Jae Jeong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jae Jeong etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2011 Cuma

Heaven Postman: Cennetin Postacısı Var Mıdır?


İtiraf ediyorum. Bu filmi sırf Jae Jeong olduğu için izledim. Kendisini Protect The Boss'da izledikten sonra acaba bu filmde nasıldı diyerek meraklanmıştım tabi. Ancak fazla bir beklenti içine de girmemiştim. Çünkü dizilerini çok sevsem de izlediğim filmler bakımından Uzak Doğu yapımlarını biraz zayıf buluyorum. Fikrimi değiştirecek bir yapımla karşılaşır mıyım acaba? Belki bir gün...

Gelelim konusuna; Shin Jae Joon iki dünya arasında yolculuk yapabilen bir postacıdır. Ha Na ise; erkek arkadaşını kaybetmiş ve sürekli onun için mektuplar yazmaktadır. Ancak bu mektuplar alışılmışın dışındadır. Jae Joon bu nedenle Ha Na ile bağlantı kurar. Ancak Jae Joon'u herkes göremiyordur.

Filmin konusu dikkat çekici. Bana biraz City Of Angels filmini hatırlattı. Ancak daha farklı bir sentezi var. Başta, Jae Joon'nun melek mi, hayalet mi ne olduğu pek belli olmuyor. Kendisi iki dünya arasında sıkışıp kalmış. Ne tamamen buraya ait olabiliyor ne de oraya... Benim düşüncem ise: Böyle postacım olsun, 100 milyar borcum olsun....

İtiraf etmeliyim Jae Jeong'un oyunculuğu burada biraz gözüme battı benim. Duygusal anlarda kendini pek gösteremedi. Bu nedenle filmde verilmek istenen romantizme de gölge düştü. Protect The Boss'ta çok daha iyi bir iş çıkarmıştı. Kendini geliştirdiği kesin...

Başroldeki kızımızı ise başta hiç sevememiştim. Zoraki gülümsediği sahnelerde çok itici duruyordu. Ancak duygusal sahnelerde daha gerçekçi bir performans sergiledi. Filmin ilerleyen dakikalarında oyunculuğunu ortaya koydu diyebilirim.

Spoiler: Ben Jae'nin Ha Na ile tanışması için o kazayı geçirdiğini ve postacı yapıldığını düşünüyorum. Zaten hikayenin sonunda birbirlerini bulmalarının başka bir nedeni de olamazdı. Birlikte yaptıkları, insanları mutlu etme çabaları da çok saçmaydı. Ancak Ha Na'nın yardım aldığı, mucit adam çok ilginç bir karakterdi doğrusu. O tipte bir kişiyi Kore dizisinde, uzun soluklu olarak izlemeyi çok isterim.

Gelelim Peri'nin notuna: 10 üzerinden 6...

14 Ekim 2011 Cuma

Protect The Boss: Böyle Patrona Can Kurban!


İşte son gözdem... Geceleri uykusuz kalarak izlediğim dizi... Onca KDrama izledim ancak bu kadar tatlı bir dizi daha görmedim. Coffee Prince'in ya da You Are Beautiful'un da hakkını yemeyeyim ama bu dizinin yeri artık benim için bambaşka...

İtiraf etmeliyim başta diziye biraz soğuk yaklaştım. Aslında komedi tarzında bir dizi araştırıyordum ancak Korea-fans'ta melodram diziler bölümünde bu dizinin tanıtımını okuyunca bir şans vermeye kadar verdim. Şahsen neden dizinin tanıtımını o bölümde yapmışlar onu da anlayamadım. Komedi bölümünde olsa daha iyi dururdu. Çünkü 8 bölüm izledim daha dram işin içine pek girmiş değil. Sevdim bu diziyi anlayacağınız. Hem de çok sevdim...

Her zaman Ugly Betty'in Güney Kore versiyonunun çekilmesini isteyen biriyim. Ancak böyle bir yapım ne yazık ki şimdiye dek göremedim. Bu dizi en azından biraz olsun beni unutlandırdı. Patron-asistan konulu diziler hep ilgi çeker zaten.  

Gelelim konusuna; No Eun Sul, 3. sınıf bir üniversiteden mezun, çok başarılı bir eğitim hayatı olmayan, bunun dışında her türlü serseriliğe bulaşmasına rağmen, geçmişine mazi diyerek iyi bir işin peşinde koşan bir kızdır. Bir gün talih ona da güler ve büyük bir şirkette patronlardan birinin sekreteri olarak çalışmaya başlar. Ancak bu iş sandığı kadar kolay olmayacaktır. No Eun Sul kendini bir anda manyak bir patronla karşı karşıya bulur. Eğlence de burada başlar.  

Öncelikle sizi uyarmalıyım. Bu dizide normal tek bir insan yok. En küçüğünden, yaşlısına kadar herkeste bir manyaklık mevcut. Böyle olması da gerçi izleyicinin lehine. Çünkü ne kadar manyak varsa, konu o kadar renkli ve komedi düzeyi de o kadar fazla oluyor. En duygusal aşk itiraflarının olduğu ya da dram sahnelerinin geçtiği yerlerde bile tek bir kelime bile sizi kırıp geçiriyor. Böyle dedim ama gerçeklik de dizide iyi işlenmiş. Trajikomik sıfatı bu diziden başka bir şeye söylenemezdi herhalde.  Gifler herhalde ne demek istediğimi anlatıyordur.

Bir kere sekreterimizin hayatı çok tanıdık... Bütün orta gelir düzeyine sahip insanların yaşadığı sıkıntıları o da yaşıyor. Geçim sıkıntısı, ödeyemediği borçlar, bunun dışında okul hayatı hepsi o kadar tanıdık ki belki de hayatınızdan bir kesiti görüyormuş gib hissediyorsunuz. Böylece daha ilk dakikalarda dizi sizi kendine bağlıyor.
   
Patron Ji-Hun'u anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Dünyada böyle bir müdür var mıdır acaba? Bence kesin yoktur. Zira o kadar aykırı bir karakter ki kimse onunla baş edemiyor. Mimikler konuşma tarzı, giyimi bile bir garip... Hangi patronun spor ayakkabı, sırf çantası ve takım elbise ise arz-ı endam ettiğini görebilirsiniz ki?Tam bir psikopat gibi görünse de aslında dünya tatlısı bir insan... Şeker mi şeker... Yanaklarını sıkasım var.

Dizide ikinci kadın olan Sea Na Yoon ise daha yeni bitirdiğim Personal Taste'in Kim İn Nee'siydi ve nefretlik bir karakter olarak görmüştüm. Bu kadına herhalde kötü kadın rolleri yapışmış kalmış. İkinci plana atılıp duruyor. Ancak Personal Taste gibi bir durum var gibi gözükse de bu dizideki karakteri çok farklı. Çok cool biri gibi dursa bile onun manyaklıkları da mevcut. Bir şekilde bize kendini sevdirmeyi beceriyor.

Favorimi en sona sakladım. Ji-Hun'un kuzeni Moo-Won, tam bir karizma abidesi... Siz öyle olduğuna bakmayın. Dizide olmadık sahnelerde yaptıklarıyla kendisini bize sevdiriyor. Normal insan yok dedim ya onun kanıtı gibi... Giyiminden, iş yaşamına, konuşmasına kadar herkes onu örnek gösterse de o işe yaramaz kuzeni Ji-Hun'u kıskanıyor. Onun gibi olamadığı için zaman zaman kendisine kızıyor. Karaktere hayat veren ve aynı zamanda şarkıcı olan Hero Jae Joung ise rolün altından başarıyla kalkmış.Üstelik bu hali çok daha karizmatik olmuş. Sizce de öyle değil mi?

Genelde bu tarz soğuk, ağır abiler dizilerde sevilmez. Ji-Hun gibi daha sıcak kanlı başroller beğenilir ama benim favorilerim hep bu karizma adamlar. Eğer onlar olmasa biz başroldeki şirinlerin değerini nasıl bilirdik?
Sonuç olarak izlenmesi gereken diziler listesinde başı çeken bir yapım olmalı Protect The Boss... Hala izlemediyseniz neden hala bekliyorsunuz. Download tuşuna gitsin eller... Peki, izleyenler neler düşünüyor?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...