Kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2012 Salı

En Çok Tanınan 10 Japon Kozmetik Markası


Önceki yazılarımda Güney Kore'nin, Asya ülkelerinde tanınan ve high-end markalarını yazmıştım. Sırada Japonya'nın tanınmış kozmetik markaları var.

Japonya ve Güney Kore, Uzak Doğuseverler arasında çok sevilen ve bu nedenle çok kıyaslanan iki ülke.(Kültürü, yeme alışkanlıkları, sinema sektörü v.s.) Buna dayanarak, Japon markaları mı daha iyidir, yoksa Kore mi diye bir ayrım yapamam. Her ne kadar Uzak Doğu markalarını bu blogda görseniz de, her iki ülke için bir genelleme yapacak kadar ürün kullanmadım. Yalnız şunu söyleyebilirim; dünya çapında, Japonya'nın kozmetik markaları, Güney Kore'ye göre bayağı önde... Reklam çalışmalarının, farklı ülkelere açılmanın bunda büyük etkisi var. Önceki yazılarımda belirttiğim markaları ancak bizim gibi Uzak Doğu markalarıyla ilgilenenler bilir. Ancak bu yazıdaki -hepsi olmasa da- bir, iki markayı mutlaka görmüş ya da duymuşsunuzdur.   

Japon ve Kore markalarını karşılaştıramam dedim ama bir konuyu da açıklığa kavuşturmak isterim. Japon kozmetik markaları Korelileri firmalara oranla daha pahalı. Bunda Japon Yeni'nin dünya pazarındaki gücü etkili tabi. Japon bir arkadaşıma bu durumu sordum: "Bu ürünler ne kadar pahalı, Japonya'da herkes alabiliyor mu?" dedim. Bana bu kozmetiklerin Japonya'da herkes tarafından rahatlıkla alındığını, oradaki ekonomik duruma göre fiyatlarının çok uygun olduğunu söyledi. Kurdan dolayı Türkiye'de ve dünya çapında fiyatları bence çok yüksek. Ben bu yazıdaki fiyatları yine ebay'i baz alarak yazdım. Bu ürünleri ebay dışında, Rakuten ve imomoko tarzı sitelerde de bulabilirsiniz. 




Sanırım Shiseido'yu Türkiye'de duymayan yoktur. Zira büyük kozmetik mağazalarında bu markanın satışları yapılıyor. Gitti Gidiyor tarzı sitelerde de var. 1872 yılında kurulan bu marka, dünyanın en eski kozmetik şirketiymiş ve şu an piyasadaki dördüncü büyük firmaymış. (Bu yazıyı hazırlayana kadar ben de bilmiyordum.)

Shiseido'nun kendi içerisinde birçok yan markası bulunuyor. Bunlardan birkaçı; Lunasol, UV White... Bu markaların bazıları daha uygun fiyatlı, bazıları daha yüksek... Nedenini bilmiyorum açıkçası. Benim Shiseido'nun rujlarında özellikle gözüm kaldı. Fondötenlerini de denemek isterdim doğrusu... 





Kanebo, Shiseido gibi Türkiye'de bilinen bir marka... Bu markanın bünyesinde tam 17 tane yan marka olduğunu biliyor muydunuz? Mesela jel eyelinerları çok ünlü olan Kate gibi... Fiyatları Kanebo'ya göre daha uygun ve kaliteleri en az onlar kadar iyi... Ben bu ilişkiyi Loreal-Maybelline tarzına benzetiyorum.

Kanebo Madonna'nın favori markalarından birisiymiş. Cilt bakımı ve makyaj malzemeleri çok ünlü ve bu marka high-end ve bir altı ürünler üretiyor. Eh, fiyatlarını tahmin edersiniz artık. Kate markası daha uygun fiyatlı ve ben en azından eyelinerlarını denemek istiyorum.

http://www.sensai-cosmetics.com/




Kao markası da tıpkı Shiseido gibi kökeni eski bir marka, 1887 yılında kurulmuşlar. Diğer Japon markalarına oranla ürünlerin ambalajları daha renkli... Marka yine bir çok alt firmaya sahip. Biore günlük cilt bakım ürünleri çok ünlüymüş mesela. Fiyat olarak daha uygun bir marka Kao, bu nedenle de daha ulaşılabilir. Ancak benim alıp kullanma gibi bir niyetim yok şimdilik. 





Kose, markası AWAKE gruba aitmiş, 1946 yılında kurulmuş ve şu an Japon kozmetik piyasasının 3. büyük firmasından biri olarak görünüyormuş. Açıkçası bu markayı duymuştum ama gözüme takılan, alıp kullanayım dediğim ürünleri olmadı hiç. Fiyatları da aslında diğer markalara göre daha uygun ama içeriğine göre 45 dolara satılan ürünleri de yok değil.


http://www.kose.co.jp/jp/ja/index.html




Sanırım kozmetik meraklılarından bu markayı duymayan yoktur. 1980 yılında kurulan SK-II, dünyanın en pahalı kozmetik markalarından biri olarak görülüyormuş ki bir toniği 60 dolar civarında olan bir marka olduğuna göre ucuz diyemeyiz zaten. Listemde olan bir marka değil, SK-II... 





Japonya'nın lider kozmetik markalarından biri de Fancl, dünya çapıda 200'den fazla mağazası bulunan markanın ayrıca, kataloglarından alışveriş yapan milyonlarca müşterisi bulunuyormuş. Bu marka da diğerleri gibi Türkiye'de yok bildiğim kadarıyla. Olsa eğer temizleme yağlarını kullanmak isterdim. Fancl'ın fiyatları da orta karar... Mesela temizleme yağları 30 dolar civarında...

http://www.fancl.co.jp/index.html




Bu markayı da, makyaj severler arasında bilmeyen yoktur. Çoğuna göre high-end tabir edilse de Shu Uemura high-end bir marka değilmiş. Ben de bu yazıyı hazırlarken öğrendim bunu. Fiyatlarının yüksekliğine bakarak bu şekilde söylemeleri gayet doğal tabi... Kabul ediyorum markanın fiyatları gerçekten yüksek. Bir fondöteni 65 dolar... 

Diğer markaların aksine bu markayı ünlü Japon makyaj artisti Shu Uemura kurmuş ve geliştirmiş. Meşhur eyelash curlerı Şeytan Marka Giyer filminde de gösterilmişti. 





Bu markayı ben de yeni duydum. Özellikle hassas ciltlere özgü ürünleri çok tutuluyormuş. Doğal ve sağlıklı kozmetikleri sevenler için önerilen bir markaymış Acseine.

http://www.acseine.co.jp/




Juju Cosmetics de yeni karşılaştığım bir marka... Özellikle ambalajları çok renkli, diğer markalara göre daha eğlenceli geldi bana. Bu markanın nemlendirici serileri çok meşhurmuş. Fiyatları da diğer markalara göre daha uygun ve ulaşılabilir. 15-20 dolar civarında maskeleri mevcut...




Sanırım DHC'yi duymayan kozmetik meraklısı yoktur. Özellikle temizleme yağı oldukça popüler... Bu markalardan sadece DHC'nin ürününü kullandım. O da temizleme yağıydı zaten. 1976 yılında kurulan marka sadece kozmetik ürünleri üretmiyor. Ayrıca vitamin, sağlıklı gıdalar gibi ürünleri de varmış. Fiyatları da orta karar... Mesela temizleme yağlarının tam boyu 30 dolar civarında...


Benim şimdilik öğrenebildiklerim bunlar canlar... Bundan önce 50 defa dediğim gibi ben dünya kozmetik piyasasının uzmanı değilim. Yazıda yanlış ya da eksik varsa belirtebilirsiniz. Sonuçta internetteki her bilgide %100 doğru değildir. 

Sizin bu markalardan kullandıklarınız ya da kullanmak istedikleriniz var mı? Türkiye'ye gelse alır mısınız? Japon markaları hakkında genel düşünceleriniz neler? 



29 Nisan 2012 Pazar

Skin Food: Güney Kore'nin Doğal Kozmetik Markası


Son birkaç yazımda Güney Kore'nin kozmetik markalarından bahsettim. Şu yazımda ise hangi markaların Türkiye'ye getirilmesini istediğinizi tartışmıştık beraber. İlgi gösterip yorum bırakan arkadaşlara tekrar teşekkür ederim. Buna bile lüzum görmeyenlere yapacak bir şey yok. Oturduğunuz yerden kapınıza gelecek değil bu markalar... 

Yazıdaki yorumlarda Skin Food ve Etude House markalarının öne çıktığını gördüm. İki markanın ortak noktaları ambalajlarının çok hoş ve diğer markalara oranla fiyatlarının her bütçeye uygun olması... Benim açımdan ise Skin Food sanki Etude House'a göre bir adım önde... Bir kesinlik koymuyorum ama ilk izlenim olarak fikrim bu. Bunda ürünlerinin içeriğinin daha doğal olması da etkili. Bu marka tam olarak organik mi değil mi bilmiyorum. Okuduğum/gözlemlediğim kadarıyla benim için fazla bile organik... Bana şimdiye kadar kullandığım markalar açısından Oriflame'i hatırlatıyor desem yanlış olmaz. 

Ben bu yazımda bu markayı neden seviyorum ve neden bu markayı bir gün denemeniz gerektiğinden bahsedeceğim. Ondan önce Skin Food'un uluslararası İngilizce olan sayfasından dünya genelinde kaç mağazası varmış onu göstereyim sizlere. 



Listede Birleşik Arap Emirlikleri'nden, Filipinlere kadar 14 ülke var. Tabi alışkın olduğumuz üzere Türkiye listede yok. Dünya çapında bir marka derken sallamıyordum. Amerika'ya mağaza açtıklarına göre tutulan bir marka Skin Food... Gelelim Peri'nin nedenlerine;



1- Bir kere adamların ürünlerini, stratejilerini detaylı şekilde anlattıkları İngilizce bir web sayfaları var. Sizi bilmem ama bu benim için çok önemli... Ben bir ürünü alacaksam önce, onun hangi cilt tipine iyi geldiğini, nasıl etkiler gösterdiğini ayrıntılı öğrenmeliyim. Eğer bana vaad ettiklerini yerine getiriyorsa ne ala... O zaman zaten tadından yenmez. Birçok Kore markasıyla ilgili en büyük sıkıntım buydu. Adamların dilini zaten bilmiyorum, bir de bu markaları kullananlar net aleminde çok fazla değil. Nasıl anlayacağım bir ürünün hangi cilt tipine uygun olduğunu. Müneccim miyim ben? Skin Food'un sitesine girin bakın. Ürünler kategoriler şeklinde ayrılmış, dahası cilt tipine göre hangi ürünlerin size uygun olduğunu gösteren bir sistem konulmuş. Üstelik her ürünün başlığında nasıl kullanılması gerektiği, hangi cilt tiplerine uygun olduğu ayrıntılı anlatılmış. Daha ne olsun?   


2- Skin Food ürünleri hayvanlar üzerinde test edilmiyor. Bir hayvansever olarak bu konuya son zamanlarda daha temkinli yaklaşıyorum. Bazı markaların ürünlerini hayvanlar üzerinde test etmese de içeriğindeki maddeleri test ettiğini biliyoruz. Skin Food bunlardan değil. Tamamen cruelty free bir şirket... 

3- Skin Food ürünlerinin fiyatları bence çok uygun... Yine ebay'i baz alarak size birkaç fiyat vereceğim. Mesela üstteki resimde bulunan Olive Mask'ın fiyatı satıcısına göre 14 dolarla 17 dolar arasında değişiyor. Genelde tek kullanımlık maskeleri dışında ürünleri 10 dolardan başlıyor. Kırışık karşıtı ve serumları diğer ürünlere göre biraz daha pahalı... Onun için de en iyi örnek Platinum Grape Cell serisinin ürünleri. Bu seriye ait tonikler de 28 dolar... Eh o kadar olsun... 

4- Bu markanın her türlü soruna, cilde, yaşa uygun ürünü var. Kore'nin özellikle high-end markaları orta yaş ve üstü için cilt bakımı ürünleri üretiyorlar. ( Dikkat edin hepsi demedim. ) Ancak genel durum bu... Skin Food'un her yaşa hitap ediyor olması, buna rağmen bütçe olarak her keseye uyması bence bir marka için çok güzel bir şey...



5- Ambalajları çok şirin... Bazen bir kozmetik ürününü alırken ambalajı bizi cezbeder. Benim için Skin Food'un ambalajları bu tanıma çok uyuyor. Çok cicili bicili ambalajları sevmiyorum. Ancak bu markanın ürünlerinin ambalajları, bana küçükken annemin yaptığı doğal konservelikleri hatırlatıyor. Kavanoz şeklinde maskeleri, eski sürahileri anımsatan mistleri bence çok güzel... Aslında bu konuda markanın pazarlama tekniği çok iyi bence. Adamlar doğal kozmetik pazarlıyoruz diyorlar, ambalajlarını da buna uygun yapıyorlar. 

Ben kendi açımdan Skin Food'u tercih etmek için beş nedenimi sıraladım... Ben şahsen bu markanın bir gün Türkiye'ye geleceğini düşünüyorum. Adamlar kaç tane pazara girmişler, bizi de es geçmezler artık. Skin Food hakkında şimdilik öğrenebildiklerim bunlar canlar... Eksik varsa yazabilirsiniz. Her zaman dediğim gibi ben uzman değilim. Sadece bildiğim kadarını sizlerle paylaşıyorum. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere... 

Siz bu marka hakkında neler düşünüyorsunuz? Tercih etme nedenleriniz neler olurdu? 

24 Nisan 2012 Salı

Güney Kore'den Hangi Kozmetik Markalarının İthal Edilmesini İstersiniz?


Herkese merhaba;

Bir süredir sizlere Güney Kore'nin kozmetik markaları ile ilgili postlar hazırlıyorum. Bunlardan birine aşağıdaki gibi bir yorum bırakılmış. Aynen buraya koydum resmini...





Sizi bilmem ama ben öyle heyecanlandım ki anlatamam. Bizim ithalatçı firmalar geç bile kalmıştı Güney Kore kozmetiklerini keşfetmekte. Açıkçası yorum yazan şahsın nick v.s. bırakmaması ve firma ismi olmaması gibi durumlar nedeniyle biraz muallakta bir mesele -belki dalga geçti bu şahıs bilemiyorum- ama ben genede bu konuda ümitliyim. Belki burayı başka ithalatçı firmalar görür de onlar da fikirlerini değiştirir.

Hadi bayanlar! Soru kısa ve net! 

Bu yazının altına hangi markaların Türkiye'ye gelmesini istiyorsanız yazın! Merak etmeyin birkaç kelime yazdınız diye yorulmaz güzel parmakcıklarınız...  İlk ben başlayayım o zaman;

VIDI VICI, Sulwhasoo, IOPE, The Face Shop, Skin Food, Mamonde

Eğlence başlasın! Yorumlar FORA!


18 Nisan 2012 Çarşamba

Güney Kore'nin High-End Kozmetik Markaları


Biri, size "Birkaç tane markalı kozmetik ürünü söylesene..." diye sorsa, hemen Tekin Acar'ın markalarını saymaya başlarsınız: Chanel, Dior, Armani gibi... Ben de bir seneye kadar böyleydim, hak veriyorum o nedenle insanlara. Ancak bir de Uzak Doğu'da olan high-end markalar var. İlk izlenim olarak gerçekten kaliteli ambalajları ve fiyatlarıyla batılı markalarla yarışacaklarını söyleyebilirim. 

Şuradaki yazımda, Güney Kore'nin, Asya ülkelerinde, en tanınmış kozmetik markalarını yazmıştım. Bunlardan başka, bir de Kore'nin bizim "marka" olarak tabir ettiğimiz high-end firmaları var. Genel olarak cilt bakımında iddialı bu markalar, içerik olarak da daha çok o bölgenin bitkilerinden yararlanıyorlar. Benim ilk izlenimim ise özellikle ambalaj olarak dizaynları çok orjinal ve gerçekten çok kaliteli... Bu markaları, Kore'nin diğer kozmetik markaları gibi sokaklardaki kozmetik dükkanlarında bulma imkanınız yok. Sadece özel olarak satış yapan "department store" dediğimiz yerlerde bulunabiliyormuş. Bir gün Kore'ye giderseniz ve kozmetik dükkanlarını seviyorsanız en azından  gidip bir bakının...  

İşin bir de mali boyutu var tabii. Bu markalar gerçekten pahalı... En azından benim bütçeme göre pahalı... Bir şişe toniği 55 dolar, bir likit fondöteni 60 dolar olan firmalar bunlar... Ben bu sekiz markadan sadece birinin ürünlerini deneme şansı buldum. Oldukça da memnun kaldım. Pahalı, aldığı parayı hak etmiyor demek isterdim, ama doğruyu söylemem gerek: Yiğidi öldür hakkını yeme... Birkaç sene içinde bu ürünleri alabilecek ekonomik gücü sahip olabilirim umarım. O zaman bol bol yazılarını yazarım sizlere... 




AMORE PACIFIC

Benim blogumdaki kozmetik yazılarını takip ediyorsanız bu firmayı kesin görmüşsünüzdür. Amore Pacific, Kore kozmetik piyasasının büyük bir kısmını elinde bulunduruyor. Ürettiği market malı -Etude House, SKIN79 gibi- markaların dışında birkaç tane de high-end markası var. Şirketle aynı ismi taşıyan Amore Pacific de bunlardan birisi... 

Amore Pacific'in en çok satan ürünü  "Time Response" adlı kırışıklık karşıtı serisiymiş. Skin renewal kremi ise bunlar içinde en ünlü olanıymış. Bana sorarsanız bu ürünler ve bu seri gerçekten çok pahalı. Size bir örnek vereyim: Skin renewal kremin ebay'deki fiyatı 600 dolar... Bir Türkler'in klasik bir sözü vardır: Araba alırım ben o parayla... Araba olmasa da en azından ön takımı alırım.

Bunun dışında bu markanın Seul, New York ve Osaka'da kendilerine ait spa merkezleri bulunuyormuş. Ayrıca Amore Pacific ürünlerinin Amerika ve Japonya'da satış merkezleri varmış. Gidip göz atmayı isterdim doğrusu... 





SULWHASOO

Amore Pacific'in bünyesinde bulunan diğer, high-end firma ise; Sulwhasoo... Bu marka ambalaj olarak Kore'nin antik dönem eserlerinden ilham alıyormuş. Zaten gördüğüm tüm ürünlerinin ambalajları çok şirin ve dizaynları çok orjinal...

Bu markanın ürünleri birçok bitki içerdiği için, kokuları da çok yoğunmuş... İçeriğinde gingseng, çam, kayısı çiçeği ve kamelya bulunuyormuş. Gingseng bunlar içinde en baskın olanıymış. Çok baskın olmadığı sürece, ben kozmetiklerin biraz kokulu olmasından yanayım. Bu markanın fiyatlarına gelecek olursak, cilt bakım ürünleri 60 dolar civarında... Amore Pacific'e göre daha uygun fiyatlı bir marka bence...

Sulwhasoo'nun bir de erkekler için olan ürünleri mevcutmuş. Ayrıca Jamsil'de bir spa merkezleri de bulunuyormuş.






HERA

Bu marka da yine Amore Pacific bünyesinde... Sizi bilmem ama bu kozmetik firması Türkiye'ye gelirse diğer firmaları ezer geçer. Yarın bir gün Peri dediydi dersiniz. Adamlarda her bütçeye uygun ürünler mevcut yahu. Gelelim markaya;

Hera ismini, Antik Yunan'daki Tanrıça Hera'dan alıyor ve makyaj koleksiyonları çok meşhur. Özellikle editörler tarafından Hera'nın ürünleri dergiler için seçiliyormuş. Ürünlerinden birkaçına göz attım da Chanel'in koleksiyonlarına fark atar gibime geldi. Bunun dışında cilt bakımı, parfüm ve erkekler için olan serileri de var. Erkekler için olan kategori de bb creamler de mevcutmuş. Tıraş losyonlusu falan mı vardır acaba? Aklım takıldı şimdi... Fiyatları içinde bir örnek vereyim: Fondöten ve pudraları 40-50 dolar arasında değişiyor. 

HERA'nın Facebook sayfasından kendilerine neden Türkiye'de mağaza açmadıklarını sordum. Bana uluslararası alanda çok geri dönüş aldıklarını ancak şimdilik sadece Kore'de satışlarının bulunduğunu, umarım gelecekte bir gün ürünlerini deneme fırsatı elde edebileceğimi yazmışlar. Ben de cevap yazdım tabi kanun var, yoksa alıp deneyebilirdik diye... Bütün ürünleri olmasa da en azından bir fondötenini denemeyi isterdim doğrusu...





IOPE

Bu markalar içinde benim denediğim tek marka bu ve yine AP bünyesinde... Fiyatları diğer ürünlere göre daha uygun. İçeriğine göre 30 dolar ile 50 dolar arasında değişiyor. Genel olarak cilt bakımına yönelik ürünleri var. Makyaj malzemesi bakımından ise güneş ışığına karşı koruyucu özelliği olan pudra ve fondöten tarzı ürünleri mevcut.

IOPE, diğerlerinin aksine Asya ülkelerinde de bilinen bir marka... Nemlendirici seriye ait olan ürünleri de son yıllarda çok tutuluyormuş... Benim kullandığım ürünleri de bunlardan biri... Ben gerçi alışmışım ucuzcu gibi orta karar ürünlere. IOPE'nin high-end olduğunu öğrendiğimden beri elim gitmiyor. Anneme versem diye düşünüyorum. Zira bu markalar genelde orta yaş ve üstü için daha uygunmuş. Çok iyi geldi cildime ama bu kadar iyisi bana yaramaz sanki... Neyse, yaşım ilerlesin bu markanın ürünlerini kesin alırım, çünkü hem fiyatları daha uygun, hem de bana ne vaad ettilerse yerine getirdiler. Daha ne olsun...


http://www.iope.co.kr




THE HISTORY OF FU

Bu markaya ilk defa bu yazımı hazırlarken rasladım... Açıkçası isminin anlamı da bana biraz garip geldi. İsmi Korece'de kraliçe anlamına gelen kelimenin kısaltılmasından oluşuyormuş. Zaten ambalajlarının kapakları taç şeklini andırıyor.

Bu markanın en çok satan ürünleri hediye setleri, essence ve kremleriymiş. Ayrıca makyaj serisi de mevcutmuş. Tam boy ürünlerinin fiyatları ise 50-80 dolar arasında değişiyor. Açıkçası şimdilik almak istediğim ürünü yok bu markanın...

http://www.whoo.co.kr





O HUI

Bu markada yine IOPE gibi Asya ülkelerinde bilinen bir marka. Daha çok kırışıklık ve yaşlanma karşıtı, nemlendirici özelliği olan ürünlerde iddialı, aynı zamanda klinik testlerde isim yapmış. Ambalajları diğer markalara göre daha şirin, basit ve klinik testlerden geçmiş...

Markanın cilt bakımından başka makyaj serisi de var. O hui markası sağlık alanında birkaç projeye de sponsorluk yapıyorlarmış. Onları tercih etmek için bir sebep daha... O hui'nin ürün fiyatları 60 ile 80 dolar arasında değişiyor. Belki cilt bakım ürünlerini ilerde kullanabilirim. Belki de kullanmam bilmiyorum.  

http://www.ohui.co.kr




SU:M 37°

Bu markaya da bu yazıyı hazırlarken rastladım. İlk dikkatimi çeken 37'nin ne olduğuydu. İnsan vücudunun ısısı 37 derecedir. Bu marka da ismini ondan alıyormuş. Ayrıca bu marka sektörde diğerlerine göre yeni sayılıyormuş, bu nedenle, şimdilik diğerleri kadar çok tutulan bir marka değilmiş.

Dazzling Base ve Water Line serisi çok iyi yorumlar alıyormuş. Ayrıca incelemelerime bakarak ambalajlarının çok orjinal olduğunu ve her seri için ayrı dizayn yaptıklarını söyleyebilirim. Bu markanın fiyatları ise serilere göre değişiklik gösteriyor. 80 dolara da ürünleri var 160 dolara da... O nedenle net bir fiyat söylemek mümkün değil.

http://www.su-m37.co.kr





VIDI VICI

Diğer high-end markaların aksine, VDVC Koreli makyaj uzmanı Lee Kyung Min tarafından kurulmuş. Lee Kyung Min'in seneler içinde yerleşmiş makyaj anlayışı markaya da yön vermiş. Bu marka daha çok makyaj üzerinde iddialı. Ayrıca makyaj anlayışları daha dramatik ve onlara göre utangaç ve içe dönük insanlara göre değilmiş. Seul'de bulunan merkezini birçok ünlü, stil değişikliği için tercih ediyormuş. Markanın her sezon farklı bir serisi çıkıyor ve bunlar içinde LE olanları da mevcutmuş.

Kişisel görüşüm bu markanın MAC-Estee Lauder görünümlü olduğu, siyah bayık ambalajları ve sınırlı üretim olanların altın sarılı, gösterişli olmaları bana bu iki markayı hatırlattı. Ancak VDVC fiyat olarak bunları ikiye katlar. Benim göz koyduğum perfect refining foundation adlı ürünü tam 71000 won ya da 75 Dolar... VDVC'nin Facebook sayfasına HERA'ya yaptığım gibi mesaj attım. Bana teşekkürlerini iletip, mail adresimi verirsem kataloglarını göndereceklerini söylediler. Bakalım bekliyorum şimdilik.

http://www.vdvc.co.kr


***

Benim şimdilik öğrendiklerim/gözlemlediklerim bu kadar canlar... Kore'nin kozmetik piyasasıyla ilgili fırsat buldukça sizi bilgilendirmeye çalışacağım. Keşke elimde olsa, hem bu yazıdaki, hem de daha önce yazdığım yazıdaki markaları deneyip, burada sizlerle paylaşma imkanım olsa... Ancak şimdilik elimden bu kadarı geliyor. İdare edin artık.

Sizin Kore'nin high-end markalarıyla ilgili düşünceleriniz neler? Eğer bu ürünler bir gün Türkiye'ye gelirse alıp kullanır mısınız? Fiyatları hakkında düşünceleriniz nedir? 

Dip Not: Bu yazıda verdiğim fiyatlar ebay'i baz alarak verilmiştir. Çünkü bu markaları toplu olarak bulabileceğiniz bir kaynak yok.  



14 Nisan 2012 Cumartesi

En Çok Bilinen 10 Güney Kore Kozmetik Markası


Geçen gün aklıma düştü, "Tamam ben elimden geldiğince Kore kozmetikleri deniyorum ama iyisi, kötüsü, markalısı hangileridir?" dedim. Kore ürünleri özellikle Çin olmak üzere Asya ülkelerinde çok popüler... Yazıda da popülaritelerine göre bir sıralama mevcut... Benim denediklerim dışında yorum yapmam mümkün değil zaten, ama bir gün bu markaları bir yerde görürseniz, aklınıza gelsin istedim. Sample falan bir şekilde alıp deneyin. İçlerinde benim duymadıklarım bile var. Ben Türkiye'de olmayan ve daha da kötüsü nette doğru düzgün kaynakları bulunmayan bir konuyu araştırıyorum değil mi? Neden iki de bir size, eğer bir şeyler biliyorsanız yazın/yorum atın diyorum. Bunun için işte... 

Bu konuda uzman olduğumu söylemiyorum, aslında hiçbir konuda uzman olduğumu söylemiyorum ama kafama bir şeyi taktığım zaman genelde elimden kurtulamaz. Az çok mutlaka bir şeyler öğrenir, o öğrendiklerimi de etrafımdaki insanlarla paylaşırım. Ben bu konuda bilgi edindikçe, sizlere de iletmeye çalışacağım. Beraber öğreneceğiz artık. O yüzden bu konuda azıcık sabır. Bütün aldığım o ürünleri elimde, yüzümde deniyorum ben. Kimi zaman faydalı oluyor ya da bazen tam tersi etki gösterip, farklı tepki veriyor ürünler. Misal şu aralar sivilce bastı yüzümü... Kim vurduya gideceğim bir gün neyse... Bu tarz yazılar ileride gelebilir. "Aman ya Türkiye'de yok, ne işimize yarayacak?" demeyin! Haklısınız bir yönden ama bir gün bu ülkeyi keşfedip, buralara yönelmeyecekleri ne malum... 

Edit:{Şimdi mi aklına geldi yaa} Şimdi bu markaları ben seçip koymadım buraya, araştırma sonuçlarına göre çıkan sonuçları kendi yorumumla yazdım. Daha da önemlisi bu listeye bakıp da "Vay, ilk ondaymış bu markalar, kesin bu ürünler süperdir, çok iyidir..." gibi bir mana çıkarmayın. Size şöyle bir örnek vereyim: Dior ve Makeup For Ever, Fransız markalarıdır. Türkiye'de, Dior'u sorun millete, bilmeyen kimse yoktur ama MUFE'yi ancak makyaj markalarını iyi takip edenler bilir. Ancak ikisi de kaliteli markalardır. Bilinmemesi MUFE'nin kötü bir marka olduğunu göstermez. Başka bir örnek daha size, benim bir önceki yazımda bahsettiğim IOPE'nin ürünleri son birkaç senedir Kore'nin en iyi cilt bakım ürünlerinde ilk beşte yer alıyor ve ben de kullandıklarımdan gayet memnunum ancak bu listede yok. Yani bilinilirlik her zaman iyi bir marka anlamına gelmez. Diğer bir örnek de Missha, bizim bloglarda görüp duruyoruz, öve öve bitiremiyorlar, bu listede de var. Ancak Asya ülkelerinde bilinmesi Missha'nın çok kaliteli, süper bir marka olduğunu göstermez. Hatta Kore'de oldukça vasat bir firma olarak görünüyormuş. Yorumunuzu ona göre yapın canlar... Dediğim gibi yine karar sizin...   


1- CHARMZONE: Ne yalan söyleyeyim, bu markayı ben de ilk kez duyuyorum. Charmzone Japonya'ya ihraç edilen ilk Kore kozmetik markasıymış. Kore'de kadınların makyaj malzemesi olarak en fazla övdüğü markaymış dahası. Kalitesi hakkında yorum yapamam ama ürünlerinin fiyatları 25-35 dolar civarında... High-end değil yani bu marka ama ucuz da değil... Sitelerini incelemek için tık! 


2- VOV: Bu markayı duydum işte. Özellikle ürünlerinin ambalajları çok şirin... Gerçi çok az Kore markasının ambalajları renksizdir. Vov markası renkli kozmetik ürünlerinde hep ilk üçte gösteriliyormuş. O halde bir bildikleri vardır. Alıp denemek lazım... Benim listemde ürünleri yok. En azından şimdilik yok... Sitelerini incelemek için tık! 


3- LANEİGE: Bu markada duyduklarım arasında ve netteki kullanıcı yorumları da gayet iyi... Hatta almak için birkaç cilt bakım ürününü listeme ekledim. Amore Pacific firmasının bünyesinde olan bu marka, Kore kozmetik piyasasında büyük bir pay sahibiymiş. Uzmanlara göre 25 yaş üstündeki kadınlar için iyi bir seçim olduğu söyleniyormuş. Fiyatları da ne ucuz ne pahalı... Sitesi için şuradan buyurun!



4- THE FACE SHOP:  Face Shop'ta kozmetik piyasasındaki üç büyüklerden birisi... Dahası Face Shop, Kore'de bir yıl içindeki satış hacmi olarak en büyük paya sahip markaymış. One-step cleanserı benim listemdeki yerini hala koruyor. İnternetteki yorumları da iyi, fiyatları da gayet uygun geldi bana. Sitesi için tıklayın! 



5- ETUDE HOUSE:  Bu markayı da duymayan yoktur herhalde. Bana göre cicili bicili ambalajlarıyla en sevimli görünen markalardan birisi... Etude House da, Amore Pacific bünyesinde ve özellikle renkli kozmetik ve genç yaştaki bayanlar için öneriliyormuş. Ben şimdilik denemeyi düşünmüyorum. Fiyatları diğer birçok markaya göre uygun... Sitesine bakmak için buyurun!



6- SKIN FOOD: Doğal kozmetik ürünlerini sevenler arasında çok popüler bir marka bu... Ben de birkaç ürününü deneme fırsatı buldum. Özellikle kokuları harika... Birkaç ürünü daha var almak istediğim. Aslında hepsini alıp, denemek istiyorum. Biri beni durdursun ya ne olur! Üstelik fiyatları da diğer markalara oranla uygun geldi bana... Sitesine girip bakın isterseniz. Hem çeşit bol, hem de her türlü cilde yönelik farklı ürünleri mevcut. Daha ne olsun...



7- MİSSHA: Bizim makyaj bloggerları sayesinde bu markayı Türkiye'de duymayan yoktur sanırım. Özellikle gençler arasında çok popüler bir marka Missha... Biz Missha için ölüp bitsek de Kore'deki en ünlü markalardan biri de olsa, -bunu bir değil birkaç yerden duydum/okudum- işin gerçeği Missha'ya, Kore'de "Fakir markası, ona kadar daha iyi ürünler var..." gibi şeyler söylüyorlarmış. Ben şimdilik hiçbir ürününü kullanmayı düşünmüyorum. Sitesi için şuradan! 



8- O HUI: Bu markaya ilk defa bu yazımı hazırlarken rastladım. İsmi bile bana biraz ofsayt geldi ama olsun, daha ne garip isimlere sahip markalar var. Bu marka ürünlerini doğal kozmetiğin, modern teknoloji ile birleşimi olarak tanıtıyormuş. Şimdilik alıp, denemek gibi bir niyetim yok. Sitesi için şuradan!



9- INNISFREE: Daha önce bu markanın ürünleri hakkında yorumlar okumuştum ama adının Yeats'ın bir şiirinden geldiğini bilmiyordum. Kim diye sormayın ben de tanımıyorum bu adamı. Herkesi tanımak zorunda mıyım canım... Amore Pacific'in bünyesinde olan bu marka, doğal, sağlıklı ve moda kozmetik ürünleri üretmeyi amaçlıyormuş. Açıkçası likit mineral bir fondöteni var, onu denemek isterim. Şöyle buyurun bakalım. 


10- MAMONDE: yine Amore Pacific'e ait bir marka daha... Mamonde de, makyajdan çok cilt bakımında önde olan bir firma. İsminin anlamı da Fransızca "Benim Dünyam" anlamına gelen ma monde'den geliyormuş. Fransızları bir katmasalar araya olmaz zaten. Bazen gerçekten çok sinir bozucu oluyor. Mamonde ürünlerinin fiyatları da orta karar... Ne pahalı ne ucuz... Bende de var birkaç ürünü... Deneyip göreceğiz. Sitesi için tık!

Benim naciz bilgilerim şimdilik bunlar dostlar... Umarım bir gün bunlar ve dahası Türkiye'ye gelir, bizler de kullanma imkanı buluruz. Lütfen kozmetik dünyasını Fransa'dan ve kozmetik markalarını da sadece MAC, NARS'tan ibaret sanmayın... Onları kötülemiyorum, hatta çok kaliteli ürünleri var ama kozmetik dünyası çok büyük bir deniz... Deneyecek, keşfedecek o kadar çok ürün var ki... 

Umarım birileri görüyordur bu yazıları ve o birileri anlar benim ne demek istediğimi. Bazen boşa mı yazıyorum bunları diye düşünüyorum. Zaman gösterecek her şeyi... 


9 Şubat 2012 Perşembe

2011 Favorileri {Makyaj, Saç ve Cilt Bakımı}


Şu yazımda sizlerle 2011 yılının sinema ve kitap bakımından akılda kalanlarını paylaşmıştım. Bu yazımda sırada makyaj ve cilt bakım ürünlerinde...

MAC MSF Refined&Gold Deposit: MSFlere zaten bayılıyorum. Harika ürünler... Bende birkaç tane daha var ama bunlar en sık kullandıklarım oldu. Özellikle Gold Deposit yaz aylarında cildime çok güzel aydınlık veriyordu.

L'oreal Voluminous Mascara: Bu mascarayı ilk defa bu sene denedim ve çok memnun kaldım. Benim gibi ince kirpiklere sahip olanlar için ucuza alınabilecek harika bir ürün...

Make Up For Ever Lift Concealer: Kapatıcı yönünden biraz takıntılı biriyim. Her zaman daha iyisini bulmak için çabalar dururum. Bu kapatıcı bu sene kullandıklarım içinde en iyisiydi. Gerçi benim ten rengime uygun bir ürün bulsam daha iyi olacak sanki...

Flormar Ultra Eyeliner: Flormar'dan daha önceden kullandığım kalemler itiraf etmek gerekirse berbattı. Onların aksine bu seriden memnun kaldım ben. Gerçi ucunu açma meselesi beni biraz kassa da bir şekilde anlaşmaya vardık.

Max Factor Creme Puff: Yaz aylarında yüzümde meydana gelen parlamayı -alın bölgesinde- bu ürünle dengelemeye çalıştım. Memnun da kaldım. Tek olarak da rahatlıkla kullanılabilir.


MAC Dazzleglass Love Alert & Date Night: MAC'in en sevdiğim ürünlerinden birisi bu seri... İki rengi de çok seviyorum. İçindeki parıltılar da beni rahatsız etmiyor.

Maybelline Color Sensational Rujlar: Bu sene ruj olarak en çok bu serinin ürünlerini kullandım. Hem uygun fiyatlı, hem de renk olarak seçenekleri mevcut. Gerçi Amerika'da çıkan serinin yanından bile geçemez ama olsun. 


DHC Cleansing Oil, Innova Göz Kremi, Institut Arnaud Yüz Kremi, Oriflame Tender Care, bu ürünlerin hepsinden tek tek bahsettim zaten. Sadece 3 tüp bitirdiğim göz kreminin son aldığım tüpü beni memnun etmedi. Sanırım yapısını değiştirmişler. Onun dışında bu ürünleri her şekilde kullanmaya devam edeceğim. Gerçi Arnaud Fransız markası ama ona da bir alternatif düşünebilirim.


Natur Vital Yağlı Saçlar İçin Şampuan ve Saç Kremi, Hair Cure Şampuan, bu ürünlerden de daha önce ayrıntılı bahsettim. Hair Cure şampuanı İstanbul'da yakın bir yerde bulamadım ama Natur Vital serisi hem doğal olması hem de yağlı saçlarıma iyi gelmesi açısından beni fazlasıyla memnun etti.


OPI Katy Perry Teenage Dream: Geçen sene çıkan ve sadece geçen yılın değil, kullandığım ojeler bakımından sahip olduğum en güzel renk bu. Bazen sadece bu ojeyi, bazen de başka ojelerin üzerine sürüp çıktım.  

Pastel #40: Bu ojenin resimleri şurada mevcut. Bu resimde neden rengi kırmızı gibi çıkmış acaba anlamadım. Çok güzel bir renk ve yaz-kış kullanılabilir.

Sizin saç, makyaj, cilt bakımı favorileriniz neydi?

20 Ocak 2012 Cuma

Yasaklar Çiğnenmek İçindir...


Yoksa o söz, kurallar çiğnenmek için miydi? Her neyse... Size ne zamandır alışveriş yazısı yazmıyordum. Bunun en temel nedenini biliyorsunuz: Yasak! Ancak fark ettiyseniz geçen seneki kadar ıvır zıvır her ürünü de almıyorum artık. Daha çok cilt ve saç bakımı için gerekli ürünlerimi alıyorum.

Birkaç ay evvel yasakla ilgili şu yazımda birkaç bilgi vermiştim. Sünger tarzı ürünleri ve diğer alışverişlerimi netten yaptığımı zaten biliyorsunuz. Birkaç izleyicim ben yurt dışından ürün getirttim falan deyince ben de riske gireyim ne olur ne olmaz dedim.

Gerçi böyle bir şeyi neden yaptığımı da bilmiyorum. Ne gerek var ki risk almaya. Zaten nadir de olsa arkadaşım aracılığıyla alışveriş imkanım oluyordu. Kediyi öldüren merak ya, benimki de o hesap! Yılbaşı nedeniyle ne de olsa bir sürü paket gelip gidecek belki arada kaynar diye düşünmüştüm. Neyse ki paketim gümrüğe takılmamış.


Uzak Doğu ürünlerini ne kadar çok sevdiğimi bilirsiniz. Güney Kore markası olan Amorepacific'in ürünlerini ne zamandır denemek istiyordum. Mamonde BB Balm da gözüm vardı. BB kremlerden sonra nasıl bir şey çıkacağını merak etmiştim. BB Balm'ı Amorepacific-global isimli satıcıdan aldım. Ürünler sıkıca paketlenmiş şekilde elime ulaştı. Ancak ben hala düşünüp duruyorum bu koca paket -üstelik her yerinde beauty, makeup falan yazıyor- nasıl gümrükten geçti? Anlamadım valla...

Satıcı ayrıca denemem için komple cilt bakım ürünlerinden oluşan bir set göndermiş. Üstelik bizim çoğu şu kutu, bu kutunun içinden çıkan tek kullanımlıklar gibi değil, en az 5-6 defa kullanılacak bir set bu. Bir ara deneyip yorumlarımı yazmak istiyorum.


Bunlar da tam olarak açılmış hali... Bu alışverişin en önemli yanlarından biri ise bu ürünü Make Offer seçeneği ile almış olmam. Bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Bir ürün için Buy It Now seçeneğinin altına bazı satıcılar Make Offer seçeneğini koyuyorlar. Siz bir teklifte bulunuyorsunuz. Satıcı kabul ederse o bedeli ödeyip ürünü satın alıyorsunuz. Eğer satıcı bedeli yeterli bulmazsa size yeni bir teklifte bulunuyor. Bu şekilde anlaşmaya varmaya çalışıyorsunuz. Biz Türkler pazarlık yapmayı çok severiz zaten. İşimize gelen bir yöntem bu.

Bunun dışında Güney Koreli satıcılarla pek sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Sanırım Türkler'e olan sempatileri Ebay ortamında da devam ediyor. Son olarak size diğer alışverişlerime net üzerinden devam edeceğimi söylemiştim. Kozmetik dışında pek aldıklarımdan bahsetmiyorum ama bunu bir örnek olarak koymakta yarar var.

Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu şekilde gümrükten geçen ürünleriniz var mı?



3 Ocak 2012 Salı

Oriflame Beauty: Yeni Yıl Kataloğundan Çıkanlar


Yeni yıl yaklaşırken birçok kozmetik markası gibi, Oriflame de çoğu ürününde indirim yapmıştı. Ben de bu indirimlerden kuzenim aracılığıyla haberdar oldum. Online kataloğundan seçtiğim ürünleri bir hafta sonra elime ulaştırdı. Bu ürünlerden şimdilik sadece Feminelle Refreshing Intimate Wash ve Milk&Honey duş jelini kullanma fırsatı bulabildim. 

Feminelle Refreshing Intimate Wash: Bu tarz ürünleri seviyorum. Daha önce Avon'un da buna benzer bir ürününü kullanmış ve memnun kalmıştım. Bu nedenle eğer denemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim. Ben genelde duştan çıkmadan hemen önce bunu kullanıyorum. Bu ürünün tek kullanımlık ve jel tarzında olanı da mevcut. Bundan memnun kaldığıma göre diğerlerinden de en kısa zamanda edineceğim. Özellikle şehir dışına çok seyahat edenlere şiddetle tavsiye ederim. Tek kullanımlık mendil şeklinde olanları hayat kurtarabilir.

Milk&Honey Duş Jeli: Ballı cilt bakım ürünlerine zaafım var. Hatta arada şampuanımın içine bal kattığım olur. Bu ürünün peelingine de almıştım ama bundan daha çok memnun kaldım desem yeridir. Cildinizi yumuşacık yapıyor. Üzerine nemlendirici geçince bu yumuşaklığı daha uzun süre hissediyorsunuz. Tek eksik yanı şişesinin kapak kısmı pek kullanışlı değil ve gramajı biraz düşük geldi sanki bana.

Aldığım diğer ürünler:

Studio Artist Pressed Powder
Tender Care Protecting Balmlar
Lipspa Therapy

Bu ürünler hakkındaki yorumlarımı da en kısa zamanda okuyacaksınız.

9 Aralık 2011 Cuma

Bitti... Bitti... {5}


Bir bitti yazısıyla daha beraberiz... Bu tarz yazılar hoşunuza gidiyor mu bilmiyorum ama ben en azından aldığım ürünleri kullanıp bitiriyorum diye seviniyorum. Bakalım bu ay neler bitirmişim...

{1} Natur Vital Yağlı Saçlar İçin Şampuan: Bu şampuandan şurada bahsetmiştim. Sürekli bunu kullanıyorum artık. Memnunum şimdilik.

{2}Institut Arnaud Hassas Ciltler İçin Nemlendirici Krem: Bu kremin yazısını da şurada bulabilirsiniz. Benim cildimi çok güzel nemlendiriyor. Kışın kendini iyice gösterdiği şu günlerde devamlı ürünlerimden biri oldu.

{3}Rexona Roll-On: Bu roll-onu seviyorum. Kıyafetlerinizde beyaz lekeler bırakmıyor. Üstelik neredeyse kokusuz bir ürün olduğu için parfümlerinizi de etkilemiyor. Devamlı ürünlerimden birisi daha...

{4} Tommy Hilfiger Dreaming Parfüm: Bu parfümü geçen sene Strawberry indiriminden almıştım. Pek kullanmadığım için şimdiye kadar süründü. Hafif bir kokusu var, o yüzden daha çok yaza yakışan bir ürün.

{5} Şelale Aseton: Kaçıncı şişem bilmiyorum. Kokuları ağır olmadığı ve ucuz bir ürün olduğu için şahsi tercihim...

{6} L'oreal Göz Makyaj Temizleyicisi: Kesinlikle önermeyeceğim bir ürün. Zorda kalmadıkça ben de almam. Ne rimelimi doğru düzgün çıkartıyor, ne de kalemimi. Çöpe gitti resmen param. Peki, ben bu ürünü nasıl bitirebildim? Önce DHC Cleansing Oille makyajımı temizledim, sonra cildimde kalan o hafif yağlı hissi alsın diye gözlerimi bununla sildim. Öylece kaç ayda bitti, bilmiyorum.

{7} Dalan d'Olive Saç Bakım Kremi: Bu üründen de şu yazımda bahsetmiştim. Artık Natur Vital ürünlerini kullandığım için bu ürüne de sıra gelmeyecek gibi... 

Benim bitti ürünlerim bunlar... Peki, siz en son hangi ürününüzü bitirdiniz?

2 Aralık 2011 Cuma

Reklamcı mı Oldun be Peri?


Ne zamandır yokum. Bu yazımda beni çok şaşırtan bir olayı paylaşmak istedim.

Şu yazımda Pino Parfümeri'den ve Ankara'da yaşayanlar için bir kozmetik cenneti olduğundan bahsetmiştim. Başlıkta zaten Ankara'da Bir Kozmetik Cenneti'ydi. Bu yazıdan sonra Pino yetkilileri iznim olursa bu başlığı yeni sloganları olarak kullanmak istediklerini söylemişlerdi. Benim için sorun olmadığını belirtmiştim. Geçen hafta Ankara'dayken tesadüf eseri Pino Parfümeri'yi gördüm ve ihtiyacım olan birkaç ürünü aldım. Ancak eve geldiğimde ne kadar şaşırdığımı anlatamam. Üstteki resimde bulunan karton poşetin üzerinde benim başlığım kullanılmıştı. Açıkçası beklemiyordum ama sevinmedim de değil. Yeni sloganları artık bu olmuş...

Aldığım ürünlerde aşağıdaki resimde... Beyu kapatıcının yorumlarını en kısa zamanda paylaşacağım...

9 Ekim 2011 Pazar

Uzak Doğulu Kadınların Güzellik Sırları Nedir?


Nedir senin bu Uzak Doğulular'la derdin dediğinizi duyar gibiyim. Bu ara yine Uzak Doğu yapımlarına kafayı taktım. Hal böyle olunca onlar hakkında yazmamak olmazdı.

Bu konuda uzman falan değilim. Olduğumu da iddia etmiyorum. Biraz kendi bildiklerimden, biraz araştırma yaparak bu yazıyı yazdım. Bir hata varsa ki -ben de insanım- hemen atlamayın.

Güzellik, bakım, kozmetik ürünleriyle biraz olsun ilgiliyseniz, Uzak Doğulu kadınların diğer coğrafik koşullardaki hem cinslerine göre daha bakımlı ve daha sağlıklı bir cilde sahip olduklarını görmüşsünüzdür. Üstelik yaşıtlarına göre de daha genç gösteriyorlar. Bu da bir gerçek...

Uzak Doğulular'ın elbette genetik yapıları bizden farklı. Ancak Türkler'in de bir zamanlar Orta Asya'dan göçtüklerini düşünürsek ortak yanlarımız yok değil. Etrafınızda çekik gözlü arkadaşlarınız varsa büyük ihtimalle genlerine çok fazla batılı DNA'ları karışmamış demektir. Hatta bir ara asıl Türkler onlar gibi bir şeyler okumuştum. DNA meselesini eleyerek diğer etkenlere geçiyorum. Çünkü bu konuda yapabileceğimiz pek bir şey yok.

İkinci en büyük neden ise yeme alışkanlıkları... Yağsız, tuzsuz lapaları, kimchi denen bol baharatlı sosları, masalarından eksik etmedikleri turşuları meşhur. Küçücük tabaklara hazırlanmış sofraları, bunları incecik çubuklarla yemeleri de ayrı hikaye zaten. Ayrıca denizden çıkan her şeyi yiyorlar. Yosun çorbaları, binbir çeşit balıkları ve bunlardan yaptıkları yemekleri de cabası... Ne kadar sağlıklı beslendiklerini söylememe gerek yok sanırım.

Uzak Doğulular'ın hepsi olmasa da geneli yağlı bir cilde sahip. Yağlı cilde sahip kişilerin, kuru ciltlilere oranla kırışıklarının daha geç ortaya çıktığı bir gerçek. Ben değil, araştırmalar söylüyor bunu. Bu nedenle çıkardıkları ürünler de genelde yağlı ciltlere yönelik oluyor. Bu demek değil ki kuru ciltlere yönelik ürün yok. Var elbette ama yağlı ciltlere özgü olanlar kadar fazla değil. Bu yüzden likit ürünler yerine genelde pudra tarzında ürünlere yöneliyorlar.

Uzak Doğulu firmaların en büyük kozu ise BB Creamler... Uzak Doğu menşeili neredeyse bütün firmaların BB Creamleri mevcut. Türkiye'de de birçok fanatiği olan Missha bunlardan sadece birisi. Güney Kore menşeili Etude House, Skin79, Skinfood'un, Japon markaları, Kanebo ve Shiseido'nun da BB Creamleri bulunuyor. Batılı markalar da bu durumdan haberdar olmalı ki birkaç marka BB creamlerini piyasaya sürmüş. Uzak Doğulu rakipleri kadar tutar mı bilmiyoruz. Bunu zaman gösterecek.

Uzak Doğulu kadınların bir takıntısı da whitening kremler... Cildi beyazlaştırdığı düşünülen bu ürünlere rağbet çok fazla. Hatta son dönemlerde bu çılgınlık cilt bakım ürünlerinden, pudra, fondöten tarzı makyaj malzemelerine kaymış durumda. Üstte bahsettiğim markaların bu tarz ürünleri de mevcut. Peki, bu ürünlerin içerisinde ne bulunuyor? 

Whitening kremlerin ana maddesi pirinç... Hintli kadınlar yıllar evvel pirinci haşlayıp, suyunu yüzlerinin rengi açılsın diye sürerlermiş. Görünen o ki Uzak Doğulu kadınlarda bu sır şimdi çok moda...  Eskiden Avrupa'da güneşten olabildiğince uzak durulurmuş. Ne kadar beyaz bir teniniz varsa, bu sizin o kadar yüksek bir mevkide olduğunuzun kanıtı gibiymiş. Ancak yıllar geçtikçe bronz ten yükselişe geçmiş. Biz şimdilerde güneşin altında saatlerce yatalım. Cildimizin yaşlanmasına, o lekelere, benlerin oluşmasına en büyük neden de bu zaten.  

Son olarak Uzak Doğulu kadınlara bunlar da yetmediyse kendilerini doktorların ellerine bırakmaktan çekinmiyorlar. Özellikle göz yuvarlaklaştırma ameliyatı, diş protezleri Uzak Doğu'da çok yaygın. Ünlülerin bir çoğu da estetikli... Beğenmedikleri bir yanları varsa soluğu hemen estetik cerrahlarda alıyorlar.  

Benim nacizane kalemimden dökülenler şimdilik bunlar... Peki, size göre en büyük sırları neler?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...