İnternetten Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnternetten Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2016 Perşembe

Aliexpress Alışverişim, Tavsiyeler ve Öneriler

 
 
 



Senelerdir Ebay'den online alışveriş yapan biri olarak Aliexpress'ten alışveriş yapmasam olmazdı. Nitekim Ebay'deki birçok satıcı -Çin'den bile olsa- artık Türkiye'ye gönderim yapmıyor. Son Ebay alışverişimde dandik bir çekmece düzenleyici sorduğum satıcı, ülkemize gönderim yapmadığını söyledi. Öyle olunca haliyle alternatiflerine yönelme kararı aldım.

Aliexpress aslında Ali Baba sitesinin uzantısı... Ali Baba'da toptan satış yapan satıcılar, Aliexpress'te tek tek satış yapıyorlar. Ebay ve Gitti Gidiyor hesabı... Güvenlik olarak sistemleri aynı Gitti Gidiyor gibi... Ürün elinize geçmedi mi, gelen ürün resimdekinden farklı mı hemen bildiriyorsunuz paranızı size iade ediyorlar. Gerçi bunun için dişinizi sıkıp biraz beklemeniz gerekiyor ama paranız yine cebinizde...

Ödemede sorun çıkmayacağına dair garanti sağlanınca benim aklıma takılan sorun resimlerle, elime geçen ürünlerin kalite olarak birbirinden farklı olup olmayacağıydı. Çünkü alışveriş yapanların yazılarını incelediğimde ufak tefek farklılıklar olduğu ya da resimdeki ürünlerin daha kaliteli durduğu -illa ki- okumuştum. Bu nedenle ürünün sitedeki fotoğrafı ile benim elime geçenlerin resmini çekmek istedim.



 
 
 
 
Bu tarz hem elde taşınan hem de gerektiğinde çapraz takabileceğim çantaları çok seviyorum. Bunun hafif parlak olması hem de kahvenin tonu çok güzeldi.
 
Satıcısı gerçek deri dedi ama pek emin değilim. Genelde gerçek deri olanlar aldığım fiyatın 2-3 katı oluyor. Ancak sorun değil. Modeli beğendim ve oldukça kullanışlı, önemli olan da bu...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Annem için uzun zamandan beri aromatik yağ yakılan mumluklardan almak istiyordum ancak şekil olarak içime sinen bir model bulamamıştım.Annem bu minik çaydanlık modellerine bayıldı. Ben de mesaj atıp evin dekorasyonuna uyması için pembe rengini sordum. Varmış ancak bayağı minikmiş bu ürün...
 
Yalnız paketlenmesi o kadar iyi yapılmıştı ki yarın saat açmak için uğraştım. Bir aydan az zamanda da elime ulaştı.
 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Los Angeles'ta hastayken Koreli çingum bana hep bu ramenden hazırlardı. Biraz acısı fazla ama boğaz ağrısına çok iyi geliyor.
 
 
 
 
 Bunlar dışında aldığım birkaç ürün daha oldu ve oldukça memnun kaldım Teslim süresi biraz uzun ancak sonunda mutlaka elinize ulaşır dert etmeyin. Artan dolar kuru yine bize pahalıya mal olsa da, yine de piyasadan ucuza edineceğiniz ürünler bulacağınıza eminim.
 
İyi alışverişler dilerim...

 





 

15 Mart 2015 Pazar

Kitap Yurdu Alışverişim


 
 



Söz konusu kitap alışverişlerimse birbirinden alakasız konulardaki yapıtlarla sepetimi doldurmam da üzerime yok. Bu alışverişim de onlara sadece bir örnek...

Kitap Yurdu'ndan birkaç kez alışveriş yapmıştım. Özellikle sahaflarda bulamadığım kitaplara, D&R, Nezih gibi kitapçılara büyük paralar verip almaktansa buradan sipariş verip hem indirimli sahip olup, hem de kapıma kadar gelmesini bekliyordum. Oh mis!

Bu arada Kitap Yurdu eskiden kitapları baloncuklu poşetlere sarıp gönderirdi, paketleme şekillerini değiştirmişler. Artık kitaplar için özel olan kalın kapaklı karton paketlere sarıp gönderiyorlar.

Gelelim aldıklarıma;

1984, George Orwell
Ateş Canına Yapışsın, Sezgin Kaymaz
Hayyam ve Rubaileri, Abdülbaki Gölpınarlı
Rüyanın Öte Yakası, Ursula K. Le Guin

1984 ve Rüyanın Öte Yakası distopik dalında kitaplar ve kendi dallarında birer kült olarak anılıyorlar.

Hayyam ve Rubaileri'ni zaten duymayan yoktur. İlginç bir okuma deneyimi olacak benim için.

İçlerinde konusu en ilginç olan ise elbette ki Ateş Canına Yapışsın. Ademoğulları'nı kandırmaya çalışan bir Şeytan değil de, cennette Şeytan'ı yoldan çıkarmaya çalışan insanı düşünün. Bize göre çok garip gelse de Sezgin Kaymaz kitaplarının konusuna aşina olduğum için şaşırmadım doğrusu...

Kitapları okudukça burada yorumlayacağım. Birbirinden bu kadar alakasız kitabı arka arkaya okumak ilginç bir deneyim olacak ama yapmadığım iş değil...

Hepinize iyi pazarlar...




 

24 Şubat 2015 Salı

Eyüp Sabri Tuncer Alışverişim {EST}




http://shop.eyupsabrituncer.com/




Siteye girmek için resme tıklayın!!!

Küçüklüğümden beri en sevdiğim kolonyalara sahip markaydı Eyüp Sabri... Piyasada farklı markalara ait birçok ürün var ama bu markanın yerini tutmadı bana göre... Bir de en büyük fanı olan anneciğime göre... Eh, firmanın profesyonel bir sitesi olduğunu öğrenince hemen ışınlanıp birkaç parça ürün aldım.

Eyüp Sabri, markasının ürün yelpazesini oldukça geliştirmiş. Ev tekstilinden, vücut losyonlarına ve banyo ürünlerine kadar çok farklı ürünlere sahipler. Siteden incelediğim kadarıyla ambalajları ve renkleri çok kaliteli görünüyorlar. Resmen bayıldım.

Aslında almak istediklerim kolonyadan ibaretti ama siteye girdiğim zaman banyo ürünlerindeki indirimler yüzünden kendimi kaybettim. Kolonya olarak sadece tütünü tercih ederken masaj barlar, banyo köpükleri ve blaster denen ürünlerle doldurdum sepetimi.

Neler almışım bakalım...



 


Chocolate Heaven Bath Blaster
Flowers Bath Blaster
Love Apple Bath Blaster

Küveti doldurup bu ürünleri içine atıyorsunuz. Esansiyel yağlarla banyo keyfini zirveye çıkartıyormuş. Bakalım deneyip göreceğiz.
 
 

 
 
Bauble Bath Creamer
Glam Rock Bath Creamer
Pink Belt Meltz
Violet Bath Mallow

Küveti doldurup bu ürünleri içine atıyorsunuz. İçlerinde shea butter ve kakao yağı bulunuyor. Cildinizi nemlendiriyor.
 
 

 


Butter Me Baby Massage Bar
Pod People Massage Bar

Bunları avucunuzun içinde eritip, cildinize sürerek nemlendiriyorsunuz. Çok güzel kokuyorlar...
 




Tütün Kolonyası 500 ml
Choc Around The Clock Bath Brulee
Firma tarafından gönderilen losyon ve sıvı sabun testerları

Bath brulee klasik banyo köpüğü... 4 kez kullanılabiliyormuş. Bir çikolata fanı olarak denemek için sabırsızlanıyorum.


Pazar günü verdiğim siparişim, pazartesi kargoya verilmiş, salı sabahı paketim teslim edilmişti. Ürünlerimi baloncuklu poşete sarıp, kutuya koymuşlar. Ancak buna rağmen banyo köpüklerimin hepsi bir arada paketlendiği için ürünümün biri kırılmış. Mail atıp bildirdiğim müşteri hizmetleri yaklaşık 10 dakika sonra beni arayarak şaşırttı. Bu kadar çabuk geri dönüş yapmalarını beklemiyordum. Sorunumu bildirdim ve eğer isterlerse gelen paketin resmini de gönderebileceğimi söyledim.

Geri dönüş olarak benden tam not aldılar ki Türkiye çapında bunu yapan firma sayısı üçü beşi geçmez. Umarım geri dönüşleri kadar ürünlerinden de memnun kalırım ve Eyüp Sabri'den tekrar tekrar alışveriş yaparım. Gerçi banyo ürünlerinin paketi açarken bile elime sinen kokusunu çok sevdim. Bir de o pasta görünümleri yok mu? Beni benden aldı. Umarım performansları da en az bu kadar etkilidir. Her zaman dediğim gibi yerli markalardan böyle çalışmalar gördükçe sevinmemek elde değil.

EST'den ürün alan var mı peki? Tavsiyelerinizi bekleriz... :)


 

20 Şubat 2015 Cuma

Ebay ve Sasa.com Alışverişim

 
 



Son zamanlarda yazacak şey pek bulamıyorum. İçimden gelmiyor bir türlü... Ben de bunu paylaşayım dedim. Şu aralar kitaplar, kozmetikler, online alışverişlerle oyalıyorum kendimi. Olaylar, olanlar, özelikle de ülkede yaşananlar hakkında düşünmemeye, her yaşanan olayda örselenmemeye çalışıyorum. Her zaman bir kişi bir kişidir desem de, ne yazık ki bazen ne kadar uğraşsanız da sadece sizinle değişmeyen, değiştiremediğiniz şeyler var. Lanet olsun var, ne yazık ki...

Belki de bir milyonuncu kez alışveriş için kullandığım siteler; Ebay ve Sasa.com... Yaklaşık 2 ay önce yaptığım bir alışveriş...

Türkiye'nin gümrük yasağı nedeniyle ne yazık ki Ebay'deki birçok satıcı ülkemize ürün göndermiyor. Gönderenler de minicik bir paket için 24 dolar gibi uçuk fiyatlar istiyorlar. LA'deyken kargosuyla birlikte 10 dolar ödediğim bir saç spreyinin bile burada 65 TL olduğunu öğrenince bir kez daha lanet ettim bu yasaya... Bir-iki paket alıp eğleniyoruz, o paketleri beklerken heyecanlanıyoruz. Ne var sanki onu da çok görürsünüz bize... Gerçi keşke tek derdimiz bu olsa bu ülkede...







Hal böyle olunca Amerika'daki arkadaşlarımın ya da gidip gelenlerin çetelesini tutmaya başladım. New York'a giden bir arkadaşımın adresini verip üstteki ürünlere kavuştum. Üstelik çok uygun fiyatlara... Gelelim aldıklarıma;

NARS İkili Göz Farı Grand Palais
MAC MSF Adored
MAC Allık Margin
MAC Allık Immortal Flower
MAC Allık Tenderling
MAC Cremesheen Ruj Speed Deal
Narciso Rodriguez for Her EDT (Bayıldım bu kokuya... Geldiğinden beri tek sıktığım parfüm bu... Neden daha önce almamışım?)

Bu arada Ebay'den sipariş ettiğim bir kozmetik ürünü de gümrükten geçip elime ulaştı. Paketlerin üzerinde kozmetik yazmamasına dikkat edin. En önemli nokta bu...


 
 
 
 
Bu da Sasa.com'dan alışverişim... Eğer Uzak Doğu kozmetiği seviyorsanız Sasa'yı tek geçerm. Başka siteler de var ama Sasa'daki çeşitliliği yakalayamıyorlar.
 
Vitacreme B12 Regerative Cream 
My Beeauty Diary Black Pearl Mask
My Beauty Diary Imperial Bird's Nest Mask
My Beauty Diary Dark Circles İntensive Care Eye Mask
 
My Beauty Diary maskelerle Çinli arkadaşım sayesinde tanışmıştım. Tayvan'da üretiliyorlar ve Çin'de çok yaygın kullanılıyorlar. Yorumlarımı detaylı olarak yazacağım. Göz maskeleri de yine My Beauty Diary'den, çok fazla indirim vardı, denemek amacıyla aldım. Umarım işe yarar.
 
Bunlarla birlikte bir süreliğine kozmetik alışverişi yok bana... Bunlarla bir süre oyalanırım artık...
 
Hepinize keyifli hafta sonları...
 
 
 
 

18 Aralık 2014 Perşembe

Doa Kozmetik Alışverişi ve Yeni Saç Bakım Ürünlerim





Amerika'dan beraberimde getirdiğim ürünler aslında daha bitmedi. Project 10 Pan yaptığım dönemdeki gibi, ürünlerimin en azından bir kısmı bitmeden yeni ürün almayacağım diye kendi kendime söz vermiştim. Uzun zamandır da sözümü tuttum. Bir ürün bitmeden ya da ihtiyacım olmadan hiçbir şey almadım.

Gelelim Doa Kozmetik'e... Uzun zamandır Doa Kozmetik firmasını ve ürün yorumlarını takip ediyordum. Ancak üstteki nedenden dolayı alışveriş yapmıyordum. Fakat son zamanlarda saçlarımdaki problemler nedeniyle, saç bakım ürünlerimi değiştirmeye karar verdim ve istediğim ürünler için tercihim Doa oldu. Sorunum ise saçlarım çok çabuk kırılıyordu. Cansızlaştı ve her zaman parlayan görüntüsünün yerini mat ve sert bir hal aldı. Ben de biraz araştırıp iyi gelen ürünleri seçtim.

Eskiden Doa Kozmetik, ürünlerinin yanında mutlaka hediye gönderirmiş. Valla benim kutudan hediye falan çıkmadı. Hediyesini ne geçtim, benim daha heyecanla beklediğim, sitelerinde rastladığım sıcak ve samimi ifadeleriyle siparişimizle gönderilen küçük notlarıydı onu da göremedim. O nedenle biraz hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim.  Bu yazıyı okuyorlarsa kendilerine tavsiyem o eski samimi ifade şekillerine geri dönmeleri. Biz sizi bu yüzden sevdik Doa... ^_^







12 Aralıkta verdiğim siparişim ayın 18'sinde elime ulaştı. Ürünlerim bir kutu içinde sıkıca sarılmış ve  paketlenmişti. Ürünlerin ambalajları hakkında çok şey yazılıp çizilmiş, kalitesiz, basit gibi, benim gözüme pek batmadı. Zira aktardan aldığım doğal ürünlerinde ambalajları genelde bu kalitede oluyor. Tek söyleyeceğim metal tasarım, eski ambalajlarını daha çok beğenmiştim. Keşke ona geri dönebilseler...   

Neyse gelelim benim siparişime...

Yağlı saçlar için sülfatsız şampuan: Saçlarım yağlı olduğu için bu şampuanı seçtim. Yıkarken pek köpürmüyormuş, benim için temizlemesi yeterli...

Besleyici saç bakım kremi: Saç uçlarımdaki kırılmaları biraz olsun azaltır diye düşünüyorum. Deneyip göreceğiz artık...

Hint yağı: Saçların çabuk uzamasını sağlıyormuş.

Hint yağı ve sarımsak sabunu: Sarımsak yağı da hint yağı gibi saçların uzamasında etkili ve dökülmeyi önlüyor. Saf yağ bulamadığım için sabununu aldım.

Defne Sabunu: Saçların hızlı uzamasını sağlıyormuş.

Shea Butter: Dudaklarım için aldığım bir ürün bu... Rosense'in dudak balmı piyasadan kalkınca ben de buna yöneldim.

Gül Suyu: Tonik niyetine kullanacağım kendisini...  Zaten gül suyunu çok amaçlı kullanıyorum. O nedenle pek dayanmıyor. Bir de Doa'nın gül suyunu deneyelim.

Eğer memnun kalırsam diğer ürünlerine de bir şans vereceğim. Peki, siz daha önce hiç Doa Kozmetik ürünleri kullandınız mı? En çok hangi ürününden memnun kaldınız?



 

6 Nisan 2014 Pazar

Tester Korea Sitesinden Nasıl Sipariş Verilir?

 
http://www.testerkorea.com/

Siteye girmek için resme tık!

Bu siteyle tanışmam j.d. (Bu benim partim) sayesinde oldu. Ben genelde Kore ürünlerim için Ebay ya da Sasa.com'u tercih ederim ama bu siteyi de iyi ki denemişim. Çünkü hem ürün ve marka çeşitliliği çok fazla, hem de sipariş vermek gayet kolay...

Benim Tester Korea sitesini sevme nedenim bulamadığım birçok high-end markaya ulaşmamı sağlaması ve arama seçeneğinin çok kolay olması. Markalar ve ihtiyaca göre ürünleri site size sıralıyor. Sasa.com beni deli ediyordu mesela...




Siteye girdiğinizde bence ilk olarak üye olun. Sağ üst köşede "Login" ve "Join Us" kısmından "Join Us"a tıklayıp açılan sayfada bilgilerimizi giriyoruz. Üyeliğiniz bittikten sonra zaten size mail gönderiliyor. İşin en gıcık yanı bu üyelik işlemleri bana göre...




Daha sonra işin en eğlenceli kısmı başlıyor. Almak istediğiniz ürünleri "Add to Cart" seçeneğiyle sepete ekliyorsunuz. Ben burada örnek olarak Su:m37 markasına ait bir peeling seçmişim. Gerçi sonra fikrimi değiştirip Mizon markasına ait bir krem aldım. Neyse... Almak istediklerimize karar verdikten sonra sağ alttaki "Checkout"a tıklayarak ödeme kısmına geçiyoruz.

Dikkat ettiğiniz bir şey varsa ürünlerin Kore Vonu olarak fiyatlandırılması. Ben şu an Amerika'da yaşadığım için Amerikan Doları hesabı yapıyorum doğal olarak. 1 Amerikan Dolar=1000 Kore Vonu yaklaşık...





Bir sonraki sayfada 5 adet adım var.
 
1. Cart Summary (Alış-veriş Sepeti): Sepetinizdeki ürünleri gösteriyor. Bir eksik varsa ya da eklemek istediğiniz başka ürünler olursa diye... 
 
2. Address (İsim, adres ve diğer bilgiler...): Kimlik bilgileri ve adres bilgilerinin kontrolü için... Hani ola ki yanlış bilgi verdiyseniz bu kısımda düzeltebiliyorsunuz.
 
3. Shipping Method (Kargo Şekli): Üstteki resim 3. kısma ait... Buradan shipping şeklini seçiyorsunuz. Tester Korea sitesi ürünün ağırlığına ve kargo şekline göre ücret talep ediyor ama ben her zaman ilk seçeneği seçmenizi öneririm. Ucuzluk bakımından elbette...
 
4. Discount (İndirim): Tester Korea'nın indirim kuponu falan varsa elinizde burada giriyoruz. Ben de olmadığı için bu kısmı geçtim.
  
 

 
 
5. Payment Method (Ödeme Şekli ): Geldik 5. ve en önemli kısma. Ben Tester Korea için her zaman Paypal ödeme yöntemini seçiyorum. Paypal seçeneğini tıkladıktan sonra para birimi olarak USD (Amerikan Doları) seçiyoruz. Sonra da sağ alttaki "Confirm"e tıklıyoruz. Site sizi direk Paypal sayfasına yönlendiriyor. Paypal kullanıcıları zaten buradan sonrasını bilir. Şifrenizi girip, ödemeyi onaylıyorsunuz.
 
 


Daha sonra sizi Paypal sayfasından Tester Korea sayfasına yönlendiriyorlar. Karşınıza şu şekilde bir sayfa çıkıyor. Ayrıca mail adresinize hem Paypal'dan hem de Tester Korea sitesinden siparişimizle ilgili bilgi gönderiyorlar. "Order number"ınız sizin fiş numaranız gibi bir şey... Siparişimizle ilgili her türlü bilgiyi bu numarayla öğreniyoruz.

Ben siparişimi tamamladım, şimdi kaç günde elime ulaşacak onu bekliyorum. Geldiğinde sizi de bilgilendiririm. Sorularınız olursa yorum kısmından atabilirsiniz.

 Tester Korea'dan daha önce sipariş verdiniz mi ya da önereceğiniz başka siteler var mı? Çok seviyorum yeni sitelerden alışveriş yapmayı... ^_^

Hepinize keyifli haftalar dilerim...

29 Eylül 2012 Cumartesi

Ebay'den Vitacreme B12 Alışverişi



Bu ürünü kendime değil, benden kilometrelerce uzaklıkta bulunan anneciğime aldım. Umarım beğenir. Çünkü daha önce kendim kullanmadığım hiçbir ürünü anneme almamışımdır. O nedenle biraz tedirginim.

Son zamanlarda Türk bloglarında bu ürünü görüp duruyordum. Vitacreme B12 İsviçre yapımı sivilce ve ciltteki leke izlerine iyi gelen bir ürün... Benim bu yazıyı yazma sebebim ise Vitacreme'e Ebay'den ulaşabilme imkanınızın olması... Yalnız bu konuda biraz dikkatli olmalısınız. Ebay üzerinden bu kremi satanların çoğu sahte ürün satıyor. O nedenle ben de ince eleyip sık dokudum ve güvenilir bir satıcıyı tercih ettim.




Vitacreme'i aslında benim daha önce burada bahsettiğim Cosme-de sitesinden alabilirsiniz ama Ebay fiyatından biraz yüksek... İndirimli fiyatı bile 33 dolar...  Şuradan ürünü inceleyebilirsiniz.

Daha önceden fark ettiniz mi bilmiyorum ama Strawberry gibi sitelerin Ebay'de satış yaptığını görmüştüm. Vitacreme'i ararken Cosme-de'nin de satış yaptığını fark ettim. Üstelik site fiyatından daha uygun rakamlara... Ben bu ürünü 27 dolara aldım. Eğer aratırsanız bu fiyattan çok daha uygun rakamlara -21 dolar gibi- bu ürünü bulabilirsiniz ama dediğim gibi büyük ihtimalle sahte çıkacaktır.

Kutunun üzerinde Cosme-de'nin adresi ve tam ismi bulunuyor. Bir haftada elimdeydi ürün. Bildiğimiz Cosme-de kutusunda gelmiş, İçine de ayrıca bir adet sample koymuşlar. Kınayuki denen daha önce hiç kullanmadığım hatta duymadığım bir marka... Deneyip göreceğiz bakalım.


 
 
Peki, ben ürünün sahte olmadığını nasıl anladım? Ürünün üzerinde bandrolü bulunuyor. Bu şekilde sahtelerinden ayırt edebiilirsiniz. Son olarak Cosme-de'nin Vitacreme sayfasına şuradan ulaşabilirsiniz.
 
Bu üründen kullanan var mı aranızda? Çok merak ediyorum etkilerini...

10 Mart 2012 Cumartesi

Kitap Yurdu'ndan İlk Alışverişim


Ne zamandır internetten kitap alışverişi yapmıyordum. Bu ara popüler serileri takip ettiğim için, o kitapları her yerde bulmam kolay oluyor ve internetten aramama gerek kalmıyordu. Aradığım birkaç kitabı almak için bu sefer ki tercihim Idefix değil, Kitap Yurdu oldu.

Aldığım kitaplar;

Dövüş Kulübü - Chuck Palahniuk
Japonuma Laf Söyletmem Arkadaş - Erdal Güven
Agarta Illuminati Savaşı - Birol Ertan
Tanrı'nın Gölgesi II. Abdülhamit - Joan Haslip


Siparişimi 7 Mart tarihinde verdim. İstediğim kitaplardan sadece birisi aynı gün postalanabiliyordu. Diğerlerinin yanında 2-3 gün içerisinde temin edilebilir ibaresi mevcuttu. Nitekim postam bugün (10 Mart) elime ulaştı. Kitaplarım hem boncuklu poşetlere hem de üstü karton kaplı şekilde sarmalanmış halde geldi. UPS kargoyla sorunsuz teslim aldım. Kitapların içine ayrıca bol bol kitap ayıracı koymuşlar. Benim gibi ha bire kaybeden biri için süper bir şey...


Kargo bedava... Kitap Yurdu'nda şöyle bir uygulama var ki keşke her sitede olsa diye içimden geçirmedim değil. Kargosu bedava olan promosyonlu kitaplar var. Onların içinden seçtiğiniz bir kitabı sepetinize eklediğiniz zaman tüm kargo ücretini Kitap Yurdu ödüyor. II. Abdülhamit adlı kitabı ben böyle aldım. Fiyatı 12.6'tı ve kargosu bedavaydı. Sepete ekleyip tüm kitaplarımın kargosunu karşıladım hem de elimde bir kitabım daha olmuş oldu. Oley!!!

Son olarak bir şey hakkında yorum yapmadan geçemeyeceğim. Birkaç kez sipariş vermeyi denediğim halde, site ya Paypal hesabımı kabul etmedi, ya kredi kartınız dolmuş gibi saçma sapan bir bahane gösterdi ki ben kredi kartımı iki gün önce yatırmıştım. O nedenle sipariş verirken böyle şeylerle karşılaşırsanız şaşırmayın derim.

Sizin kitap aldığınız siteler var mı? Tavsiyeleri bekleriz.

20 Ocak 2012 Cuma

Yasaklar Çiğnenmek İçindir...


Yoksa o söz, kurallar çiğnenmek için miydi? Her neyse... Size ne zamandır alışveriş yazısı yazmıyordum. Bunun en temel nedenini biliyorsunuz: Yasak! Ancak fark ettiyseniz geçen seneki kadar ıvır zıvır her ürünü de almıyorum artık. Daha çok cilt ve saç bakımı için gerekli ürünlerimi alıyorum.

Birkaç ay evvel yasakla ilgili şu yazımda birkaç bilgi vermiştim. Sünger tarzı ürünleri ve diğer alışverişlerimi netten yaptığımı zaten biliyorsunuz. Birkaç izleyicim ben yurt dışından ürün getirttim falan deyince ben de riske gireyim ne olur ne olmaz dedim.

Gerçi böyle bir şeyi neden yaptığımı da bilmiyorum. Ne gerek var ki risk almaya. Zaten nadir de olsa arkadaşım aracılığıyla alışveriş imkanım oluyordu. Kediyi öldüren merak ya, benimki de o hesap! Yılbaşı nedeniyle ne de olsa bir sürü paket gelip gidecek belki arada kaynar diye düşünmüştüm. Neyse ki paketim gümrüğe takılmamış.


Uzak Doğu ürünlerini ne kadar çok sevdiğimi bilirsiniz. Güney Kore markası olan Amorepacific'in ürünlerini ne zamandır denemek istiyordum. Mamonde BB Balm da gözüm vardı. BB kremlerden sonra nasıl bir şey çıkacağını merak etmiştim. BB Balm'ı Amorepacific-global isimli satıcıdan aldım. Ürünler sıkıca paketlenmiş şekilde elime ulaştı. Ancak ben hala düşünüp duruyorum bu koca paket -üstelik her yerinde beauty, makeup falan yazıyor- nasıl gümrükten geçti? Anlamadım valla...

Satıcı ayrıca denemem için komple cilt bakım ürünlerinden oluşan bir set göndermiş. Üstelik bizim çoğu şu kutu, bu kutunun içinden çıkan tek kullanımlıklar gibi değil, en az 5-6 defa kullanılacak bir set bu. Bir ara deneyip yorumlarımı yazmak istiyorum.


Bunlar da tam olarak açılmış hali... Bu alışverişin en önemli yanlarından biri ise bu ürünü Make Offer seçeneği ile almış olmam. Bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Bir ürün için Buy It Now seçeneğinin altına bazı satıcılar Make Offer seçeneğini koyuyorlar. Siz bir teklifte bulunuyorsunuz. Satıcı kabul ederse o bedeli ödeyip ürünü satın alıyorsunuz. Eğer satıcı bedeli yeterli bulmazsa size yeni bir teklifte bulunuyor. Bu şekilde anlaşmaya varmaya çalışıyorsunuz. Biz Türkler pazarlık yapmayı çok severiz zaten. İşimize gelen bir yöntem bu.

Bunun dışında Güney Koreli satıcılarla pek sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Sanırım Türkler'e olan sempatileri Ebay ortamında da devam ediyor. Son olarak size diğer alışverişlerime net üzerinden devam edeceğimi söylemiştim. Kozmetik dışında pek aldıklarımdan bahsetmiyorum ama bunu bir örnek olarak koymakta yarar var.

Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu şekilde gümrükten geçen ürünleriniz var mı?



23 Aralık 2011 Cuma

Önüm, Arkam, Sağım, Solum Alışveriş Sitesi


Hani şimdi reklamlarda görüyorsunuz ya, kadın bir elbiseyi üçte biri fiyatına aldığı için üstünü başını parçalıyor, kolyesini koparıyor, etrafı dağıtıyor. Elbiseden ettiği karın kat kat fazlasını etrafına veriyor garibim. Sonra da buna karlı alışveriş diyorlar. Ne anladım ben ondan. Şimdi buradan, o sitenin aslında kar değil, zarar ettirdiği anlamını mı çıkarmalıyım, yoksa reklamın baştan sona kadar hatalı olduğunu mu söylemeliyim kararı siz verin.  

Gümrük yasası nedeniyle ucuza alışveriş yapma lüksümüz elimizden alındı. Malum bir ürünü ne olursa olsun -kozmetik, giyim, elektronik eşya v.b. - neredeyse üçte biri fiyatlara alıyorduk. Onun önü kesilince, yeni arayışlara girdi insanlar. Senenin başında bir-iki olan alışveriş sitesi sayısına artık yetişemez oldum desem yeridir. Ardı ardına televizyonlarda reklamları yayınlandı. İnternet sayfalarında mantar gibi bu sitelerin ilanları doldu. Ha diyeceksiniz ki sen de internetten alışveriş yapıyorsun, neden bu konu sana bu kadar battı.

Ben şahsen internetten alışverişi ürünler daha ucuza geldiği ve bulamadığım ürünler için tercih ediyorum. Eh, iş yoğunluğundan alışverişe sıra gelmediği zamanlar da oluyor haliyle. O dönemlerde de çok gerekli olmayan ihtiyaçlarımı alışveriş sitelerinden sağlıyorum.

İtiraf ediyorum, bu tarz -Limonga, Markafoni, Trendyol gibi - alışveriş sitelerinden hiç alışveriş yapmadım. Böyle giderse de yapacağımı düşünmüyorum. Kendimce birkaç sebebim var elbette. İlk sebebim fiyatların düşük gösterilip, mağaza fiyatından bile pahalı olduğunu fark etmem oldu. Elbette tüm ürünleri için geçerli değil bu durum ama kargo ücretini falan da ekleyince pek bir karı kalmıyor alışverişin. İkincisi de ürünlerin resimlerdeki gibi çıkmaması ve iade sisteminin çok kötü olması... Liste bu şekilde uzatılabilir. Ben şahsen alışveriş yapmadığım için etrafımdan duyduklarımı söylüyorum.

Dahası bu da yetmedi. Kozmetikçilerin imdadına yetişecek gibi görünen şu kutu, bu kutu, bilmem ne kutu adında zibilyon tane site çıktı piyasaya. Benim sinirimi bozansa neredeyse açtığım her blogda bu sitelerin promosyonlarının karşıma çıkıyor olması. Bir değil, iki değil... İnsanında bir yerden sonra sıtkı sıyrılıyor. Bu kötü bir şey mi? Elbette değil. Ne güzel sayelerinde biz de bilgileniyoruz. Ancak bu durumun biraz abartıldığını düşünüyorum. Millet olarak zaten bir garibiz. Bazen düşünüyorum da işin b.kunu çıkarmak derler ya, sanırım doğruluk payı var. Bu işinde sonu ona benzeyecek gibime geliyor. Hayır, içindeki ürünlere bakıyorum ve iyi ki üye olup almamışım diyorum kendi kendime.

Bu kadar söylendim. Eğer, o sitelerden ürün alırsam ya da üye olursam, ilk sizin haberiniz olacak zaten bunu biliyorsunuz. Artık deneyimlerimle birlikte karşınızda olacağım. Gerçi rekabet ortamı iyidir. Daha çok tüketiciye yarar. Umarım gümrük yasağıyla haksızlığa uğrayan bizler için bu siteler ilaç olur. Tabii, yersen...

6 Eylül 2011 Salı

Yurtdışından Alışveriş Hakkında Birkaç Bilgi ve Sorun!


Hepimizin -özellikle yurtdışından sıklıkla alışveriş yapan bizlerin- az çok ilgilendiği alışveriş yasağı ne yazık ki devam ediyor. Mahkeme bizim aleyhimize sonuçlanmış gibi görünse de ben umudumu yitirmek istemiyorum.

Bu yazıyı yazma amacım aylardır dile getirilen şeyleri tekrarlamak değil. Ben bu süre boyunca büyük firmalardan -ki onların ne olduğunu siz de biliyorsunuz- kesinlikle alışveriş yapmadım. Hatta bunu fırsat bilip fiyatlarını yükselten markalardan da alışverişi kestim. Aman rimelim, fondötenim bitti diye kimse de krize girmez. Ben de girmedim. Eğer zorda kalırsa, herkes muadillerini de çok rahat kullanabilir.

Şu an netten ve çevremden edindiğim bilgiler açısından değerlendirirsem, birkaç noktaya değinmek istiyorum. Yasak özellikle Strawberry paketlerini esir almış durumda. Binlerce paket gümrükte geri gönderilmek için hala bekliyormuş. Strawberry'nin kurdelalı paketlerinin damgalı eşek muamelesi gördüğü kesin. Diğer sitelerin paketleri hakkında bir şey söyleyemiyorum ama edindiğim bir bilgiyi de paylaşmadan geçemeyeceğim.

İş yerime benim paketlerimi getiren ve artık neredeyse tanıdık gibi olduğumuz postacı amcaya -ki akrabalığımız falan yok sadece saygı babında o şekilde hitap ediyorum- birkaç şey sordum. Benim gibi ürün getirten var mı, hala geçiş sağlanıyor mu dediğimde, bana elbette olduğunu hatta büyük poşet ya da çuvallarla ürün geldiğini söyledi. Nasıl gümrükten geçtiğini sorduğumda ise, buna yönelik Gümrük Müşavirliği'nde eğer isminiz kara listedeyse paketlerinize el konulduğunu, sizi arayıp çağırdıklarını ve paketi yanınızda açtıklarını belirtti. Ayrıca yakınlardaki iş yerlerinden birinde çuvalla besin takviyesi getirtip satan birinin yakalandığını ve ceza yediğini de öğrendim. Kozmetik dışında cep telefonu, bilgisayar ve elektronik eşya getirtenler de azımsanmayacak kadar fazlaymış.

Benim burada kafamı karıştıran madem yasak var neden düzgün işlemiyor? Neden bütün paketlere el konmuyor? Neden sadece bazı sitelerin -Strawberry gibi - ürünleri yasaktan nasibini alıyor? Bu yasak ilk çıktığında devletin bunu yürütmeye yönelik gerekli donanımı olmadığını okumuştum birkaç yerde. Görünen o ki sanırım söylentiler doğru.

Peki, ben ne yapacağım?

Fırça, sünger gibi gerekli gördüğüm ürünleri yine internet üzerinden almaya devam edeceğim. Çünkü, kozmetik kapsamına girmediği için yasak onları içermiyor.

Gelelim, yıllık beş kez sınırlama getirilmesine... Açıkçası siparişlerinizi, arkadaş ya da akrabalarınız adına verebilirsiniz. Ben annem ya da kardeşim adına vermeyi düşünüyorum. Çünkü onların istedikleri şeyleri zaten hep ben sipariş veriyordum. Şimdi olay tersine döndü.

Bunları söylüyorum ama bu demek değil ki gümrüğe takılmayan paketler varmış sizinkiler de takılmaz. Bilmiyorum. Zaten yasak besin takviyesi ve kozmetik ürünlerini içeriyor. Tabii son durumda edindiğim bilgiye göre kotayı da düşürmüşler. Ben zaten yurtdışındaki arkadaşlarımı devreye sokacağım. Eğer sizin de yurtdışında yaşayan akraba ya da arkadaşlarınız varsa onlardan yardım alabilirsiniz.

Bu yazı kimseyi töhmet altında bırakmak amacıyla yazılmamıştır. Sadece kendi düşünce ve görüşlerim vardır. Birkaç forumda ve blogda gördüğüm ve gerçekten üzüldüğüm tehdit amaçlı yorumlar olacak mı çok merak ediyorum. Lütfen yazın da görelim.

Son olarak daha önceden yurt dışından aldığım ya da arkadaşımın getirdiği ürünleri burada tanıtıp tanıtmamak konusunda biraz kararsızım. Bu yasağın bir gün kalkacağını ya da o ürünlerinde ülkemize geleceğini ümit ediyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?

20 Nisan 2011 Çarşamba

GG'den Victoria's Secret Alışverişim ve Püf Noktalar



Şuradaki yazımda VS'nin allığından bahsetmiştim. Özellikle koleksiyonerler için bulunmaz bir nimet bu allık. Çünkü tasarımı o kadar şirin ki tanıtımını yaptığımda siz de göreceksiniz.

Aldıklarım

Beauty Rush 3'lü Lip Gloss Set
Perfect Lip Stick - Temptress
Radiant Face Trio Allık

Gittigidiyor'dan pek alışveriş yapmasam da allığı ve aynı koleksiyondaki ruju kulaseramik adlı satıcıdan aldım. Böyle birleştirilmiş gönderilerde genelde kargo ücretinden de tasarruf etmiş oluyorsunuz. Parlatıcı seti de all_sale nickli satıcıdan aldım ki bu seti en uygun fiyatla satan satıcı diyebilirim. Üstelik kendisi bana katalogu da göndermiş. Her iki satıcı da %100 pozitif yoruma sahip... Üstelik sorduğum bütün saçma sorulara da hemen cevap verdiler. O yüzden tercih sebebim oldu. Çok karlı bir alışveriş yaptığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü bu aldıklarımı eBay'den çok daha uygun fiyatlara alabilirsiniz ancak benim bulduğum satıcıların hiçbiri TR'ye gönderim yapmıyordu.

Gittigidiyor'dan ya da diğer sitelerden alışveriş yaparken de insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: "Ya sahteyse? " Üstelik Gittigidiyor bu konuda bayağı sabıkalı satıcılara sahip...

Mesela MAC, Chanel, Max Factor gibi markalarda sahtelerden geçilmiyor, orjinal ürün bulmak mümkün değil. 5 TL'ye yerli üretim rujları bile alamıyoruz kaldı ki MAC gibi bir markanın rujlarını alabilelim. "Aman ne olacak ki" diye düşünebilirsiniz ancak bu ürünlerin nerede üretildiğini bilmiyoruz. Sağlığımız ilk önceliğimiz olmalı diye düşünüyorum ben şahsen. Onun dışında Victoria Secret, OPI, Clinique gibi markaları getiren çok güvenilir satıcılar da mevcut. Eğer bu markalardan istediğiniz ürün varsa rahatlıkla getirtebilirsiniz.

Diğer bir sorun da fiyatlar... Çoğu başka sitelerde -Strawberry, eBay, Cosme-de gibi- çok uygun fiyatlara satılan ürünler Gittigidiyor'da uçuk rakamlara satışa çıkıyor. O yüzden bir ürünü alırken bu sitelere de göz atmak gerekiyor.

Peki GG'nin avantajı yok mu? Benim bu alışverişlerim ertesi gün elime ulaştı. Yurt dışından getirttiğim ürünler en iyi ihtimalle bir hafta içerisinde elimde oluyor. Bu yüzden sabırsız kişilere iyi gelecek bir alışveriş sitesi... Ayrıca bazen diğer sitelerde olmayan ürünleri de bulduğum oldu benim... Eğer hiç umudunuz yoksa, ürünler için kolaylıkla satıcılarla görüşüp getirtmelerini sağlayabilirsiniz. İngilizce şartı falan yok.

GG'nin eBay'e satıldığını şuradaki yazımda yazmıştım. Dikkat ettim sitede yapılan birkaç değişiklik nedeniyle GG'nin görüntüsü tıpkı eBay'in görünümünü anımsatıyor. Yakında açık artırma, Paypal'la ödemeye geçiş de sitede yerini alacaktır. Eminim.

Peki sizin GG deneyimleriniz var mı? Site hakkında ne düşünüyorsunuz?

18 Nisan 2011 Pazartesi

Yaşasın Kitap {Okuma} Çılgınlığı


Kitaplar... Özellikle de romanlar... Gördüğüm zaman delirdiğim, almaktan asla kaçınmayacağım birkaç şeyden biridir sanırım. Bazen gözüm dönüyor ve birkaç gün içinde kaç kitap aldığımın farkında bile olmuyorum.

Geçen gün Kadıköy ziyaretimde ilk yaptığım iş her zaman mutlaka uğradığım kitap pasajıydı. Önce, her zaman uğradığım, ne kadar kitap varsa didik didik edip karıştırdığım 2. el kitaplar satan dükkana girdim. Tavuk Suyuna Çorba Serisi'nin neredeyse tüm kitaplarını okuduğum halde ilk kitabı hala okumadığımı fark edip önce onu attım sepetime. Sonra da gözüme Alışverişkolik Serisi'nin 3. kitabı çarptı. İkinciyi hala okumadığım için 3. bulunsun en azından deyip onu da aldım.

Diğer iki kitap ne zamandır aklımda olan Gündüz Ölüsü serisine ait. Ne yazık ki seri kitaplar arasında çok zaman farkı olunca kitaplardaki bazı olayları unutuyorum ve sonraki kitaplarda aklım karışabiliyor. O yüzden, ne de olsa serinin 6. kitabı çıkıcak şimdi 2 kitabı alıp okuyayım diye düşündüm. Şu an Cadı Ölüsü'nü yarıladım bile. Yakında yorumlarımı yazarım.



Bu üstteki kitaplar ise İdefix'ten siparişim... İdefix siparişlerimde genelde gittiğim kitapçılarda arayıp bulamadığım kitapları alıyorum. Böylece hem aramak derdinden kurtuluyorum hem de siparişim 2 gün içerisinde elimde oluyor.

Bu siparişimde de daha önce bulamadığım Çöl Çiçeği ve Yumi bulunuyordu. Şimdi okunmak için beni bekliyorlar. Ayrıca yanında ücretsiz Sabit Fikir dergisini de göndermişler. Gerçekten güzel yazılar var. Tavsiye ederim.

Sizin de zaman zaman böyle çılgınlıklarınız oluyor mu peki? Yoksa ben mi git gide alışverişkolik oluyoru?   

13 Nisan 2011 Çarşamba

GittiGidiyor eBay Ailesine Katılıyor: Alışveriş Sitemiz de Gitti


Bu gece mail adresime "GittiGidiyor eBay Ailesine Katılıyor" başlığıyla bir mail geldi. GittiGidiyor'un eBay'le ortaklığı olduğunu ve eBay'in bir süredir GittiGidiyor'u tamamen bünyesine katmak için çalışmalar yürüttüğünü biliyordum.

Her zaman Türkiye'nin eBay'i olarak tanımladığım GittiGidiyor'da 2007'den beri azınlık olan eBay, %93'lük hisseyle çoğunluğa geçmiş bulunuyor. Gerçi bu sürenin bir ayı bulması bekleniyor.  

GittiGidiyor'dan alışveriş yapan ve eBay'e de yavaş yavaş alışmaya başlayan birisiyim. Web açısından bakarsak iki sitede oldukça basit alt yapıya ve ara yüze sahip. İkisinin de geliştirilmesi gereken yönler olduğunu düşünüyorum şahsen. Gerçi bunu yazılımcılar ve web tasarımcıları benden çok daha iyi bilir.

GittiGidiyor'da şu an için bir değişiklik görünmüyor. Ancak zamanla hem görünümü hem de alt yapısı eBay'in klasik sistemine benzeyecektir. Üstelik diğer eBay satıcıları ile de alışveriş yapma imkanı bulabileceğiz.   

Gel gelelim ben GittiGidiyor gibi bir alışveriş sitesinin eBay tarafından satın alınmasına nedense bir türlü ısınamadım. eBay diğer ülkelerde olduğu gibi eBay Türkiye şeklinde bir site kurabilirdi. Gerçi şimdilik her şeyin aynı kalacağını belirtilmiş ama Gittigidiyor'un adının değişme riski bile var.

Değişime, yeniliğe, paylaşıma her zaman açık bir kişiyim. Ancak elimizde olan her şeyin de yabancılara satılması beni fena halde sıkıyor. eBay Türkiye'yi ayrı bir site olarak açıp GittiGidiyor'la rekabet edecek seviyeye getirseler ve rekabeti artırsalar eminim hem onlar hem de kendileri için çok daha faydalı bir ortam yaratmış olacaklardı. Ancak hazıra konmak sanırım her zaman daha kolay oluyor.

Sonuçta site satıldı ve alan memnun satan memnun. Umarım GittiGidiyor kullanıcıları bu durumdan zararlı çıkmaz diyorum. Yazıma noktayı koyuyorum.

24 Mart 2011 Perşembe

Cosme-de'den Siparişim



Yine mi gibi bir soru gelebilir aklınıza... Haklısınız.

Geçen gün Peri Kutusu'na attığım ilk ürünlerden olan Lilyth travel boy fırça setini stoklardan tükenmeden sipariş etmiştim. Anneminde göz kreminin bittiğini görüp Clinique'nun All About Eyes'ı sepetime eklemiştim. Gerçi kendisine kırışık karşıtı bir ürün daha iyi olurdu ama pek sevmiyor onları. Her yaşın kendi güzelliği varmış. Neyse siparişlerim az önce elime ulaştı. Ben de hemen sizlerle paylaşmak istedim.

Üstelik Lilyth'in deneme boyu cilt bakım setini de göndermişler. Onu, paketi açtığımda iş yerindeki çaylara bakan ablaya verdim. O yüzden yorum yazamıyorum.

İlk izlenimin, fırça setine verdiğim her dolar için değer diyorum. Çantası falan o kadar şirin ki tanıtımını yaptığımda siz de ne demek istediğimi anlayacaksınız. Eğer merak ediyorsanız buradan siteyi inceleyebilirsiniz.

Cosme'de ile ilgili herhangi bir sorununuz olursa lütfen sormaktan çekinmeyin.

21 Mart 2011 Pazartesi

Peri'nin Ebay'den Alışveriş Fobisi


Başlığı yanlış okumadınız. "Peri, yapma Allah'ını seversen. İnternetten yaptığın onca alışverişin yazılarını buradan okuyoruz. Dalga geçiyorsun herhalde." dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ancak gerçek bu...

Hani bazen alışveriş yaparken rastlarsınız. Dükkanlarda satıcıyı sinir eden, elli tane soru soran, olmadık işler çıkartan alıcılar vardır. Normalde böyle bir insan değilim çok şükür ancak konu internetten alışverişe geldiğinde kılı kırk yaran, sitelere olur olmadık sorular soran biri haline dönüşüveriyorum.

Bunda yadırganacak bir şey yok aslında. Sonuç olarak internetten alışveriş ne kadar güvenli de olsa her zaman risk taşır. Ben elimden geldiğince bu riskleri en aza indirmeye çalışıyorum. Kendi deneyimlerimi sizlerle paylaşarak benim durumumda olan insanlar varsa en azından yardımcı olmaya çabalıyorum. Umarım başarılı oluyorumdur.

Buradaki internetten alışveriş paylaşımlarımı da göz önüne alırsak şimdiye kadar Strawberry, Cosme-de, Elf Cosmetics, Cheapsmells, İdefix, Gittigidiyor gibi birçok siteden alışveriş yaptım. Bahsetmediklerim de cabası... Bu kadar deneyime rağmen hala cesaretlenip Ebay'den tek ürün almadım, alamadım. Bırakın almayı üye bile olmadım. Ebay'den alışveriş hakkında o kadar çok yazı okudum ki anlatamam. Eğer başka bir site hakkında bu kadar yorum okusam sanırım sitenin yöneticiliğine falan alırlardı beni.

Aslında böyle düşündüğüm zaman çok cesaretsizim diyorum bir yandan, diğer yandan da "Kızım ebay çok güvenli bir site değil sanki." diye kendi kendimi vazgeçirmeye çalışıyorum. Elbette benim de bu siteden alışveriş yapmamam için belli nedenlerim var. Alışveriş yapmak için olan onca nedenin önüne geçiyor ve beni bu siteden alıkoyuyor.

Gelelim alışveriş yap(a)mamamın nedenlerine;

İlk olarak bu Paypal sistemi düşündürüyor beni. Bilmeyenler için bir not: Paypal, Ebay'in sistemine bağlı bir ödeme şekli aslında, daha doğrusu bu şekilde başlamış öyküsü. Daha sonra birçok sitede, bu Paypal hesabını, ödeme sistemine dahil etmiş. Kredi kartınızı Paypal hesabınıza kabul ettirip, onaylatıyorsunuz. Alışverişlerinizde bir daha kredi kartı v.s. uğraşmıyorsunuz. Ödemeleriniz Paypal hesabınızdan yapılıyor ve kredi kartınızdan bu yolla çekiliyor.

Güya hem alıcıları hem de satıcıları korumak amacıyla yapılmış bir sistemmiş bu. Bana kalırsa sistemin kendini korumak için aldığı bir yöntem. Üstelik Paypal'da hesap açarken küçük bir meblağ kartınızdan çekiliyor. Eğer biraz uğraşırsanız bu küçük miktarı geri alıyorsunuz. Ancak milyonlarca kullanıcıdan bu küçük ayrıntıyla uğraşan çok az olduğu için vurgunun ne boyutlara ulaştığını varın siz düşünün.

Paypal'ın bir de şu yönü var. Diyelim ki benim iki kredi kartım var ve sadece biri Paypal hesabına tanıtılmış. Eğer bir ürünü diğer kartınızla almak istiyorsanız önce Paypal hesabına kartınızı tanıtmanız gerekiyor. Bu durumda sorun yaşayan birçok insan olduğunu okudum ben. Ne kadar doğru belki bilenler yorumlarında yazar.

Paypal'a kayıt olduk. Hesabımızı açtık. Ebay'e de üyelik tamam. Şimdi geldik alacağımız ürüne. Ebay'de de dolandırıcılar çok fazla elbette. Ben bile şöyle bir gezindiğim halde birçok ürünün sahtesini buldum. Özellikle Çinli satıcılara çok dikkat etmek gerekiyor. Bu konuda en azından eleyeceğim ürünleri biliyorum.

Satıcılar kısmı sorunlardan biri... Gerçi burada feedback mekanizması devreye giriyor ve en azından bize satıcılar hakkında ufak da olsa ipuçları veriyor.

Ekşi sözlük'teki Ebay yorumlarından birinde şöyle bir durum gelişmiş. Gönderilen ürünün sahte oluğunu anlayan Ekşi Sözlük yazarı, eksi puan vereceğini söylemiş. Birkaç mesajlaşmadan sonra satıcı istediği ürünü göndereceğini, aynı zamanda parasını iade edeceğini hatta hediye falan da vereceğini söylemiş. (Bu ne kadar doğru bilemem tabi.) Bunun üzerine bizim yazar böyle bir şey istemediğini, başından bu olayı buraya vardırana kadar düşünmesi gerektiğini belirtip eksiyi vermiş. Üstelik bu satıcnın %99'luk bir feedbacki varmış. Varın gerisini siz düşünün.

Ayrıca kargo meselesi... Çoğu kayıtsız postayla gönderildiği için Allah'a emanet geliyor. Kargonuzun kaybolma olasılığı çok yüksek. Zaten elektronik, oto yedek parçası alamayacağımıza göre kayıtlı postayla gelmesi de biraz saçma. Öyle olacak olsa zaten Ebay'den aldığımız ürünün bir anlamı kalmıyor.

Bu kadar şey saydım belki Ebay'den alışveriş yapanlar bile bu okuduklarından sonra ne yaptık biz diyebilirler. Gerçi bu bahsettiklerim çok kıyıda köşede kalmış mevzular. Milyonlarca alışveriş yapan insandan çok çok azının başına gelmiştir.

Peki Ebay'de beni çeken neler var? (Burada kozmetik alışverişlerimden bahsettiğim için sadece bu konuda olan düşüncelerimi belirteceğim. )

Üstte belirttiğim sitelerdeki tüm ürünleri hatta orada bulamadıklarınızı bile Ebay'de bulmanız mümkün. Onca marka, bir sürü çeşit, yeni çıkan ya da artık antika olmuş koleksiyonlar... İnsanın başının dönmesi gayet normal...

Diğer bir avantajı da fiyatlar... Üstteki sitelerde satılan ürünlerin çoğunu Ebay'de daha uygun fiyata bulmanız mümkün. Tabii daha pahalı çıktığı da oluyor ama genelde daha düşük fiyatlar göze çarpıyor.

Açık artırma sistemi var bir de. Ürün için belirtilen süre içinde en iyi rakamı veren ürüne sahip oluyor. Tabii bazen uçuk rakamlara çıkılsa da bazen de ürün değerinin çok altında bir rakama alıcı bulabiliyor. Gerçi bu benim tarzımda bir alışveriş değil. Ben aldığım ürüne vereceğim rakamı iyi bilmeliyim.

Diyelim bir ürün alacaksınız. Arattınız ve zilyon tane satıcıda ürünün olduğunu gördünüz. Türkiye'ye gönderim yapanlardan hangisini isterseniz seçme şansınız var. Dahası göndermeyen satıcılarla görüşüp TR'ye ürünleri göndermelerini isteyeblirsiniz.

Bu ve buna benzer avantajları ve dezavantajları mevcut sitenin. Şimdi baktım da bayağı uzun bir yazı olmuş. Aslında böyle uzun yazıları sevmeyen birisi olarak eğer bitirebilen varsa ya da bu konuda kendi fikirlerinizi paylaşmak isterseniz lütfen paylaşmaktan çekinmeyin. Sanırım biraz cesaretlendirilmeye ve yalnız olmadığımı bilmeye ihtiyacım var.  

22 Şubat 2011 Salı

İlk Elf Siparişim Işık Hızıyla Geldi!

Şuradaki yazımda Elf Cosmetics'in free shipping kampanyasını duyurmuştum. 15 şubatta verdiğim sipariş tam bir haftada elime ulaştı. Elf'i bu hızından dolayı kutluyorum. Ayrıca ürünler eksiksiz elimdeydi. Gerçi henüz kontrol etmeye fırsat bulamadım. 

Ben shipping olarak European standartı seçmiştim. Kutunun üzerinde Air Mail yazıyor. Ayrıca fiyat küpürü de bulunuyor. (Cheapsmell, Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın. Hala yollardasın.) PTT'de hiçbir şekilde müdehale etmemiş kutuya. Olduğu gibi bana göndermişler.



Baloncuklu koruyuculara sıkı sıkı sarmışlar. Kutu azıcık yamulmuştu ama bunlar korumuştur diye düşünüyorum.


Peki bunların tanıtımları yapılmayacak mı? Elbette yapacağım ama telefonum hala gelmedi. Ah KVK!!! Fotoğraf makinemde çalındığı için telefonum gelene kadar bekleyeceğiz. Üzgünüm.

Ve siparişlerim... Fırçalarım o kadar amatör ki ELF beni bir süre idare eder deyip 5 tane seçmişim.  Peki neler söylemişim?



Lipstick - NEW Classy
Hypershine lip gloss - Honey
Luscious liquid lipstick - Baby Lips
Studio Makeup Mist & Set
Matte Finisher Clear Nail Polish
Nail Polish
Blush and Bronzer Compact
Powder Brush
Concealer Brush
Eyeshadow C Brush
Blush Brush
Angled Foundation Brush

18 Aralık 2010 Cumartesi

Cheapsmells | Bir Başka Kozmetik Sitesi



İtiraf etmek gerekirse bugüne kadar kozmetik, parfüm v.s. alışverişlerimi hep ya parfümerilerden ya da depolardan sağlardım. Ancak internetteki fiyatları gördükten sonra küçük de olsa risk alarak bu işe el atmak benim yararıma olacak gibiydi ki öyle de oldu. . Özellikle Türkiye'de bulunmayan markaları deneme isteğim ya da burada iki-üç katı ödemek istememe durumum -ki bu bütçemle alakalı- beni bu yola itti.  

İnternetten kozmetik alabileceğim siteleri araştırdıkça yeni yeni yerler bulmaya başladım. Cheapsmells'de bunların bir tanesi elbette.

Cheapsmells İngiltere kökenli bir site... Başta birçok tanınmış markanın parfümü dışında makyaj malzemelerinden, saç ve cilt bakımına varan ürün yelpazesi mevcut. Yalnız İngilizcesi olmayanlar biraz zorlanabilir.

Sitenin bir dezavantajı aldığınız her ürün başına kargo bedeli ödemeniz. Ürün başına yaklaşık £2.5 ödüyorsunuz. (£1 yaklaşık 2.4 Lira ama bu kurlara göre değişebilir. ) Şampuan gibi ağır ürünler isterseniz bu kargo bedeli £3.5'a kadar çıkabiliyor.

Cheapsmells'in bir dezavantajı da üçten fazla ürün almanız durumunda gümrüğe takılma ihtimaliniz. Bunun her zaman olacağını söylemiyorum ama her ihtimale karşılık siz siz olun tek seferde üçten fazla ürünü sipariş etmeyin.   

Bizim bir avantajımız İngiliz vatandaşı olmadığımız için vergiden muaf tutulmamızdı ancak o da elimizden alındı. Bu yüzden biz de sanki İngiliz vatandaşı gibi paşa paşa vergimizi ödüyoruz.

Bir diğer dezavantajı da sipariş verdikten sonra bekleme süreniz. Zira paketin elinize ne zaman ulaşacağı belli değil. Eğer sipariş süresi 20 günü geçerse müşteri hizmetleri bölümüne şikayetinizi iletiyorsunuz paketinizi tekrardan size gönderiyorlar.

Önerdiğim siteyi yermiş gibi oldum ama bu eksilerden bahsetmezsem olmaz. Sonra "Sen önermiştin. Bu ne?" falan demeyin. Şimdi avantajlarına gelecek olursak buradan belirli dönemlerde yayınlanan kodları alarak indirimlerden ve ücretsiz kargodan yararlanabilirsiniz. Özellikle yeni yıla yaklaştığımız bu günlerde bu avantajlar hepimizi sevindirecek.

Şimdi fiyatlara gelecek olursak daha önce alış-veriş yaptığım Strawberry'le mukayese etmem doğru bir açıklama şekli olacak sanırım. Bir ürün ele alalım. Mesela Calvin Klein - Endless Light Concealer.



Strawberry'de %20 indirimli fiyatı 31 TL


Cheapsmells fiyatı ise £6.95 TL'ye çevirdiğimizde yaklaşık 16 TL'ye bu ürünü almış oluyoruz. Buna kargo bedelini de eklersek 22 TL'ye bu ürün sizin oluyor. Strawberry'den daha ucuz olduğunuz görmüş oluyoruz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...