10 Mayıs 2011 Salı

Pastel: Tırnak Eti Yumuşatıcı Kalem


Şurada Pastel alışverişimden bahsetmiştim. Bu ürünü alarak hayatımı kolaylaştırmışım haberim yok. Daha önce almadığıma pişmanım.

Pastel'in sitesindeki ürünle ilgili açıklama şu:

İçerdiği A ve E vitaminleri ile kuru, sertleşmiş tırnak etinizi nemlendirerek, tırnak etini beslemeye destek olur. Tırnak etlerini kalemin özel ucu sayesinde geri iterek tırnakların her an manikür görümüne ulaşmasını sağlar.

Bir itirafta bulunmalıyım ki bu yaşa geldim hala tırnak etlerimle oynarım. Hele tırnaklarım biraz uzunsa ve bir şeye sinirlenirsem acısını tırnak etlerim çeker. Bazı resimlerde tırnak etlerimin kötü görünmesinin sebebi bu... O yüzden kırk yılda bir manikür yaptırdığım olmuştur. Ancak hijyen koşulları nedeniyle kuaföre hep ayaklarımı sürüyerek giderdim.


Bu ürünü duştan sonra, tırnak etlerimin en yumuşak olduğu zamanda kullanıyorum. Haftada iki gün dizi izlerken bununla uğraşıyorum. Ucunu tırnak diplerime doğru hafifçe bastırarak uyguluyorum. İlk sefer sanki pek bir değişiklik yok gibi görünüyor ancak zamanla tırnak etlerinizin manikür yapılmış gibi göründüğünü fark ediyorsunuz. Tırnak diplerinde yığılma yapmıyor. En önemlisi içindeki A ve E vitamini sayesinde sağlıklı bir görüntüye sahip oluyorsunuz.


Bu tarz kelem şeklinde ELF'in ve Body Shop'un bir ürünü bulunuyor. Elf'in fiyatı daha uygun. Pastel'in ki ise orta karar diyelim. Uzun süre kullanacağımı düşünüyorum şahsen...

Bir de yeni aldığım ojelerle aile fotoğrafı çektim. Yakında bu ojelerin fotoğraflarını da burada göreceksiniz.

Siz bu tarz ürünler hiç kullandınız mı? Önerileriniz nedir?

8 Mayıs 2011 Pazar

Çöl Çiçeği: "Somali Çölü'nden New York Podyumlarına Bir Hayat"


Liseye giderken konusunu arkadaşımdan öğrendiğim ancak adını bilmediğim bir kitaptı "Çöl Çiçeği"... Hep aklımın bir köşesindeydi ancak gittiğim kitapçılarda izine raslayamadım. İnternetten bulup, idefix'ten aldığım gün ne kadar sevindiğimi anlatamam.

Kitapta model Waris Dirie'nin gerçek hayat hikayesi anlatılıyor. Öyle bir hayat ki çölün ortasındaki çobanlık yaşamından, önce Londra daha sonra New York'a uzanıyor. Bazen kitapların arkasında ya da önsözlerinde gerçek bir hayat hikayesi, zorluklarla mücadele, yokluktan bugüne gibi yazılar görürüz. İnanın bana, çoğu benim için abartı kelimelerden ibarettir. Ancak bu kitabı okuyup bitirdiğimde kapağına ne yazarsanız yazın hepsinin doğru olduğuna dair altına imzamı atabilirim.  

Waris Dirie, Somalili bir ailenin 12 çocuğundan birisi... Diğer birçok Somalili kız gibi 5 yaşında sünnet edilmiş. 12 yaşındayken, babası onu 60 yaşlarındaki yaşlı bir adamla evlendirmek isteyince evinden kaçıp, önce birkaç akrabasında, daha sonra Londra'daki teyzesinin yanında almış soluğu...

Londra'da bir fotoğrafçının onu keşfetmesiyle soluğu moda dünyasında alan Dirie, bir süre sonra New York'tan Milano podyumlarına, defilelerin aranan isimlerinden birisi olmuş... 

1998 Yılın Kadını seçilmiş ve Birleşmiş Milletler temsilcisi olmuş. Kendi hayatını anlattığı kitabı "Çöl Çiçeği" dünya çapında satış rekorları kırmış. Bendeki kitap 17. basım olarak görünüyor ki Türkiye gibi kitap okuma oranının az olduğu bir ülkede çok iyi bir satış rakamı elde etmiş.

Podyum ışıklarına rağmen Waris çoğu zaman Somali'deki basit yaşamına özlem duyuyor. Ülkesini, ailesini ve geride bıraktığını düşündüğü onca şey zaman zaman onu rahatsız etse de onun kaderinin çok daha farklı, daha kutsal bir şey için farklı olduğunu biliyor. Nitekim en azından bu kitabı yazıp yayınlayarak kendi kadınlarının sözcüsü oluyor. Seslerini duyuruyor.

Waris'in hayatı öyle güllük gülistanlık değil ne yazık ki... Özellikle Somalili kadınların neler yaşadığıyla ilgili çok yerinde tespitleri var. Günlük hayat resmen onların omuzlarının üzerinde...  

Bilmeyenler için kızlarda sünnet olayı Somali'de çok yaygın... Klitorisin kesilmesiyle yapılıyor ve çoğu zaman sünnet edilen kız ya kan kaybından ya da enfeksiyon kaparak ölüyor. İlkel koşullarda yapılan bu operasyon resmen cinayetten farksız. Erkeklerin evlenmek için bakire kız araması nedeniyle kızlar ailesinin de zoruyla sünnet ettiriliyor.  

Tavsiye eder miyim? Kesinlikle ederim. Alın, okuyun ve ne demek istediğimi siz de anlayın.

L'oreal: Volume Million Lashes Rimel


L'oreal ürünlerinin yurtdışı fiyatlarıyla buradaki arasındaki uçurumu bilenleriniz vardır. Kargoyla yaklaşık 10 dolara alacağınız bu rimel buradaki kozmetik dükkanlarında 45 TL'ye satılıyor. O nedenle kampanyalar dışında pek gidip aldığım olmaz.

L'oreal'in yeni çıkardığı rimellerden olan Lash Architect'in fırçasını incelemek için standına yaklaştığımda bu rimelin kampanyada olduğunu görmüştüm. Göz temizleyicisini yanında ücretsiz veriyorlardı. Fena bir teklif değildi benim için. Ben de hemen attım çantama...


Fırçası çok esnek... Kullanımı oldukça rahat... Kirpikleri tek tek ayırıyor ki benim rimelde aradığım ilk özellik budur. Kıvamı oldukça iyi... Ne çok cıvık ne de 2-3. katları geçerken sizi zorlayacak kadar katı. Tam yerinde... Gün boyu tazeleyebiliyorsunuz. Kokusu da insanı rahatsız etmiyor.

Benim kirpiklerimde verdiği uzunluk hoşuma gitti ancak dolgunluk bakımından çok beklentiniz olmasın. 3 katta sonuç fena değil ancak kendi açımdan konuşmam gerekirse gözlüklerime çarpan yelpaze gibi kirpikleri pek tercih etmiyorum. Dolgun olsun uzunluk o kadar önemli değil.


Benim en sevdiğim yönü ışıl ışıl kutusu oldu. Elimden düşürmek istemiyorum. Onun dışında benim kirpiklerim çok asi değildir. Hafif bir kıvırma özelliği de var ama sizin kirpik yapınız buna izin vermiyorsa kıvırma gibi bir özellik beklemeyin.


Son olarak söylemek istediğim Eva Hanım'a gezegen üzerindeki bütün kirpikleri takıyorlar ama biz o numaraları yemiyoruz ne yazık ki... Öyle bir görüntü için zibilyon tane kirpiğimiz olması lazım ki onu da göz kapaklarımız taşıyamaz. Firmalar ne yazık ki bazen hayal güçlerinin sınırlarını zorluyor.

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Ay Savaşçısı Vs. Babydoll


Sucker Punch'ı izlediğimde başroldeki kahramanımız Babydoll'ün Ay Savaşçısı'na ne kadar çok benzediğini fark etmiştim. Hatta film hakkındaki yorumumda da kısaca sözü geçmişti. Bakalım Zack Synder Babydoll'ü yaratırken kimden esinlenmiş?

1- Ay Savaşçısı iki yandan ayırdığı sarı saçları ve okul kıyafetli haliyle çok sevilmişti. Babydoll'un savaş kıyafeti ve ortadan ayırıp bağlanan saçları neredeyse Usagi'yle aynı... Mini pileli etek, fularlı bluz, uzun çizme gibi duran çoraplar da cabası...

2- Usagi 5 kişilik gezegen savaşçılarının başı durumundaydı. Babydoll'ün de ona yardımcı olan 4 arkadaşı var ve Babydoll'ün planlarına uyuyorlar.

3- Ay Savaşçısı da Babydoll de kendilerinden kat kat güçlü ve büyük canavarlarla savaşıyorlar. Her seferinde de düşmanları ne kadar kalabalık olursa olsun kazanıyorlar.

4- İkisi içinde yer çekimi sorun değil. Oldukları yerden 10 metre yükselerek düşmanlarını öldürüyor ya da ellerinden kurtuluyorlar.

5- Dayanıklıkları da ayrı mesele... Ay Savaşçısı ne kadar işkencelere maruz kalsa da bir şekilde canavarları alt ediyor. Babydoll içinde aynı şey geçerli..

6- Usagi'nin arada sırada Rei'n görev yaptığı tapınağa gittiğini biliyoruz. Babydoll'un samurayları yendiği sahne, uçuşan kargalar animeden alıntı olduğunun kanıtıydı.

7- Usagi gerektiğinde tacını ya da resimde görülen silahını kullanırdı. Babydoll'de yakın dövüşlerde kılıcını, uzun mesafede tabancasını kullanıyor. 

Peki sizce ben mi abartıyorum yoksa Babydoll Ay Savaşçısı'nın silik bir kopyası mı?

6 Mayıs 2011 Cuma

Flormar Nail Enamel 103 + 393


Flormar'ın 103 numaralı bu yanar döner pembe ojesinden lise döneminde birkaç şişe bitirmiştim. Artık o dönemde ne kadar bıktıysam bir daha alıp kullanmamıştım. Geçenlerde elim gitti ve aldığım bol simli parlatıcıyla denemek istedim.

393 nolu oje parlatıcının içine atılmış mavi, kırmızı ve gümüş simlerden oluşuyor. Ancak simler çok büyük değil. Bu yüzden karışık bir görüntü oluştuğunu itiraf etmeliyim.

Resimlerde 1 kat Kalyon + 1 kat 103 + 2 kat 393 bulunuyor. Top Coat kullanmadım. Aslında 393 biraz yarılanınca içine yanar döner bir lilayı koyup denemek istiyorum. Belki OPI'nin özel koleksiyon ojeleri gibi bir şey elde edebilirim. :)



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...