Cilt Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cilt Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2014 Çarşamba

Sivilcelerden Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?



Kadın olsun, erkek olsun herkes hayatının mutlaka bir döneminde bu sorunla baş etmek zorunda kalmıştır. Ben bu konuda biraz şanslıydım gerçi. Ergenlik döneminde bile sivilce şikayetim olmadı. Sadece ayın belli dönemlerinde alnımda beliren bir-iki tane sivilcem oluyordu, zaten 3-4 gün içinde kendiliğinden kayboluyordu.

Bana sivilcelerle ya da yağlı ciltlerle ilgili soru yönetenler çok oldu. Gelen sorulara "Benim cildim kuru ve öyle bir sorunum yok, ne önereyim ben ya..." şeklinde sızlanır mısın sen? Allah benim başıma da verdi. Geçen yaz kullandığım ilaçlar nedeniyle kendimi bir anda yüzümde boy gösteren sivilcelerle, üstelik yüzümün T bölgesinde aşırı denecek kadar yağlanma problemiyle baş başa buldum. Üstelik minik falan da değil, hani tek bir tane çıkar kocaman ve dokunduğunuz anda bile canınızı yakar ya, öyle sivilcelerden bahsediyorum.

Ben bu durumdan kendi bulduğum bir yöntemle bir-iki haftada kurtuldum çok şükür. Gerekli malzemeler Türkiye'de de kolaylıkla bulunabilecek ürünler...




The Body Shop Blue Corn Mask
Rosense Gül Suyu
Bepanthol El ve Yüz Kremi

Gelelim kullanım şekline... Body Shop'un maskesini şurada yorumlamış aslında pek beğenmediğimden ve sadece çok nadir kullanabileceğimden bahsetmiştim. İşte sivilcelerimi körelten bu ürün oldu. Bu ürünü T bölgesine uyguladım. Bir 10 dakika bekledikten sonra da güzelce yıkayıp Rosense Gül suyuyla yüzümü bir güzel sildim. Hatta yıkadım diyebilirim. Son olarak da her zaman makyaj dolabımda bulunan Bepanthol kremi nemlendirici olarak yüzüme uyguluyordum. Hepsi bu...

Bu kürü gün aşırı -bir gün ara verip diğer gün- uyguladım. Sonunda bir hafta geçmeden sivilcelerim körelmeye, T bölgemdeki yağlanma azalmaya başlamıştı. Dahası benim ev arkadaşım Bulgar kızın sürekli yaşadığı bir sivilce sorunu var. Cildi çok yağlı ve yediklerine dikkat etmediği zaman yüzü sanki su çiçeği çıkarmış gibi sivilceyle kaplanıyor Allah yardım etsin. Baktım ben de işe yarıyor, birkaç gün onda da deneme yaptık ve kullandığı ürünlerden çok daha fazla işe yaradığını söyledi.

Benim o dönemde kullandığım tüm cilt bakım ürünlerine ara verip, sadece bu üstteki ürünleri kullanmamın nedeni, cildim kuru olduğundan kullandığım ürünlerin genelde kuru ciltlere yönelik olmasıydı. Haliyle yağlı ve sivilceli bir cilde devamlı kullandığım ürünleri uygulayamazdım. Kısa bir süre için de yağlı ciltlere yönelik ürünlere yatırım yapmak istemedim. Maske dışındaki diğer iki ürün muhtemelen birçok kişi de bulunuyordur. O nedenle ekonomik anlamda çok fazla bir yük olacağını düşünmüyorum.

Sizin sivilcelerle savaşta kullandığınız favori ürünleriniz var mı? Varsa nelerdir?
 

2 Temmuz 2013 Salı

Etude House: Collagen Moisfull Facial Freshener + Emulsion

 
 
Koreliler'in cilt bakımı için günde ortalama 5-6 ürün kullandığını artık biliyoruz. En basiti softener + essence + göz kremi + emulsion + krem şeklinde vuku buluyor. Tabi ileri yaşlar için bunların üzerine kırışıklık karşıtı serum ve ampüller ekleniyor. Ben şahsen yaşım gereği kırışıklık karşıtı ürünlere el atmadım. Bu yaşta o ürünleri kullanırsam ilerde ne halt yiyeceğim diye düşünüyorum. Yaşınıza uygun ürünleri kullanmak her zaman daha mantıklıdır.
 
Guzzi bacım aylar öncesinden bize bu ürünleri yazmıştı aslında. Benim de kullandığım ürünler bitince Türkiye'ye gitmeden sipariş vermiş, ülkemdeyken de kullanmaya başlamıştım. Yaklaşık 3 aydır düzenli kullandığım halde daha yarılayamadım bile. Oldukça bereketli ürünler...
 
Bana son zamanlarda cilt bakımı ile ilgili çok fazla soru geliyor. Ben kısaca kendi rutinimden bahsedeyim yeri gelmişken. Ben bu ürünler dışında göz kremim -olmazsa olmazım- ve essence dediğimiz şurada bahsettiğim ürünü kullanıyorum. Ayrıca Vitacreme B12 denilen bir krem de keşfettim ki -ondan da bir ara bahsedeceğim- siz de edinebilirseniz kesinlikle memnun kalırsınız. Şimdi diyeceksiniz ki geriye ne kaldı? Bu kadar ürüne para yatırmak normal mi? Verdiğimiz paraya değer mi? Ben de bu soruları çok sordum kendime. O nedenle hak veriyorum hepinize.
 
Avrupalı kadınlar gibi sadece tonik ve krem kullandığım dönemlere göre cildimin daha güzel ve parlak göründüğünü keşfettim ki, oldukça kuru bir cilde sahibim. Ayrıca bu ürünlerin -evet hepsine ayrı ayrı para ödüyorsunuz- ama ürünleri bitirme süreniz en az 6 ayı buluyor. Ben sadece tonik ve krem kullandığım dönemlerde aldıklarım bana en fazla 2 ay dayanabiliyordu. Performansından memnun kaldığım da çok nadir görülmüştür.    
 
 



Bazı markalar ürünlerinin tanıtımını yaparken şu ibareyi çok kullanırlar. "Tonikle birlikte krem ve göz kremimizi de kullanırsanız çok daha başarılı sonuç alırsınız. " Sanki başka marka kullanınca ters tepki yapacak. Kimyasal reaksiyon gösterecek. Ben bu kafada bir insan olmadım hiç. Kullandığım ürünlerin markaları hep birbirinden farklı olmuştur bugüne kadar. Tonik ve emulsiou genelde aynı markadan seçiyorum ama onun dışındaki ürünleri genelde hangi markadan canım istediyse ondan alıp kullanmışımdır.

Gelelim benim yeni bebeklere... Ürünlerin ikisi de oldukça dayanıklı görünen şeker mi şeker 150mllik cam şişelerde üstelik kutulu halde geliyor. Facial freshener denen ürün, daha önce bahsettiğim softener gibi tonikten daha koyu kıvamlı ve ilk olarak cildime onu uyguluyorum. Emulsion ise artık hepimizin bildiği krem ile tonik arası yine akışkan, losyon gibi bir ürün... Ben kremden önce emulsionu uyguluyorum son olarak.

Ürünlerin ikisinin de çiçeksi bir kokuları var. Kesinlikle rahatsız etmiyor. Eğer cildiniz çok kuru değilse sadece bu iki ürünün bile nemlendirmek için yeterli geleceğine inanıyorum ben. Sıcakların bastırdığı şu günlerde bazen krem sürmeyi bile ihmal ediyorum o derece... Siz benim dediğimi yapın ama yaptığımı yapmayın sakın.

Bu serinin kremini Koreli arkadaşım ve şu anki Türk ev arkadaşım da kullanıyor. Üstelik oldukça da memnunlar... Sadece ben değilim yani övüp övüp bitiremeyen... Neyse gelelim fiyat mevzusuna... Ebay'de tek fiyatları 17 dolardan başlıyor. Tavsiye eder miyim? Deneyin, pişman olmazsınız. Sorularınız olursa da yorum kısmından yazabilirsiniz.

Siz, Etude House ürünlerinden hiç kullandınız mı? Tavsiye edeceğiniz yeni kozmetikler var mı?
 

19 Mayıs 2012 Cumartesi

IOPE: Moisture Lasting Softener + Emulsion {Cildiniz Neme Doysun}




Guzzi'nin yazıları beni de gaza getirdi. O nedenle Güney Kore kozmetik ürünlerine devam... Şu yazımda size bu markanın başka bir tonik ve emulsionunu yazmıştım. O set bana bugün anlatacağım setin hediyesi olarak gelmişti. Neyse ki o deneme ürünlerini bitirip, asıl seti kullanmaya fırsat bulabildim. 

Makyaj olmasa da cilt bakımı olarak Kore ürünleri artık ilk tercihim ve bu tercihim nedeniyle şu ana kadar hayal kırıklığı da yaşamadım. Belki kullandığım markaları ara ara değiştiririm -rahat durmam ben çünkü biliyorum- ama onun dışında Kore kozmetik ürünlerini artık bu blogda sıkça göreceksiniz demektir. 




IOPE, Amore Pacific bünyesinde olan high-end bir marka... Bu nedenle fiyatları biraz pahalı ama kesinlikle hak ediyor. Uzun süreli kullanabileceğiniz dev gibi şişeleri var. Üstelik ürünler içeriğinde ne yazıyorsa onu aynen yerine getiriyorlar. Beklenmedik bir etkileri ya da eksikleri yok. Kuru ciltlere yönelik Moisture İntense serisi dışında, bir de bu yazımda bulunan Moisture Lasting serisi mevcut. Benim tercihim ikinci seriden yana oldu. Ben sadece tonik ve emulsionunu almıştım. Bu serinin ayrıca kremi de bulunuyor ama havalar ısındığı için cildim ayrıyeten bu ürüne ihtiyaç duymadı. Çok kuru cilde sahip olanlar elbette ki kremini de alsın. Daha iyi sonuç alırlar... 

Emulsion 120ml, softener ise 150 mllik dev şişelerinde geliyor. Toz pembesi renginde, camdan yapılan şık ambalajları var. İlk defa cam şişede bir tonik+emulsion kullanıyorum. Emulsionun şişesi pompalı olduğu halde, diğer ürünün ambalajı normal şişe şeklinde. Keşke o da pompalı olsaydı derken buluyorsunuz kendinizi.  




Gelelim benim yorumuma; ben bu ürünlere bayıldım. Gece alıp yanıma birlikte yatasım, ninniler söyleyesim var. Bir yandan kullanıyorum, bir yandan da "Bitme, sakın bitme, bitemezsin!" şeklinde gözlerinin içine bakıyorum. Kullandıklarım içinde en memnun kaldığım ürünler listesinde başı çekiyorlar artık.

Ürünlerin hafif çiçeksi bir kokuları var. Kesinlikle rahatsız etmiyor. Günde bir kere uygulamak yetiyor. Softener denen ürünü bile cildime uyguladığımda hemen bir rahatlama, bir yumuşama hissettim ki, benim cildim banyodan sonra hassaslaşır, elmacık kemiklerimin üzerinde gerilmeler oluşur. Emulsionu da üzerine uygulamak bana gereğinden fazlasıyla yetti. Hatta bu ürünleri kullanmaya başladıktan sonra nemlendirici maskelerimi de bir süreliğine rafa kaldırdım. Malum havalarda ısındı artık, kışın soğuğu kadar mahvetmiyor cildimi. Ankara'nın kuru soğuğuna alışmış gibi olarak, İstanbul çok fazla çarpmıyor beni. Ancak siz benim gibi yapmayın. Cildinizin nem dengesini hesaplayıp ona göre kullanın ürünlerinizi. 

Bunun dışında söyleyebileceğim tek şey, softener denen ürünü pamukla sürmeye gerek olmadığı... Bu IOPE'nin kendi ürünlerine yönelik bir durum mu, yoksa softener dedikleri ürünler koyu kıvamlı mı oluyor bilmiyorum, ama ben bu ürünleri parmaklarımla yedirdim cildime. Durum pamukla uygulanmış halinden daha iyi sonuçlandı benim için.

Elbette bizim için en büyük sorun bu ürünlere nasıl ulaşabileceğimiz... Ebay, ShopatKorea tarzı sitelerde satışı yapılıyor. Umarım bir gün deneme fırsatını bulursunuz. 

Tavsiye eder miyim? Kesinlikle ederim. Yurt dışına çıkan bir arkadaşınız, akrabanız varsa mutlaka sipariş edin. Al bu ürünlerden diyerek başının etini yiyin. Hiç yapamadınız tehdit edin. Türkiye sınırlarına bu ürünler olmadan girmeyin diye emir verin. 

IOPE ürünlerini deneyen var mı aranızda? Memnun kaldınız mı? Benim gibi çok sevip çıldırma noktasına mı geldiniz? Yazın bakalım! 




6 Mayıs 2012 Pazar

Oriflame: Optimals Clarifying Scrub



Uzun zamandır bu scrubı kullanıyorum ama malum cilt bakımı ürünü olduğu için ancak yazmaya fırsat bulabildim. 

Benim aslında bu tarz ürünlerle aram çok iyi değil. Sevemedim bir türlü... Bana maske, losyon, tonik falan deyin ama bu ürünlere sıra gelince anlaşamıyoruz bir türlü. Çoğu scrub sizde nasıl etki ediyor bilmiyorum ama benim cildimi, özellikle elmacık kemiklerimi hafif yakıyor. Yıkadıktan sonra bir gerilme oluşuyor. O hadiseyi sevmiyorum işte. Cildimle ilgili önemli bir sorunum da olmadığı için bu ürünleri çok sık kullanmıyorum. Haftada bir kez bana yetiyor.

Eğer bana uygun fiyatlı ama işini yapan bir ürün tavsiye et derseniz bu ürünü öneririm. Ben kampanya döneminde 13 TL gibi bir rakama almıştım. Cildinizi canlandırıyor, burun kenarlarındaki siyah noktalara iyi geliyor. Ben de işe yaradı. Hafif çiçeksi bir kokusu var. İçinde mavi topcuklar bulunuyor. Çok bastırmadan cildinize yediriyorsunuz. 



Ürünle ilgili söylemem gereken bir şey var. Başta kullandığımda nefret ettim. Suratımda üçer beşer sivilceler oluştu ki benim gibi bir cilde sahip birisi için bu çok anormal bir durum. Dedim bu ürün bana iyi gelmedi. Sonra aklıma kullandığım bazı ürünlerin önce sivilce yaptığı ama sonra cildime iyi geldiğini hatırladım. Kullanmaya devam ettikçe hem cildim düzene girdi, hem de ürün işlevini yerine getirdi. 

Tavsiye eder miyim? Uygun fiyatlı bir ürün arıyorsanız ve cildinizle ilgili çok büyük sorunlarınız yoksa denemenizi öneririm. 



16 Nisan 2012 Pazartesi

Garraud Paris Markasını Duydunuz Mu?



Bu yazımda benim değil, annemin bir dönem kullandığı bir markadan bahsetmek istiyorum... Bir seferliğine değişiklik yapalım...

İlgi alanlarım gereği, birbiriyle alakası olmayan konularda yazılan birçok blog takip ediyorum. İtiraf ediyorum; en çok makyaj bloglarını gezerken eğleniyorum. Zaten kozmetik delisi biri olunca tam tersini beklememek gerek. Bu işin hakkını veren, gerçekten işin uzmanı olmuş, makyaj ve cilt bakımıyla ilgili -her türlü bilgi olmasa da- birçok konuya hakim bloggerlar var. Takdir de ediyorum kendilerini, çünkü zor bir iş...  Ancak ne yalan söyleyeyim, bazıları o kadar vasat ki, inanın, insan o başlık kısmının yanına açıklama olarak "Makyaj Blogu" yazmaya utanır. Hele bir de blogunu ticarethane gibi kullananlar var ki onlara söyleyecek söz bulamıyorum.

Diyeceksiniz ki "Sen de kozmetiklerle ilgili yazılar yazıyorsun, sen de utan!" Hayır, efendim utanmıyorum, utanılacak bir şey de yapmıyorum. Bir kere bile benim bu blogu makyaj-kozmetik blogu olarak tanıttığımı, öyle bir şey yazdığımı gördünüz mü? Göremezsiniz de... Burada yazdığım ürünler benim kullandığım ve kişisel yorumlarımı yazdığım ürünler... Arada bir de -bu yazıda olduğu gibi- annemin ürünlerini tanıtmaya çalışıyorum. Malum yaşı gereği onun kullandığı ürünler daha farklı... Belki o yaşlar için olan ürünler sizin için gereklidir. Belli mi olur?

Neyse, ben asıl mevzuya geleyim. Arnaud olsun, bu yazıda bahsi geçecek olan Garraud markası olsun daha önce hiçbir Türk bloggerın yazılarında bu markalara ratlamadım. Herkes kullanmak zorunda değil, ancak yasak gereği piyasada bulunan, pek bilinmeyen markaları da azıcık yazsalar güzel olarak. Hep aynı şeyler, aynı markalar, belli koleksiyonlar... Fotokopi çeker gibi, gına geldi artık...


Annemin cilt bakım ürünlerinin hepsini ben seçerim, arada cildinin durumuna göre değiştiririm ya da başka markalar denemesini sağlarım. Garraud markasının ürünlerini, üç sene önce yine bu denemeler sırasında, bana Arnaud markasını tavsiye eden bir cilt bakım uzmanı sayesinde tanımıştım. Arnaud ürünlerinden memnun kaldığım için bu markaya da çok fazla ön yargılı yaklaşmadım. Malum annemin yaşı gereği kırışıklık karşıtı ürünleri kullanması daha doğru -gerçi o pek umursamıyor bu durumu ama olsun, ben elimden geldiğince buna dikkat etmeye çalışıyorum- ve Garraud'un ürünlerinden memnun kalacağına garanti vermişti o uzman. Ben de hydro serisinden göz maskesiyle, göz makyaj temizleyicisini ve lüks serisinden de göz kremini almıştım annem için.

Üstteki resimde bulunan göz kremi lüks serisine ait... Annem kullandığı dönemde çok memnun kalmıştı. Hatta şimdiye kadar onun için aldığım göz kremleri arasında en sevdiklerinden biriymiş. Bulabilirsen tekrar al diye tembihlemişti beni. Bunun dışında hydro serisindeki göz maskesini ise arada bir kullanıyordu ama bitirememişti bir türlü. Uyguladıktan sonra nasıl hissettiğini sorduğumda, bir rahatlık var diyordu. Bitirememesinin sebebi ise taşınırken kaybolmuş, geçenlerde bir yerden çıktı, geldi. Neden atmamışız bilmiyorum ama iyi ki atmamışız. Aşağıdaki resim ona ait çünkü...


Bu ürünler dışında bu markadan bir şey almadım annem için... Nedeni ise markanın bulunmaması... Ben sadece Ankara-Pino Parfümeri'de bulabilmiştim. Üstelik internet üzerinde satışı yok. Kendi sitesini ziyaret etmek için tıklayın!  Dahası bu markayla ilgili bilgi bulduğum tüm siteler Fransızca... Fransızcam olmadığı için anlayamıyorum doğal olarak...

Bir eksi yanı da tipik bir Fransız cilt bakım markası olarak pahalı olması... Açıkçası Fransa'da high-end midir bu marka, yoksa değil midir, bilemiyorum ama Türkiye'deki satış rakamıyla olmaya aday... Üstteki lüks serisine ait 15 mllik göz kremini üç sene önce indirimli fiyatıyla 200 liraya almıştım... Sanırım şimdiye dek bir krem için verdiğim en yüksek rakamdır.(Gerçi annem için feda olsun...) Aldığım yerden şimdiki fiyatını öğrenmek için aradım ancak bu seri artık gelmiyormuş. Sadece hydro serisinin ürünleri bulunuyormuş. Bahsettiğim hydro serisine ait maskenin şimdiki satış fiyatı ise 78 lira...

Ürünleri kendim için alıp denemeyi düşünmüyorum. Nedenleri belli, her yerde bulunmuyor, nette marka ile ilgili araştırma yapabileceğim, kullananların yorumlarını okuyabileceğim yeterli kaynak yok. Hatta hiç yok. Üstelik lüks serisi bana göre pahalı... Belki annem için -elindeki ürünler bitsin- birkaç parça bir şeyler alabilirim ya da benim Arnaud ürünlerini bıraktığım gibi, onun için de Kore ürünleri seçerim. Hala karar veremedim. Önerisi olan var mı?

Marka hakkında daha detaylı bilgiler vermek isterdim ama dediğim gibi bu ürünleri annem kullanalı bayağı oldu. Onun hatırladıkları ve benim araştırdıklarımdan elde ettiklerim bunlardan ibaret...

Siz bu markayı hiç duydunuz mu? Ürünlerini denemek ister misiniz? 



8 Nisan 2012 Pazar

Institut Arnaud: Mousse Douceur {Köpük Temizleyici} + Yonca Kozmetik



Uzun zamandır bu ürünün yazısını yazmak istiyordum ama hep bir aksilik çıktı, hep diğer yazılara öncelik verdim ya da vermek zorunda kaldım... Sonunda geç olsun, güç olmasın mantığıyla yazayım dedim. Malum kozmetik yasağıyla ulaşacağımız ürünler kısıtlı, bu nedenle içlerinde iyileri bulup ayıklamaya çalışıyorum. Elimden geldiğince sizleri de bilgilendirmeye amaçlıyorum ki bu markalardan biri de Arnaud... Bunu hava basmak için falan yapmıyorum ama söyleyin Allah aşkına, benden başka bu markayı yazan/tanıtan kimse var mı? Ben görmedim şahsen... Birkaç forumda vardı sadece o kadar...

Bu üründen birkaç sene önce anneme almış ve ondan otlanarak denemiştim. O denemeler aşamasında memnun kaldığımı da hatırlıyorum. Bu nedenle geçen sene kendime de aldım bu üründen... Ürünü ayrıntılı olarak anlatacağım zaten ama öncelikle bir takım şahsiyetlere hazırladığım birkaç söz var. Sevgili Arnaud yetkilileri ve Türkiye dağıtımını yapan Yonca Kozmetik...

Öncelik tabi ki Arnaud'un... Aylar önce girdiğim sitesine gidip hem resim almak, hem de "Acaba siteyi İngilizce'ye çevirmişler mi?" okuyup belki başka ayrıntılar yakalayabilirim dedim kendi kendime. Siz de girip bakarsanız siteleri hala Fransızca. Başta ben mi yanlış görüyorum acaba dedim. Ama ne ayrı İngilizce siteleri var, ne de siteyi İngilizce'ye çevirecek bir sekme. Bizim çoğu zaman beğenmeyip, burun kıvırdığımız markalar Flormar, Golden Rose'un bile birkaç ayrı dilde siteleri mevcut. Yanlış mı biliyorum yoksa? Sanki dünya üzerindeki herkes şakır şakır Fransızca bilmek/konuşmak zorunda... Tamam anlıyoruz sizi, dilinize düşkünsünüz, burnunuz da havada, gidip öğrenin de diyebilirsiniz ama özellikle uluslararası ticaret yapan bir şirketin tüketicilerine bu eziyeti yapma hakkı yoktur. YOKTUR işte... Daha ne diyebilirim, bilmiyorum.

Gelelim Yonca Kozmetik'e... Yonca Kozmetik benim sevdiğim ürünleri Türkiye'ye getiren bir marka, bu nedenle takdir de ediyorum kendilerini... Ancak bakalım, bir firma olarak yapmaları/yapmamaları gerekenlere... Ben bu ürünü -tam hatırlamıyorum- 70 TL civarında bir rakama almıştım. Bir de markanın kendi sitesindeki satış rakamına bakalım. İndirimli fiyatı 8 Euro!!! Onu da geçtik, hadi normal satış fiyatı 15 Euro, günün kuruna göre hesap yaptığımızda çıkan rakam: 35 TL!!! Aynen öyle, elin Fransız'ı bu ürünü 35 TL verip alabiliyorken, ben iki katı rakam ödüyorum. Tamam anlıyorum, gümrük masrafı, getiren firmanın kar payı v.s. fiyatlar elbette, aynı olmayacak ama bu da resmen kazıklanmak... Birçok marka ürünlerini 10-15 TL kar payı koyarak getirtiyor. Sizin amacınız ne? Kolay yoldan parayı bulmak mı? Yerinizde olsam, o kar paylarınızı biraz reklamınızı yapmak için kullanırdım. Zira bu markayı hangi kozmetikçiye sorsam, bön bön yüzüme bakıyor.

İkinci olarak, hadi onları da geçtik, bari şu ürünlerin üzerine ayrıntılı açıklamalarını yapıştırın. O koyduğunuz küçücük kağıttan ben pek bir şey anlayamadım zira. Ben bile anlayamadıysam kozmetikle çok haşır neşir olmayan birinin halini düşünemiyorum. Belki ilk defa aldı bu üründen. Malum her tezgahtar cilt bakım uzmanı değil ve sırf satmak için uydurmadıkları yalan kalmıyor. Bari izin verin ya da yardımcı olun da insanlar kendi kendilerine öğrensin. Yazılar silik, onu da geçtik, o kadar küçük yazılmış ki görmek için bırakın merceği, dürbün lazım. DÜRBÜN!!!

Durun daha bitmedi. Hadi diyelim yazılarını geçtik, netten sitesine girip bakayım, belki orada kısa da olsa açıklama vardır dedim ama ne gördüm? Yonca Kozmetik'in aylar önce girdiğim ve hala ısrarla düzenlemediği sitesine de göz atın. Aylar önce Yonca Kozmetik'ten görüştüğüm bir yetkili en kısa zamanda düzenleyeceklerini, alt yapı çalışması yapıldığını söylemişti. Maşallah, ne alt yapıymış, İstanbul'un metro hattı gibi düzene giremedi bir türlü.


Arnaud markasının yetkililerinin bu yazıyı göreceğini sanmıyorum, görse ve cevap yazsa da inatla Türkçe yazacağım. Malum nasılsa onlara göre herkes Fransızca bilmek zorunda. O halde aynı şeyi benim de kendilerinden beklemem yanlış olmaz. Ancak Yonca Kozmetik'ten mutlaka birileri bu yazıyı okuyacaktır diye umuyorum/tahmin ediyorum. Biz kendilerinden biraz daha profesyonellik bekliyoruz. İyi markaları getirten bir firmadan da daha azını bekleyemem ben.

İçimi döktüğüme göre ürün hakkındaki yorumuma gelebilirim artık. Bu ürün 1 seneye yakın ben de bulunuyor. Temizleyici olarak farklı farklı ürünler denemeyi sevdiğim için bitirmeye fırsat bulamadım henüz. Buna rağmen ne kokusunda ne akışkanlığında bir bozulma oldu. Zaten Arnaud, ürünlerinin içine ne koyuyorsa hep uzun ömürlü oluyor.



Ürün 150 ml... Ambalajı gayet hijyenik ve kullanışlı... Pompalı olması zaten büyük bir artı benim için... Şişenin içinde turuncu su gibi görünen ürün pompaladığınız zaman böyle beyaz bir köpük haline geliyor. Genelde bir pompa yüz ve boyun için yeterli ama fındık, ceviz büyüklüğü sizin için de yeterli gelmiyorsa -misal ben- o halde iki pompa işinizi rahatlıkla görecektir. Hafif çiçeksi bir kokusu var, bu tarz  ürünlerde kokudan hoşlanmayanlar bile rahatsız olmayacaktır. Her cilt tipine uygun bir ürün bu... Genelde ben bu zırvalığa pek inanmam ama yazın alın bölgem yağlı göründüğü için bazı ürünleri test etme imkanı da buluyorum.

Bu ürünün makyaj temizleme gibi bir özelliği yok. Zaten öyle bir amacı da yok. Ben temizleme yağımla makyajımı çıkardıktan sonra suyla yüzümü yıkıyorum, sonra bu ürünü yüzüme uygulayıp, tekrar yıkıyorum. Nemlendirme özelliği var ama çok yoğun değil. En azından yanaklarımda bir gerilme olmuyor. Sonra da tonik ve kremimi sürüp rutinimi bitirmiş oluyorum. Kullandığım çoğu Arnaud ürünü gibi bu üründen de memnunum ben... Bitince alır mıyım bilmiyorum. Bulması zor bir marka çünkü Arnaud...

Son olarak sizler için Yonca Kozmetik'in kutunun arkasına yapıştırdığı Türkçe açıklamayı koydum. Kutunun arkasındaki yazıyı okumak pek mümkün değil, tabi iyi bir makineyle zoom yapıp çekmeden...

Arnaud ürünlerini deneyen var mı aranızda? Memnun kaldınız mı? Belki sesimizi Yonca Kozmetik duyar... 

30 Mart 2012 Cuma

Bitti... Bitti...{9}



Bir bitti yazısı daha... Bu ay bayağı ürün bitirmişim. Malum kışı bitiriyoruz. Kremler, şampuanlar  da dayanmıyor bana.

{1} Oriflame Milk and Honey Gold Şampuan ve Saç Kremi: Şurada açıklaması var. Deneyecek çok şampuan ve saç kremi olduğu için, bu seriyi almam bir daha...

{2} Oriflame Feminelle Refreshing Intimate Wash: Şurada bahsetmiştim. Beğendiğim bir ürün. Her banyoda kullandım. Alerji gibi bir sorunla karşılaşmadım. Bir daha ulaşabilirsem alırım.

{3} Institut Arnaud Nemlendirici Yüz Kremi: Yazısı için tık! Yeni krem denemelerimden sıkılırsam alacağım bir ürün... Genel olarak seviyorum bu kremi. Fransız malı olması dışında negatif bir özelliği yok.

{4} SKIN79 Sea Weed Cooling Mask: Ayrıntılı yazısı... Beğendiğim bir üründü ama SKIN79'un diğer maskelerine öncelik tanıyacağım. O nedenle bu maskeyi bir daha almam.

{5} Oriflame Lipspa Therapy: Çok sevdiğim bir üründü. Yazısı burada! Bir daha kesinlikle alırım tabi ulaşabilirsem. Çünkü her katalogda çıkmıyor bu ürün.

{6} Innova Gel Contour Plus: Yazısı için tık! Üçüncü tüpü bitirdim, memnun kaldığım bir üründü taki son tüpe kadar. Sanırım yapısını değiştirmişler. Önceki tüpler gibi bir etkisi olmadı. Üstelik gözlerim

{7} Pantene Doğal Sentez Yoğun Onarıcı Saç Maskesi: Bir süre önce bu ürüne başladığımdan bahsetmiştim. Yazısını da buraya yazayım bari... Ürünü haftada iki kere kullandım. Saçlarımın kolay taranmasını sağladı. İpeksi bir his verdi. Besleme konusunda birkaç kutu bitirmeden olumlu bir yorum yapamam ama başlangıç olarak izlenimlerim olumlu... Hoş bir kokusu var ve uygun fiyatlı... Büyük marketlerde rahatlıkla bulabilirsiniz. Yeni ürünler denemek için buna ara vereceğim.

{8} Kitoko Hacim Verici Şampuan: Bir önceki yazımda bahsetmiştim zaten. Çok beğendiğim bir ürün ama hem ulaşılması zor hem de bir şampuana göre pahalı... Şu ara Natur Vital'e geri döndüm. O nedenle almayacağım bir ürün ama kesinlikle tavsiye ederim.

{9} Oriflame Milk and Honey Banyo Köpüğü: Şurada yazısı var. Güzel bir ürün ama Amway'in duş jelini daha çok beğendim. Ona devam edeceğim.


Sizin, son bitirdiğiniz ürün ne? 



11 Şubat 2012 Cumartesi

SKIN79: Sea Weed Cooling Mask


Kuru cilde özgü ürünlere devam... Gerçi bu ürünü sadece kuru ciltler için önermemişler. Bana kalırsa karma cilde sahip olanlar da rahatça kullanabilir. Bu ürünün bir de daha yoğun nemlendiriciliğe sahip olanı ve gül özlüsü mevcutmuş. Mümkün olursa onlara da bir göz atmak istiyorum.

Güney Kore markası olan SKIN79'un daha önce, kullandığım BB kreminden bahsetmiştim. Aslında SKIN79'un cilt bakım ürünleri daha fazla çeşite sahip... Üstelik sitelerinde de ayrıntılı açıklamaları mevcut. 


Gelelim Artılarına:

- Kıvamı jöle gibi... Yüzünüze sirdüğünüzde akma, dökülme olmuyor. 
- Ambalajı çok kaliteli... Kaç kere düşürdüm bana mısın demedi.
- Kokulu bir ürün ama kokusu rahatsız edecek cinsten değil.
- Kutusunun üzerinde İngilizce olarak detaylı anlatımı mevcut.
- Kutunun içinden ürünü sürmek amacıyla küçük bir kaşığı da çıkıyor ama elle de uygulanabilir.

Eksileri;

- Ambalajı nedeniyle çok hijyenik değil. Tüpte bir ürün olsa daha uygun olurmuş.
- Kokulu ürün sevmeyenler için uygun bir ürün değil.
- Gramajı biraz düşük sanki. 75 ml... Daha fazla olabilirdi.


Ben ürünü haftada bir gün uygulamaya çalışıyorum. Eğer o gün makyaj yaptıysam onu çıkardıktan sonra bu ürünü göz çevrem dışında yüzüme uyguluyorum, 15 dakika bekliyorum. Sonrada ılık suyla yıkıyorum. Bu ürünü, Uzak Doğu'da çok yaygın olan sleeping pack amaçlı da kullanabiliyormuşsunuz ama ben hiç denemedim. Sabaha kadar uyuyamam ben onunla. Geyşalar gibi tek kalıp şekilde yatmak bana göre değil. 

Sonuçlarına gelirsek, kullandığım gün yüzüm yumuşacık oluyor. Çok aşırı bir etkisi yok ama en azından kış aylarında bana biraz olsun rahatlama sağlarsa bile benim için kardır. Ben yüzüme ağda yaptırmıyorum ama yaptıranlar varsa bu maske rahatlatıcı etkiye sahip bir ürün. Üstelik bu fiyata aldığım bir üründen de çok beklentim olmaz. Bir daha alır mıyım? Sanırım almam. Daha deneyecek bir sürü ürün var çünkü.

9 Şubat 2012 Perşembe

2011 Favorileri {Makyaj, Saç ve Cilt Bakımı}


Şu yazımda sizlerle 2011 yılının sinema ve kitap bakımından akılda kalanlarını paylaşmıştım. Bu yazımda sırada makyaj ve cilt bakım ürünlerinde...

MAC MSF Refined&Gold Deposit: MSFlere zaten bayılıyorum. Harika ürünler... Bende birkaç tane daha var ama bunlar en sık kullandıklarım oldu. Özellikle Gold Deposit yaz aylarında cildime çok güzel aydınlık veriyordu.

L'oreal Voluminous Mascara: Bu mascarayı ilk defa bu sene denedim ve çok memnun kaldım. Benim gibi ince kirpiklere sahip olanlar için ucuza alınabilecek harika bir ürün...

Make Up For Ever Lift Concealer: Kapatıcı yönünden biraz takıntılı biriyim. Her zaman daha iyisini bulmak için çabalar dururum. Bu kapatıcı bu sene kullandıklarım içinde en iyisiydi. Gerçi benim ten rengime uygun bir ürün bulsam daha iyi olacak sanki...

Flormar Ultra Eyeliner: Flormar'dan daha önceden kullandığım kalemler itiraf etmek gerekirse berbattı. Onların aksine bu seriden memnun kaldım ben. Gerçi ucunu açma meselesi beni biraz kassa da bir şekilde anlaşmaya vardık.

Max Factor Creme Puff: Yaz aylarında yüzümde meydana gelen parlamayı -alın bölgesinde- bu ürünle dengelemeye çalıştım. Memnun da kaldım. Tek olarak da rahatlıkla kullanılabilir.


MAC Dazzleglass Love Alert & Date Night: MAC'in en sevdiğim ürünlerinden birisi bu seri... İki rengi de çok seviyorum. İçindeki parıltılar da beni rahatsız etmiyor.

Maybelline Color Sensational Rujlar: Bu sene ruj olarak en çok bu serinin ürünlerini kullandım. Hem uygun fiyatlı, hem de renk olarak seçenekleri mevcut. Gerçi Amerika'da çıkan serinin yanından bile geçemez ama olsun. 


DHC Cleansing Oil, Innova Göz Kremi, Institut Arnaud Yüz Kremi, Oriflame Tender Care, bu ürünlerin hepsinden tek tek bahsettim zaten. Sadece 3 tüp bitirdiğim göz kreminin son aldığım tüpü beni memnun etmedi. Sanırım yapısını değiştirmişler. Onun dışında bu ürünleri her şekilde kullanmaya devam edeceğim. Gerçi Arnaud Fransız markası ama ona da bir alternatif düşünebilirim.


Natur Vital Yağlı Saçlar İçin Şampuan ve Saç Kremi, Hair Cure Şampuan, bu ürünlerden de daha önce ayrıntılı bahsettim. Hair Cure şampuanı İstanbul'da yakın bir yerde bulamadım ama Natur Vital serisi hem doğal olması hem de yağlı saçlarıma iyi gelmesi açısından beni fazlasıyla memnun etti.


OPI Katy Perry Teenage Dream: Geçen sene çıkan ve sadece geçen yılın değil, kullandığım ojeler bakımından sahip olduğum en güzel renk bu. Bazen sadece bu ojeyi, bazen de başka ojelerin üzerine sürüp çıktım.  

Pastel #40: Bu ojenin resimleri şurada mevcut. Bu resimde neden rengi kırmızı gibi çıkmış acaba anlamadım. Çok güzel bir renk ve yaz-kış kullanılabilir.

Sizin saç, makyaj, cilt bakımı favorileriniz neydi?

4 Şubat 2012 Cumartesi

Bitti... Bitti... {7}


Sonunda birkaç ürünümü daha bitirdim. Valla bu bitti yazılarını yazarken acayip rahatlıyorum. Dolabımın içindekiler her geçen gün daha da azalıyor. Depolama işinden çoktan vazgeçtim. Artık ne kdar az ürün o kadar iyi...

{1} Oriflame Üçü Bir Arada Temizleyici: Bu temizleyiciden şurada bahsetmiştim. Ucuz ve kremsi yapıda bir ürün arıyorsanız tavsiye edeceğim bir ürün. Ancak tek başına makyaj çıkarma gibi bir özelliği yok.

{2} Privacy Vücut Kremi: Bu krem, parfüm setinin içinden çıkmıştı. Privacy ucuza satın alınabilecek çok güzel bir koku... Kremini de çok beğendim. Kokusu saatlerce kalıyor.

{3} Natur Vital Hacim Veren Saç Kremi: Natur Vital'in ürünlerini çok severim. Hem doğal, hem de yağlı saçlar için uygun ürünleri mevcut. Ancak bu saç kreminden memnun kalmadım. Saçlarımı çok çabuk yağlandırdı. Ben de içine yağlı saçlar için olan saç kreminden karıştırdım. Tam istediğim gibi oldu. Saçlarım hem kolay tarandı, hem de çabuk yağlanmadı. Daha ne isterim.

{4} Neutrogena Yoğun Bakım Kremi: Bu kaçıncı kutum bilmiyorum. Çok sevdiğim bir ürün... Kolay emiliyor, kokusu rahatsız etmiyor. Hem de ucuz... Daha ne olsun. Bunun yerine Nivea aldığım için çok pişmanım. En kısa zamanda geri dönüş yapacağım.

{5} Davidoff Cool Water Game Parfüm: Yaz boyunca bu parfümü kullandım. Çiçeksi kokusuyla zaten bahar ve yaz ayları için ideal... Kokusu da orta kalıcılıkta... Çiçeksi kokulardan çok fazla beklentim yok zaten... O yüzden problem değil.

Aranızda bu ay ürün bitiren var mı?

20 Ocak 2012 Cuma

Yasaklar Çiğnenmek İçindir...


Yoksa o söz, kurallar çiğnenmek için miydi? Her neyse... Size ne zamandır alışveriş yazısı yazmıyordum. Bunun en temel nedenini biliyorsunuz: Yasak! Ancak fark ettiyseniz geçen seneki kadar ıvır zıvır her ürünü de almıyorum artık. Daha çok cilt ve saç bakımı için gerekli ürünlerimi alıyorum.

Birkaç ay evvel yasakla ilgili şu yazımda birkaç bilgi vermiştim. Sünger tarzı ürünleri ve diğer alışverişlerimi netten yaptığımı zaten biliyorsunuz. Birkaç izleyicim ben yurt dışından ürün getirttim falan deyince ben de riske gireyim ne olur ne olmaz dedim.

Gerçi böyle bir şeyi neden yaptığımı da bilmiyorum. Ne gerek var ki risk almaya. Zaten nadir de olsa arkadaşım aracılığıyla alışveriş imkanım oluyordu. Kediyi öldüren merak ya, benimki de o hesap! Yılbaşı nedeniyle ne de olsa bir sürü paket gelip gidecek belki arada kaynar diye düşünmüştüm. Neyse ki paketim gümrüğe takılmamış.


Uzak Doğu ürünlerini ne kadar çok sevdiğimi bilirsiniz. Güney Kore markası olan Amorepacific'in ürünlerini ne zamandır denemek istiyordum. Mamonde BB Balm da gözüm vardı. BB kremlerden sonra nasıl bir şey çıkacağını merak etmiştim. BB Balm'ı Amorepacific-global isimli satıcıdan aldım. Ürünler sıkıca paketlenmiş şekilde elime ulaştı. Ancak ben hala düşünüp duruyorum bu koca paket -üstelik her yerinde beauty, makeup falan yazıyor- nasıl gümrükten geçti? Anlamadım valla...

Satıcı ayrıca denemem için komple cilt bakım ürünlerinden oluşan bir set göndermiş. Üstelik bizim çoğu şu kutu, bu kutunun içinden çıkan tek kullanımlıklar gibi değil, en az 5-6 defa kullanılacak bir set bu. Bir ara deneyip yorumlarımı yazmak istiyorum.


Bunlar da tam olarak açılmış hali... Bu alışverişin en önemli yanlarından biri ise bu ürünü Make Offer seçeneği ile almış olmam. Bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Bir ürün için Buy It Now seçeneğinin altına bazı satıcılar Make Offer seçeneğini koyuyorlar. Siz bir teklifte bulunuyorsunuz. Satıcı kabul ederse o bedeli ödeyip ürünü satın alıyorsunuz. Eğer satıcı bedeli yeterli bulmazsa size yeni bir teklifte bulunuyor. Bu şekilde anlaşmaya varmaya çalışıyorsunuz. Biz Türkler pazarlık yapmayı çok severiz zaten. İşimize gelen bir yöntem bu.

Bunun dışında Güney Koreli satıcılarla pek sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Sanırım Türkler'e olan sempatileri Ebay ortamında da devam ediyor. Son olarak size diğer alışverişlerime net üzerinden devam edeceğimi söylemiştim. Kozmetik dışında pek aldıklarımdan bahsetmiyorum ama bunu bir örnek olarak koymakta yarar var.

Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu şekilde gümrükten geçen ürünleriniz var mı?



17 Ocak 2012 Salı

DHC: Deep Cleansing Oil {Makyaj Temizleme Yağı}


Japonlar böyle bir ürün çıkarsınlar ve siz onları sevmeyin. Böyle bir şey yok... Adamları severdim, bana böyle bir güzellik yaptıkları için daha da çok sever oldum. Sevindirik olmuş Peri seni!!!

Bu benim kullandığım ilk cleansing oil yani Türkçe'ye çevirecek olursam temizleme yağım... Aslında şimdiye kadar diğer ürünlerle boşuna savaşmışım makyajımı çıkarmak için vallah. Cahillik kötü şey... Bu tarz bir ürün daha önce kullanmadıysanız ve bilginizde yoksa kısa bir özet geçeyim. Makyaj temizleme yağları son yıllarda makyaj çıkarmada çok kullanılan ürünlerden bir tanesi... Özellikle kat kat boyanan yüzlerde derinlemesine temizlik sağladığı ve kolayca uygulandığı için bayanların gözdesi haline geldiği için artık birçok marka kendi temizleme yağlarını çıkarmaya başladı. 


Peki, nasıl kullanılır bu temizleme yağları... Bundan elinize -makyajın yoğunluğuna göre- bir ya da iki pompa damlatıp, yüzünüze yavaş yavaş yediriyorsunuz. Bir-iki dakika sonra zaten makyajınızın yavaş yavaş dağıldığını hissedeceksiniz. Daha sonra ılık suyla yüzünüzü yine dairesel hareketlerle yıkıyorsunuz. Makyaj akıp gidiyor. İşte hepsi bu kadar...  

Ben bu ürünü göz makyajımı çıkarmak için de kullanıyorum. Bazı temizleme yağları göz için uygun değilmiş. DHC bunlardan değil. Waterproof ürünleri bile rahatlıkla çıkarıyor. Zeytinyağı gibi bir kokusu var. Ben rahatsız olmadım. Bir de kapatıcı fırçalarımı ve Mehron süngerlerimi bu ürünle temizliyorum. Pırıl pırıl oluyorlar.

Peki, siz daha önce bu ürünü kullandınız mı? Tavsiye edeceğiniz temizleme yağları var mı?

13 Ocak 2012 Cuma

Oriflame Beauty: Tender Care Protecting Balm {Cikolata + Sade}


Şimdi, bu yazıyı okurken bir yandan da en yakın Oriflame temsilcisi kimse ona bu ürünlerden en az birini sipariş ediyorsunuz. Evet, bir ürünü bu kadar övdüğüm görülmemiştir ama Oriflame'in Tender Care ürünleri bunu sonuna kadar hak ediyor.

Şu yazımda Tender Care'in karamel ve vanilyalısından bahsetmiştim. Zaten daha önceden de sade olarak tabir ettiğim -ki aslında öyle bir kelime falan yazmıyor üzerinde- ürünü kullanmıştım. İyi ki Oriflame bunların içine aromalıları da eklemiş.


Karamel ve vanilyalısını da kullandığım için bir sıralama yaparsam, en çok beğendiğim çikolatalısı oldu. Çünkü çikolataya bayılan bir insan olan ben bu ürüne aşık oldum desem, sanırım yanlış bir tabir olmaz. Kokusu doğru bir ifadeyle Negro bisküvinin kokusuyla birebir aynı... Zaten o bisküviyi de çok sevdiğim için ürün gözümde ayrı bir yer etti.


Bunlar da açık halleri... Ben bu ürünleri genelde dudak bakımı için kullanıyorum ama kuruluk hissettiğiniz bölgeler -diz, dirsek, tırnak etleri gibi- için de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Fiyatları da indirim döneminde 6.90 TL'ye tekabül ediyor.

12 Ocak 2012 Perşembe

Oriflame Beauty: LipSPA Therapy Dudak Koruyucusu


Kış geldiğinde, soğuklarda iyice bastırmışken benim en fazla dert yandığım mevzu cildimin, özellikle de dudaklarımın kurumasıdır. Hele ki hastaysam, soğuk algınlığı falan geçirdiysem ilk ceremeyi dudaklarım çeker. Piyasada bulunan birçok dudak kremi ne yazık ki benim derdime derman olamamıştı. Ta ki bu ürüne kadar...

Gelelim ürünün vaad ettiklerine:

Derinlemesine bakım sağlayan dudak koruyucusu kurumuş dudaklarınızı rahatlatır. Çift etkili yapısı ile derinlemesine nemlendirme sağlar, dudaklarınızı çevresel faktörlere karşı korumaya yardımcı olur. SPF 8. 1.6  g.


Fazla söze gerek yok. Ürün vaad ettiklerini fazlasıyla yerine getiriyor. Şu soğuk kış günlerinde dudaklarıma ayrı bir önem göstermişim gibi hissettim kendimi. İki katmanı var. Dıştaki pembe kısmın ortasında bir de beyaz kısım var. Almanya'da üretilmiş. Tek kusuru sanırım gramajı... Sadece 1.6 gr... Bu beni ne kadar idare eder bilemiyorum. Tavsiye eder miyim? Kesinlikle ederim.

Peki, sizin favori dudak koruyucunuzun markası ne? Hadi, paylaşalım...

6 Ocak 2012 Cuma

Oriflame Beauty: Essentials Üçü Bir Arada Temizleyici


Başka bir cilt bakımı ürünüyle karşınızdayım. Aslında bu bir temizleyici ama ben onu nemlendirici maske olarak kullanıyorum desem inanır mısınız? Çünkü kremsi yapısı nedeniyle cildimi çok güzel nemlendiriyor. Şimdiye kadar kullandığım temizleyiciler içinde nemlendirici özelliği en fazla olan ürün bu.

Benim kuru-hassas yapıda bir cildim var. O nedenle cilt bakım ürünü alırken tercihim genelde nemlendirici özelliği olanlardan yana... İçinde E vitamini de olduğu için tercih sebebim oldu. Ben bu ürünü makyajımı DHC Cleansing Oille temizledikten sonra kullanıyorum ancak haftada bir gün yeterli oluyor. Siz bu periyodu artırabilirsiniz.

Kimlere tavsiye ederim? Kuru-hassas cilde sahip, nemlendirici özellikte, ucuz fiyatlı bir ürün isteyenler tercih edebilir.

Peki, siz bu ürünü hiç kullandınız mı? Tavsiye eder misiniz?



8 Ekim 2011 Cumartesi

Bitti... Bitti...{4}


Geçen hafta blogda film ve dizi bombardımanı vardı. Bu hafta biraz kozmetiklere değinmek istiyorum. Geçen ay biten ürünlerimi annem sağolsun direk çöpe atmış. Bu aykileri kurtardım neyse ki...

{1 ve 2} Dalan d'Olive Saç Bakım Seti: Bu setten şurada bahsetmiştim. Saç kremini kullanmaya devam ediyorum ama şampuanı bıraktım. Saç diplerimi çok yağlandırdı.

{3}Institut Arnaud Dengeleyici Tonik: Bu tonikten de şu yazımda bahsettim. Harika bir ürün... Şu an ikinci şişeyi açmış bulunuyorum. Devamlı ürünlerim arasına girdi.

{4}Institut Arnaud Nemlendirici ve Besleyici Vücut Kremi: Ne zamandır bitsin diye gözünün içine bakıyordum. Şurada bahsetmiştim kendisinden zaten. Sonunda bitti. Tavsiye ederim ama bir daha alır mıyım bilmiyorum. Bitiremiyorum çünkü. Bozulacak diye ödüm patlıyor sonra.

{5}Oriflame Nail Colour Expert Oje: Herhalde bitirdiğim tek oje desem yeridir. Çok güzel bir renk... Flormar'ın efsane 323 bordo siyahına rakip bile olabilir. Bir daha alırdım ama şu ara etrafımda satan biri yok.

{6}Golden Rose Style Rimel Yeşil: Bu rimelden şurada bahsetmiştim. Aslında tam bitti sayılmaz ama yapısı çok cıvık olduğu için emekliye ayırdım diyebilirim. Bir daha alacağımı zannetmiyorum.

{7}Beyu Long Lasting Mascara Siyah: Beyu pek bilinmeyen bir marka olsa da ben ürünlerinden genel de memnun kaldım. Bu maskarada onlardan birisi. Kirpiklerinizi çok uzatmıyor ama dolgunluğu fena sayılmaz. İki katta benim için yeterli oldu. Kirpiklerinizi de yapıştırmıyor. Elimdeki rimel stoğu biterse tekrardan alırım diye düşünüyorum.

{8} Elf Waterproof Eyeliner Pen Siyah: Bu eyelinera waterproof denmiş ama vallahi yalan olmuş. O yazıyı bir an evvel kaldırsınlar bence. Sıcak suyla öyle güzel çıkıyor ki anlatamam. Renk olarak da siyah diyemem. O koyuluğu yansıtmadı bana. Onun dışında sürümü falan kolaydı. Bir şey demiyorum. Zaten yasak nedeniyle Elf'ten alışveriş yapamıyoruz, bir daha da alacağımı sanmam.

Benim geçen aylarda bitirdiğim ürünler bunlar... Peki, sizin en son biten ürününüz ne?

17 Eylül 2011 Cumartesi

Institut Arnaud Paris: Creme Hydra Absolu


Favori ürünlerimden birisi... Gerçi Arnaud'un kullandığım hangi ürününden memnun kalmadım ki, markaya haksızlık etmeyeyim şimdi.

Blogumdan az çok anladığınız kadarıyla cilt bakım markaları açısından Arnaud'u tek geçiyorum. Kuru bir cilde sahip olduğum için öyle her markanın ürünleri bana hitap etmiyor ne yazık ki... Mevsim değişikliklerinden ilk cildim nasibini alıyor. Özellikle banyodan sonra yanaklarımdaki gerilme beni deli ediyor. Bu ürünü birkaç sene önce kullanmıştım ancak sonra farklı markalara da şans vermek istemiştim. Tabi, tilkinin dönüp dolaşacağı yer hesabı ben de sonunda bu ürüne döndüm.


Ben bu ürünü Arnaud toniğimle birlikte kullanıyorum. Günde bir kez sürmem yeterli oluyor ki daha önce kullandığım birçok markanın kremini günde iki kez uygulardım. Krem 50 ml ve akışkanlığı normal diyebilirim. Losyon gibi değil... Kokusu da çiçeksi...  SPF 5 özelliği de mevcut... Tek eksik noktası sanırım kutunun kapağı... Plastik ve bana her an kırılacakmış gibi geliyor.

Tavsiye eder miyim? Kesinlikle bir şans vermelisiniz. Üstelik Arnaud'un satıldığı kozmetik dükkanlarında cilt bakım uzmanları da bulunuyor. Cilt tipinize göre size uygun ürünü tavsiye edeceklerdir.

Yalnız, sorun şu ki bu marka her yerde bulunmuyor. Dağıtıcı firma Yonca Kozmetik'ten görüştüğüm Alp Bey bana sadece belli yerlere ürün verdiklerini ve her kozmetikçiye bu markayı vermek istemediklerini belirtmişti. Yine de belki bu yazıyı okurlar ümidiyle yazıyorum. Lütfen bu markanın tanıtımını yapın...

Peki, siz daha önce Arnaud'un ürünlerini kullandınız mı? Düşünceleriniz neler?

7 Ağustos 2011 Pazar

Amway Ürünleri



Amway markasını daha önce duydunuz mu bilmiyorum. Ben iş yerindeki bir arkadaş sayesinde haberdar oldum. Hayır, kendisi satış temsilcisi değildi, o da bir komşusu sayesinde tanışmış ve kullandığı ürünlerden inanılmaz memnun kaldığını söyledi. Eh, o bunu söyler de ben durur muyum? Araştırmacı kişliğim sağ olsun, hemen birkaç parça ihtiyacım olan üründen sipariş verdim.

Amway bir Amerikan firması... 80'den fazla ülkede ürünleri satılıyor ve 50. yılını doldurmuş. Temizlik ürünlerinden, cilt bakım ürünlerine, kozmetiğe kadar ürün çeşitliliği mevcut... Ben şahsen kozmetik ürünlerini katalogtan incelediğim kadarıyla pek yeterli görmedim. Ön yargılı olabilirim ama hem deneme fırsatım yoktu hem de renk çeşitliliği fazla değildi. O yüzden kendime sadece duş jeli aldım. Diğerlerinin de kullanacaklarından emin olduğum için yedek şişede 1000ml olanı da almayı unutmadım. Üstelik bu şekilde çok hesaplı oluyor. Kokusuna ise bayıldım.

Diğer ürünler ise annemin uzmanlık alanına giriyor. Fırın temizleyici ve genel temizlik ürününü kendisi için aldım. Genel temizliği resimde gördüğünüz püskürtmeli kaba suyla karıştırıp, seyreltiyor, ondan sonra kullanıyormuşsunuz. (Annemin boncuklu örtülerini de görmüş oldunuz.) Yer, mobilya, camlar her türlü eşyanın temizliğinde kullanılabiliyor. Fırın temizleyicisi ise metal yüzeylerde(ocak, davlumbaz v.s.) harikalar yaratıyormuş. Yağ lekelerinde etkili olduğunu okumuştum.  

Eğer Amway markasını merak ediyorsanız şuradan sitesini inceleyebilirsiniz.

Peki siz Amway ürünlerinden ya da bu tarz elden satılan marka ürünlerinden daha önce hiç kullandınız mı?

10 Temmuz 2011 Pazar

Institut Arnaud Paris: Dengeleyici Tonik


Bu ara işte çok yoğunum. Üzerine bir de yirmilik dişin ağrısı eklenince yazın sıcağıyla iyice çekilmez oldu. Ancak bu ürünü tanıtmadan geçemezdim.

Herhalde "Vazgeçemeyeceğin cilt bakım markası ne?"  diye sorarsanız kesinlikle Arnaud derim. Bir dönem deli gibi her ürününü kullandığım ancak sonra ara verip başka ürünlere yöneldiğim olsa da dönüp dolaşıp yine bu markanın ürünlerini alıyorum.  

Yaklaşık 2 aydır bu resimdeki toniği kullanıyorum. Daha önceden pembe olanını kullanmıştım. Resme aldanmayın. İlk aldığımda unuturum diye çekmiştim. Ürünün üçte birini bitirdim bile... Karma ciltlere yönelik bir ürün bu... Daha önceden bahsetmişimdir kesin, T bölgemde hafif bir yağlanma var. Özellikle bu aylarda yediklerime dikkat etmezsem kendini daha da belli ediyor. Yanaklarımsa tam tersine kuru... Banyodan çıktığımda da hafif bir gerilme hissediyorum. O yüzden dengeleyici toniğin bana uygun olduğunu düşündüm.


Düşüncemde de yanılmamışım. Yüzümü temizledikten sonra bu ürünle siliyorum. Nemlendirmeye hazır bir hale geliyor. İşin aslı sanki siyah noktalarımda da azalma oldu. Üstelik cildinizi yumuşacık yapıyor. T-bölgesindeki parlama da bu üründen sonra azalma gösterdi. Tavsiye eder miyim? Kesinlikle ederim.

Arnaud ürünlerini nerede bulabileceğinizden daha önce bahsetmiştim. Benim aldığım yerlerde haftanın belli günleri Arnaud'un kendi cilt bakım uzmanları bulunuyor. Hangi ürünün size uygun olduğu konusunda size yardımcı olacaklardır.

21 Haziran 2011 Salı

Bitti... Bitti... {3}


Yine cilt bakım ürünleri... Hep söylüyorum makyaj malzemesi bitirme özürlüyüm diye... Eğer bu ürünlerle ilgili herhangi bir sorunuz olursa yorum bölümünde sorabilirsiniz.

Rosense Gül Suyu: Cildinin sırrı ne diye soranlara ben gül suyu diyorum. Arada toniklere ara verip cildimi gül suyuyla silirim. Rosense'in bu dev şişesini bitirdim. Bir daha alır mıyım? Kesinlikle alırım. Ancak illa Rosense olmasına gerek yok. Güvendiğiniz bir markanın da gül suyunu kesinlikle deneyin derim.

Nivea T-Bölgesi Temizleme Bantları: Bu bantların müdavimi olduğum söylenemez. Çünkü ben siyah noktalarım için genelde jel tarzında ürünleri tercih ediyorum. Ancak bu bantları kullanım kolaylığı açısından sık seyahat eden kişilere önerebilirim.

Institut Arnaud Jel Amincissant Thermo Aktif: Bu ürün çatlak oluşumunu azaltmak ya da oluşan çatlakları engellemek için üretilmiş. Ne yazık ki ürünü düzenli kullandığımı söyleyemeyeceğim. Ürünü alıp kullanmaya başladığım ilk dönemde çok seyahat ettiğim, bir de üstüne taşındığım için hep yarım kaldı. Sonrada hevesim kaçtı. Ancak bir ara tekrardan alıp bu sefer düzenli kullanmak istiyorum.

Institut Arnaud Gommage Special Capitons: Bu peelingi de bir üstte bahsettiğim ürünle set şeklinde almıştım. Kullandıktan sonra cildiniz yumuşuyor ve kremle birlikte daha etkili oluyor. Tabi bu ürün içinde düzenli kullanım çok önemli... Yoksa tam verim almak pek mümkün değil...

Diadermine Köpüren Yüz Temizleme Kremi: Diadermine'in ürünlerini genelde beğenirim. Genelde diyorum çünkü bu ürünü benim için nefretlik! Acaba yanlış bir şey mi aldım diye ürünü, açıklamaları bayağı inceledim ama yok. Bir kere kokusu çok kötü... Traş köpüğü gibi... Üstelik cildimi bildiğiniz yaktı. Aslında ürünü yüzümde kullandığım söylenemez. Zaten yüzümde kullanmayı beklesem direk çöpe giderdi. Ben de en azından kollarım rahatlasın şu günlerde diyerek bitirdim ürünü. Evet böyle saçma bir şey yaptım biliyorum. Bir hata var ama nerede çözemedim. Umarım kullanan birileri vardır da beni de aydınlatır. Bir daha almak mı yanından bile geçmem...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...