8 Ekim 2011 Cumartesi

Bitti... Bitti...{4}


Geçen hafta blogda film ve dizi bombardımanı vardı. Bu hafta biraz kozmetiklere değinmek istiyorum. Geçen ay biten ürünlerimi annem sağolsun direk çöpe atmış. Bu aykileri kurtardım neyse ki...

{1 ve 2} Dalan d'Olive Saç Bakım Seti: Bu setten şurada bahsetmiştim. Saç kremini kullanmaya devam ediyorum ama şampuanı bıraktım. Saç diplerimi çok yağlandırdı.

{3}Institut Arnaud Dengeleyici Tonik: Bu tonikten de şu yazımda bahsettim. Harika bir ürün... Şu an ikinci şişeyi açmış bulunuyorum. Devamlı ürünlerim arasına girdi.

{4}Institut Arnaud Nemlendirici ve Besleyici Vücut Kremi: Ne zamandır bitsin diye gözünün içine bakıyordum. Şurada bahsetmiştim kendisinden zaten. Sonunda bitti. Tavsiye ederim ama bir daha alır mıyım bilmiyorum. Bitiremiyorum çünkü. Bozulacak diye ödüm patlıyor sonra.

{5}Oriflame Nail Colour Expert Oje: Herhalde bitirdiğim tek oje desem yeridir. Çok güzel bir renk... Flormar'ın efsane 323 bordo siyahına rakip bile olabilir. Bir daha alırdım ama şu ara etrafımda satan biri yok.

{6}Golden Rose Style Rimel Yeşil: Bu rimelden şurada bahsetmiştim. Aslında tam bitti sayılmaz ama yapısı çok cıvık olduğu için emekliye ayırdım diyebilirim. Bir daha alacağımı zannetmiyorum.

{7}Beyu Long Lasting Mascara Siyah: Beyu pek bilinmeyen bir marka olsa da ben ürünlerinden genel de memnun kaldım. Bu maskarada onlardan birisi. Kirpiklerinizi çok uzatmıyor ama dolgunluğu fena sayılmaz. İki katta benim için yeterli oldu. Kirpiklerinizi de yapıştırmıyor. Elimdeki rimel stoğu biterse tekrardan alırım diye düşünüyorum.

{8} Elf Waterproof Eyeliner Pen Siyah: Bu eyelinera waterproof denmiş ama vallahi yalan olmuş. O yazıyı bir an evvel kaldırsınlar bence. Sıcak suyla öyle güzel çıkıyor ki anlatamam. Renk olarak da siyah diyemem. O koyuluğu yansıtmadı bana. Onun dışında sürümü falan kolaydı. Bir şey demiyorum. Zaten yasak nedeniyle Elf'ten alışveriş yapamıyoruz, bir daha da alacağımı sanmam.

Benim geçen aylarda bitirdiğim ürünler bunlar... Peki, sizin en son biten ürününüz ne?

7 Ekim 2011 Cuma

En İyi 19 Kapatıcı

Benim en fazla kullandığım makyaj malzemelerinden birisi kapatıcılar... Ya sizin? Bu listede seçilen en iyi 19 kapatıcı bulunuyor.


Vincent Longo Creme Concealer, $28


Estee Lauder Double Wear Stay-in-Place Concealer SPF 10, $20


Bobbi Brown Tinted Eye Brightener, $38


Origins Quick, Hide! Concealer, $15


It Cosmetics Bye Bye Under-eye, $24

Listenin geri kalanını görmek için Totalbeauty'e ışınlanıyoruz. Listenin dışında sizin favorileriniz var mı peki? Görelim kızlar...

5 Ekim 2011 Çarşamba

Sonbaharın Habercisi: Pastel Oje No 43


Uzun zaman önce aldığım bir oje bu ama yaz boyu hiç sürmemiştim. Havalarda yavaş yavaş soğuduğu için bu tarz nötr renklere dönüş de başlayacak. En azından benim için... Kimileri yağmurlu havalarda bordo, lacivert, grileri tercih etse de ben bu tarz renkleri daha çok seviyorum.

İçinde pek de belli olmayan ışıltılar var. Ben flaşlı çekim yaptım ki belli olsun. Bir de bu renkler herkeste farklı görünüyor. Ten ya da tırnak rengine göre pembe ya da daha nude tonlarda resimler görmüştüm birkaç blogda. Ben de daha çok sütlü kahve durmuş.

Son olarak serçe parmağım sakarlığımdan nasibini almıştı o akşam ama sonra düzelttim onu. Oje sürerken en büyük sıkıntım elime, ayağıma hakim olamamam zaten.

Rengi nasıl buldunuz? Bu renge yakın pembe, nude ya da daha kahveye yakın önerileriniz var mı?

4 Ekim 2011 Salı

Lilyth: 5-Piece Makeup Brush Set


Bu fırça setini Cosme-de'den, kozmetik alışverişi yasaklanmadan evvel almıştım. Gerçi şimdi de sipariş verseniz geleceğini düşünüyorum. Eğer gümrüğe takılıp, paketi açmak için sizi çağırsalar da içinden fırçalar çıkınca ürününüzü teslim alırsınız. Ancak Cosme-de her siparişle birlikte hediye ürün gönderdiği için, o ürünler sorun oluşturabilir.

Nette ne yazık ki fırça seti hakkında iyi bir bilgi bulamadım. Ürünün Cosme-de'deki sayfasında bir Türk'ün yorumu "Bu fırça setini almaktan çekinmeyin." şeklindeydi. Ben de buna güvenerek aldım desem yeridir. Son olarak bu setin ekolojik dengeye zarar vermeyen malzemeden üretileni de yapılmış. İsterseniz Cosme-de'den aratıp bulabilirsiniz.


Size şurada yanımda taşıdığım makyaj çantamı göstermiştim. Ancak asıl işi bu fırça seti yapıyor. Sentetik malzemeden iki katmanlı bir çantası var ve içinden 5 tane küçük boy fırça çıkıyor. Ben fermuarlı küçük bölümü genelde Mehron süngerimi ya da dudak nemlendiricimi koymak için kullanıyorum.

İçinden çıkan fırçalar ise şöyle:
  • 1 x Powder Brush 12cm
  • 1 x Angled Blush Brush 11cm
  • 1 x Eyeshadow Brush 11.5cm
  • 1 x Concealer Brush 9.5cm
  • 1 x Lip Brush 10cm


Fırçanın kılları sentetik malzemeden üretilmiş ancak buna rağmen yumuşak bir yapısı var. Bana Ecotoolsun fırçalarını anımsatıyor. Haftada bir yıkıyorum, buna rağmen ne bir dökülme oldu ne de bozulma... Çantası da kullanım kolaylığı sağlıyor zaten.

Açık konuşmak gerekirse kapatıcı ve far fırçasını pek kullanmıyorum. Dışarıda makyaj yapmak zorunda kaldığımda, farlarla vakit kaybetmediğimi zaten söylemiştim. Kapatıcıyı da Mehron süngerimle uyguluyorum. Benim asıl sevdiğim pudra ve allık fırçası... Allık fırçası açılı olduğu için kontör fırçası olarak da kullanma şansınız var.

Peki, siz çantanızda hangi fırça setini taşıyorsunuz? Önerileriniz var mı?



30 Eylül 2011 Cuma

Perfume: The Story of a Murderer


Uzun zamandır, hatta birkaç sene de diyebilirim, listemde olan bir filmdi. Özellikle Alan Rickman'ın da kadroda olduğunu görünce özel olarak seçmiştim. Dün akşam oturup izleme fırsatı buldum.

Önce konusu: Grenouille, kokulara karşı inanılmaz bir duyarlılığı olan ama bunun haricinde hiçbir duyusunun gelişmemiş olduğu çok ilginç bir adamdır. İstediği kokuları elde edebilmek için her türlü çılgınlığı yapmaya hazırdır; cinayet işlemek de dahil...

Az da olsa koku salan herşeyin ve herkesin kokusunu alabilen bu sıradışı ve dahi karakter, bir gün kendi kokusunun olmadığını anladığında hayatının tüm anlamını yitirir. Bu 'hayati' önemdeki eksikliğini giderebilmenin tek yolunun, kendisine insanmış izlenimi verebilecek kokular üretip sürmesi olduğunu düşünür. İnsan kokuları yaratabilmek için de insanlara ihtiyacı vardır.
Divxplanet

Film, 18. yüzyılda geçiyor ve tarihi bir dokusu da olduğu için dikkatimi çekmişti açıkçası. Dönemin yaşamını, kıyafetlerini, koşullarını yansıtan filmleri zaten çok seviyorum. Kadınların vazgeçilmezi parfüm de işin içine girince hayır denilmeyecek bir yapım ortaya çıkmasını beklemiştim. Nitekim ilk dakikalarda beni şaşırtmadı.

O kadar film izledim ancak bunun kadar güzel başlayıp, sonunda batıran bir film daha görmemişimdir. Bu kadar orjinal bir başlangıç yapıp, sonunda nasıl batırmış yönetmen ben anlayamadım. Daha doğrusu anlamak istemedim. Sonu da sürpriz olsun sizin için...

En önemli özelliği ise katilimizin çok orjinal olmasıydı. Cinayetleri işlerkenki soğukkanlı davranışları, kurbanlarına bir sanat eseri gibi yaklaşması, belli bir amacının olması ve ona göre hareket etmesi, filmi kült filmlerden birisi haline getirebilirdi. Ancak sonlara doğru batırılan bir senaryo olunca filminde tadı kaçtı.

Tavsiye eder miyim? Eğer sonunda bana küfür etmeyecekseniz izleyin derim. Ancak çok bir beklentiniz olmasın. Peri'nin notu ise 10 üzerinden 6...

Son olarak bir not; Alan Rickman'ı kızıllarla bir araya getirme gibi bir dertleri var sanırım. HP'deki Lily'de kızıldı, burdaki kızı Laura da kızıl olduğuna göre eşi de kızıldır diye düşünüyorum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...