığım bir fırça seti Lilyth... Bu üçlü hakkında en ufak bilgisi olan kim varsa lütfen paylaşabilir mi?


Bu ara kıyamet alametlerine taktığımı söylemiştim. Bu dizide onlara örnek olarak gösterilebilir. Peri Kutusu'nda izlenmeli listeme girdi.

Konusu: Dev uzay gemileri Dünya'daki büyük şehirlerin üzerinde görünür ve Dünya dışı canlıların güzel ve karizmatik lideri olan Anna adındaki "Visitors", gezegene barış amacı için geldiklerini söylemektedir. Bir grup insan ise bu iyiliksever olduklarını söyleyen ziyaretçilerin samimiyetinden şüphe duymaktadır. 


Yine Erdal Güven, yine Japonya... Üstelik Bir Geyşanın Anıları adlı kitap dışında geyşalarla ilgili başka bir eser hiç görmedim ben. Okunmalı diyorum ve Peri Kutusu'na dahil ediyorum.

Konusu: Japon Kara Ejder teşkilatından Kuvayı Milliyeye Ertuğrul Fırkateyni faciası, Osmanlı İmparatorluğunun Japonyayla ilişkileri, Abdülhamid, Mustafa Kemal, Japonların Kara Ejder teşkilatı ve Kuvayı Milliye Yumi / İstanbulda Bir Geyşa, bütün bu tarihi kişilik ve olayları, çarpıcı anlatımıyla bir araya getiriyor. Yakın tarihimize ilişkin şaşırtıcı gerçekleri roman kurgusuyla aktaran Erdal Güven, yönünü Batıya döndüğü söylenen Mustafa Kemalin de aslında tıpkı Abdülhamid gibi Doğuya açılmaya, özellikle de Japonyayla dostluğa çok önem verdiğini belirtiyor. Fırtınalı yıllarda yaşanan tutkulu ve engel tanımayan bir aşka da tanıklık edeceğiniz, heyecanla okunan, sürükleyici, şeftali çiçeği yumuşaklığında bir roman Ve İstanbul tarihi bir aşka tanıklık etti ... Mayumi parmaklarını Nureddinin dudaklarının üzerine koyup susturdu. Önceki gece son dansımı yaptım Nureddin. Bundan sonra karşında geyşa Mayumi yok, Japon kız Yumi var.
Lilyth Türkiye'de pek bilinmese de okuduğum kadarıyla iyi bir marka... Bu fırça setini de Cosme-de'de gördüm. Travel boy bir sete ihtiyacım vardı zaten. Peri Kutusu'nda olmayı çoktan hak ediyor.

18 Mart 2011 Cuma

Peri'nin Kalemi ve Peri Kutusu


Blogumda her telden çaldığımı zaten az çok takip edenler biliyorlardır. Bu başlıktaki Peri'nin Kalemi ve Peri Kutusu yeni açacağım başlıklar...

Her iş yerinde, mağazada ya da markette bir dilek kutusu vardır değil mi? İşte benim blogumunda dilek kutusu bu Peri Kutusu bölümü olacak. İzlemek istediğim dizi ya da film, okumak istediğim kitaplar ya da merak edip almak istediğim kozmetik ürünlerini bu bölüm altında duyuracağım.  Eğer o başlıklar hakkında bilginiz varsa ya da konuyla ilgili istekleriniz olursa başlık altıda yazmaktan lütfen çekinmeyelim.

Peri'nin Kalemi ise, benim kafam bozulup yazmaya üşenmediğim konular hakkındaki düşüncelerimi içerecek. Geçen gün yazdığım Yabancı Markalar ve Fiyat Sorunsalı gibi... Umarım beğenirsiniz...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...