Uzun zamandır Uzak Doğu yapımlarından bahsetmiyordum. Bunun nedeni bir süreliğine ara vermiş ve dahası -ki bence en kötüsü- aradığım tarzda bir yapıma raslayamamış olmam. Son aylarda Spartacus: Vengeance, Game Of Thrones ve Once Upon a Time'ın da yayınlanması buna tuz biber ekti. Full House'u yarım bırakmış ve Baby-Faced Beauty bitirip hala yorumlayamamış biriyim şu an. Ancak bu diziden bahsetmeden geçemedim.
Twitter'daki konuşmalarımızdan sonra Sevda yani
Miss Nefertiti bana bu diziyi önerdi. Bir Protect The Boss kadar olamasa da çok tatlı bir dizi Wild Romance... Başlarda birbirinden nefret eden klasik bir çiftimiz var yine başrolde. Zamanla ve zorlukların bir araya getirmesiyle ikisi birbirini daha iyi tanıyor ve bilindiği üzere aşık oluyorlar. Bu spoiler sayılmaz zaten bir-iki Kore dizisi izleyen 25 IQ'ya sahip birisi bile bunu çözebilir. O nedenle sorun yok.

Gelelim dizinin konusuna; Eun Jae, beyzbolu çok seven, deli dolu, biraz kaçık, korumalık yapan bir kızdır. Martılar ekibinin sıkı taraftarı olan Eun Jae, babasının doğum gününü kutladıkları akşam Park Moo Yeol ile karşılaşır. Park Moo Yeol ise, Martılar'ı şampiyonluktan eleyen takımdadır ve bunun en büyük nedeni ise kendisi olmuştur. O akşam çıkan tartışmada Eun Jae, asıl çocuğumuzu hırpalar ve olayın internette yayılmasıyla, kızımız Park Moo Yeol'un menajeri tarafından dedikoduların bastırılması için koruma görevine getirilir. Her şey yolunda görünse de en büyük sorun ikilinin birbirine tahammül edememesidir.

Diziyi izlediğim diğer romantik-komedi dizilerinden ayıran en büyük özellik başından itibaren belli bir temasının olması... Bu tema ne midir? Esas oğlanımıza zarar vermek isteyen bir sapık... Genelde romantik-komedi KDramaları ilerleyen bölümlerde drama yönelir ancak bu dizi için durum biraz farklı. Dizi son bölümlere doğru gerilim tadını alıyor. Olmuş mu, yoksa olmamış mı diye sorarsanız, ben konu olarak olmamış ama değişiklik bakımından olmuş derim. Dram izlemekten iyidir en azından.
Beyzbol dizinin içinde geçiyor ama ben bu spordan pek anlamam. Zaten dizinin içinde oynanan tek bir maç bile görmedim. Sadece bizim futbol fanatikleri gibi birbirlerini yiyen taraftarlar ve oyuncular vardı. Hepsi bu...
Karakterler ve çiftlere gelecek olursam, dizide aslında üç çiftimiz var. Bir de Park Moo Yeol'un eski sevgilisi giriyor devreye. Ben o tarz şahısları hem gerçek hayatta hem de izlediğim yapımlarda görmeye tahammül edemediğim için pek bahsetmek istemiyorum. Zira bu tipler sinirlerimi bozuyor. Hem ayrılmışsın, hem de onca zamandan sonra bir şeyler olur mu diye geri dönüyorsun... Var mı böyle bir dünya? Bir laf vardır. Köprünün altından çok sular geçti diyerek. Bu tabir ona çok uyuyor.

Neyse gelelim benim favori çiftime, ilk bölümlerde ana çiftimiz favorim olsa da, bakınız bitmek bilmeyen kavgaları, laf dalaşları, içte birbirlerinden nefret etseler de dışarıya karşı barışçıl bir tutum göstermeye çalışmalarını ben çok severek izledim. Ancak bölümler ilerledikçe favori çiftim de değişti. Araya aşk girdikten sonra duygusallaşmaya başlayan Park Moo Yeol-Eun Jae çiftinin yerini, başından dizinin sonuna kadar tatlı ve oldukça farklı bir ilişkileri olan Dong Oh-Menajer Kim aldı.
Dong Ah-Shi, bizim erkek tipli koruma kızımızın en yakın arkadaşı, üstelik de ev sahibesi... Matrak, eğlenceli, biraz uçarı ve çok, çok tatlı... Sohbetleri bir şekilde erotik yapımlara, kitaplara ve aşk konusu geçen her şeye getiriyor. Kore dizilerindeki utangaç tipli ev kızları geyiğini tamamen yerle bir etmiş bir karakter kendisi... Tek işi bütün gün evde oturup aşk romanları okumak, erotik tarzda yapılan filmleri izlemek... Ne yazık ki küçük yaşta ailesinin kaybetmiş ve bu nedenle korktuğu anlarda durmadan saçma şeyler hakkında konuşmak gibi bir özrü dışında hiçbir kusuru yok.
Menajer Kim ise onun tam tersi, oldukça kontrollü, az konuşan, üstelik çok ciddi bir şahıs... İşinin ehli ve bana kalırsa biraz bayık bir karakter... Buna rağmen Dong Oh-shi demesi, kızın yaptıklarına verdiği tepkiler, kızımız ona asıldığında kontrolünü kaybetmemeye çalışması ama bir yandan da onun yanında kalması gerçekten çok ama çok tatlıydı. Eğer zıt karakterlerin aşık olmalarından hoşlanan bir seyirciyseniz, sizin de izlediğinizde favoriniz olacak çift budur. Nokta...

Son olarak dizide kullanılan evlerden bahsetmek istiyorum. Kore dizilerinde kullanılan evlere hayranım. Full House, Secret Garden v.s. Kore'deki evler genelde minicikmiş, yazılanlardan okuyoruz ama sanki tersini ispatlamak için dizilerdeki tüm evler kocaman ve mimari harikası. Hiç olmasa farklı işlevleri olan dizaynı değişik yapılar... Yemin ederim Türkiye'de olsa ve durumumun da yeteceğini bilsem bu evlerde otururum. Neden Türk dizilerinde böyle evler yok anlamıyorum ki... Benim gördüğüm en farklı tarzda ev, Adını Feriha Koydum'un ilk sezonundaki Hande'nin eviydi. O da bu evler kadar harika değildi bile. Ben bu dizideki Dong Oh-Shinin evine hayran kaldım. Hele iki odayı ayıran, ray sistemli kütüphanesi beni benden aldı. Eh mobilya sektöründe çalışan, üstelik kitap okumayı çok seven benim gibi biri için bulunmaz bir nimet bu...
Dizi için bir puan verecek olursam 10 üzerinden 8 derim. Romantik-komedi severler bir şans verebilir. Bana kalsa favori çiftim için bile izlenecek bir dizi bu...
Diziyi izleyenler neler düşünüyor acaba? En azından Dong-Oh Shi'ninki gibi bir evde oturmak istemezler mi?
Son olarak evin resmi dışındaki tüm resimler Korea-Fans'tan alıntıdır. Bendeki videonun görüntü kalitesi çok kötüydü. Oradan almak zorunda kaldım.